'Çerkes Sürgünü' mü?

#6986 Ekleme Tarihi 17/05/2021 03:34:18

"ÇERKES SÜRGÜNÜ" MÜ?
Hatko Schamis

21 Mayıs yaklaştıkça, herkes sesimizi kamuoyuna duyurmaya çalışıyor. Çoğunluk, sosyal medya üzerinden, ama pandemi şartlarında normal.

Tabii gerek 21 Mayıs ile ilgili, gerekse 21 Mayıs üzerine yapılacak etkinliklerle ilgili hazırlanan afişler, görseller de dağılmaya başladı.

Bu afişleri ve görselleri kimler hazırlıyor bilmiyorum, ama artık konuyu bilen insanların bu afişleri ve/veya görselleri paylaşırken sanırım daha seçici ve dikkatli olmaları gerekiyor.

Biliyorsunuz, kısa bir süre öncesine kadar "muhacir" veya "göçmen" olduğumuza inanıyorduk, çoğunlukla. Sonra "sürgün" olduğumuzu dillendirmeye başladık.

SSCB'nin dağılmasından sonra, hem tarihte yaşananlarla ilgili bilgimiz arttı, hem de bildiklerimizi anlatabilmek için şartlar daha uygun hale geldi.

Ve 1992 yılında Kabardey Balkar Cumhuriyeti Parlamentosu, 1996 yılında da Adığey Cumhuriyeti "Çerkes ( Adığe ) Soykırımını tanıyıp, Rusya Federasyonu Duma'sına da tanıması için başvuru yaptılar.

Sonra, 2007 yılında UNPO ve 2011 yılında da Gürcistan "Çerkes ( Adığe ) Soykırımı ve Sürgünü"nü tanıdılar ve Rusya Federasyonu'nun da tanıması için çağrı yaptılar.

"Adığe"yi ben yazmıyorum parantez içinde, kararlar böyle.

Neden böyle bir karar aldılar?

1- Çerkes Adığe olduğu için,

2- "Rus-Kafkas" savaşlarında, Rus ordusunun askeri operasyonları Kafkasya'nın her yerinde aynı nitelikte olmadığı için,

3- Soykırım ve sürgün aynı şey olmadığı için.

Elbette sürgün boyunca yaşananlar nedeniyle sürgün soykırıma dönüşebilir, ama sürgün ve soykırım aynı şey değildir. Ve sürgün olmadan da etnik temizlik ve/veya soykırım olabilir.

Mesela Ruanda, Namibya, Srebrenitsa, Halepçe, Ezidi, Amerika yerlileri soykırımları "etnik temizlik" karakterinde olmuştur.

Bu "katliamlar"a soykırım denmesinin nedeni, saldırganın bir etnik-dini topluluğun yaşadığı coğrafyayı ele geçirmek istemesi, etnik düşmanlık vs dir. Savaş suçu kapsamını aşan katliamlardır bunlar.

Kafkasya'nın Çerkesya'sında yaşananlar da böyledir.

Çarlık Rusyası, özellikle Kırım savaşı sonrasında, savaşı "Çerkessiz Çerkesya" sloganı altında sürdürdü. Amaç artık, sadece Çerkeslere boyun eğdirmek ve Çerkesya'yı işgal etmek değildi.

Bu nedenle savaş bir vahşete dönüştü. Köyler, tarlalar, bahçeler yakıldı yıkıldı; Çerkesler kadın, çocuk, yaşlı demeden öldürüldü. Çerkesya'da yaşayan Çerkes nüfusunu "azaltıp" yerine Rus ve Kazak köylüleri yerleştirerek demografik yapısını değiştirdiler.

Yani, Çarlık Rusyası Ordusu Çerkesya'yı işgal edip, Çerkesleri sürgün etmedi. Sürgün öncesinde bir etnik temizlik, yani soykırım yaptı. Hayatta kalanları da sürgün etti.

Benim elimde 900'den fazla belge var. Bir kısmını yayınladım. Bu belgelerde özellikle savaşın son yıllarında Rusya'nın Çerkesya'da bir etnik temizlik yaptığı çok açık görülüyor.

Ki benzeri veya aynı belgelere sahip olan Cumhuriyetlerimiz, uluslar arası kurumlar ve Gürcistan da "Çerkes ( Adığe ) Soykırımı ve Sürgünü"nü tanıdılar. "Çerkes Sürgünü"nü değil.

Üzerinde düşünmeden; arkadaş, hemşeri ilişkileri veya dostluk-kardeşlik hatırına yapılan çalışmalar ve söylemler, kamuoyunun yanlış bilgilenmesine ve bilinçlenmesine neden olabilir.

"Göç" ile "sürgün", sonuçta bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya gitmek olsa da, ve "Sürgün" ile "Soykırım" aynı şey değildir. Sonuçları da aynı değildir, talepleri de!

Hatırlayın, 2005 yılında Duma'ya başvuru yapan Çerkes Kongresi'ne verilen cevap mealen şöyleydi: "SSCB yıllarında sürgün edilen halklar arasında 'Adığeyliler' yoktu".

Bu nedenle, "Adığe", "Çerkes", "Soykırım", "Sürgün"... gibi, bizim geleceğimizi, taleplerimizi, hak ve hukukumuzu belirleyecek tanımları ve kavramları daha dikkatli kullanmalıyız.

Sözcük sadece bir "sözcük" değildir. İdeolojik mücadele sözcüklerle ve kavramlarla verilir. Beyinler bu sözcük ve kavramlarla fethedilir.

Ve ideolojik bir yanlışı düzeltmek çok zordur.

Hiç bir şey bilmiyorsanız, bazı devletlerin, kurumların veya basın yayın organlarının bazı sözcükleri, kavramları veya tanımları neden kullanmanızı istemedikleri üzerine düşünün...

Hatko Schamis
17 Mayıs 2021

  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks