Haş'euş Deniz: 2000'li Yılların Başında İstemeyerek Döndüğüm Türkiye'den Tekrar Vatanıma Döneceğim

Haş'euş Deniz: 2000'li Yılların Başında İstemeyerek Döndüğüm Türkiye'den Tekrar Vatanıma Döneceğim

#6664 Ekleme Tarihi 12/02/2021 09:03:43

Röportaj Dizisi(17) Haş'euş Deniz: 2000'li Yılların Başında İstemeyerek Döndüğüm Türkiye'den Tekrar Vatanıma Döneceğim...

 

* Deniz bize kısaca kendini tanıtır mısın? Üniversiteyi Nalçık'ta okudun; o yıllarda vatanda üniversiteye gitmek nasıldı? Yani nasıl karar verdin, ailen ve çevren nasıl karşıladı, destek oldular mı?

- Adım Deniz, Haş'euş sülalesindenim. Kahramanmaraş, Soğucak köyündenim, Kabardey’im. 1993 yılında Nalçik'e giden öğrenci grubundaydım. 15 kişiyle İskenderun'dan yola çıktık. İskenderun grubundaki tek kız öğrenci bendim.

İstanbul'da Kayseri'den gelen 15 kişilik bir grupla havaalanında buluştuk. Toplamda 27 erkek 3 kız öğrenciyle Nalçık serüvenimiz başladı.

Anavatanımıza gidiyorduk fakat bir bilinmezlik vardı. Teknoloji şimdiki gibi değildi; cep telefonu bir yana ankesörlü telefonlar bile çok kısıtlı idi. Öbür taraftan, nasıl bir ortama gideceğimizi bilmeden, vatan aşkıyla yola çıktık.

Oraya vardığımızda, "iyi ki de gitmişim, hiç pişman değilim" dedim. O günden sonra da orada kalıp yaşamak istedim. Giderken ailem de en büyük destekçimdi. Anavatanda   yaşayacak olmam onları da çok mutlu etmişti.

* O yıllarda diasporadan giden öğrenciler arasındaki ilişkiler nasıldı?

- Nalçik'te bizi 1 yıl önce giden öğrenciler karşıladı. Meşhur 5. yurda götürdüler. Bize buradaki gibi odalar verecekler sanırken, bomboş odalar verdiler. Bizden önce giden arkadaşlar hemen her odadan bir eşya getirerek odalarımızı düzenlediler.

Orada Türkiye'den giden bütün öğrenciler birbirlerine çok yardımcı oluyorlardı. Kız öğrencinin az olmasından dolayı erkek arkadaşlarımız bizlere çok sahip çıkıyor, yardımcı oluyorlardı. Çok sayıda abi ve kardeşimiz vardı, bizleri koruyup kolluyorlardı.

Suriye ve Ürdün'den gelen arkadaşlarımız da vardı. Onlarla da arkadaş olduk. Ne kadar farklı ülkelerde yetişmiş olsak da, xabzelerimiz, örf adetlerimiz aynı olduğu için hiç farklı görmüyordum. İletişim kurmakta zorlanmıyordum.

Hafta sonları diasporadan gelen öğrenciler yurdun giriş salonunda toplanıp düğün yapıyorduk. Yerli öğrenciler de akardeon sesini duyunca hemen bize katılıp eşlik ediyorlardı.

İster diasporadan gelenler olsun, ister yerli öğrenciler; hepimiz tek bir milletin çocukları idik, acıda ve tatlıda bir araya gelebiliyorduk.

* Abhazya Bağımsızlık Savaşı'nın devam ettiği yıllardı. Savaş diasporada olduğu gibi vatandaki Çerkeslerden de büyük destek almıştı. Savaş öğrencileri nasıl etkiledi? Bu dönemde neler yaptınız?

- Abhazya savaşı bizler içinde çok kötüydü. Nalçık'te okuyan Abhazyalı arkadaşlarımız vardı. Onlar için durum hiç iyi değildi. Abhazya'ya gidemiyor, ailelerinden haber alamıyorlardı. Sonra, Türkiye'den savaşa gelen abilerimiz vardı.

Savaşta yaralanıp tedavi için Nalçık'e geldiler. Öğrenciler ve Nalçık'e yerleşmiş aileler yaralılarla hastanede ilgilendiler. Türkiye'deki dayanışma Kabardey'de de vardı. Oradan Abhazya'ya savaşmaya giden gönüllülerden çok insan şehit oldu. Üzücüydü fakat sonucu zaferle neticelendi. Bu bizim tek tesellimizdi.

* Üniversite Eğitimi bittikten sonra Türkiye'ye döndün ve çalışmaya başladın. Vatandaki üniversitelerde okuyan gençlerimizin hem buradaki hem oradaki iş imkanları nelerdir?

- Ben Türkiye'ye döndüğümde Rusça bilmenin avantajı ile turizm sektöründe çalıştım. Gelişen Türkiye-Rusya ilişkileri sayesinde Rusça ve Türkçe bilmek size bir avantaj sağlıyor.

Ama işin doğrusu artık üniversite mezunu insanlar için de işsizlik büyük bir sorun. Yani buradaki bir üniversiteden mezun olsanız da işsizsiniz.

Orada okumayı düşünen öğrenciler geleceğini de orada planlamalı; fakat iş imkanları maalesef çok kısıtlı. Bu, tüm ülkelerin genel bir sorunu maalesef.

* Daha sonra evlendin sanırım. Şimdi bir aile olarak gelecek planlarınız neler? Geleceğe dair ne düşünüyorsunuz?

- Benimle aynı düşüncelere sahip Adığe yol arkadaşımı buldum. Kısmet olursa Nalçık'e, vatanımıza dönmeyi düşünüyoruz.

2000'li yıllarda istemeyerek döndüğüm Türkiye'den tekrar vatanıma döneceğim.

* Bu samimi röportaj için çok çok teşekkür ederiz Deniz.

 

 

Diaspora
Diğer Haberler
  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks