
Her yıl 21 Mayıs'ta bir araya geliyoruz. Yüreğimizde aynı sızı, hafızamızda aynı tarih: 1864. O gün, halkımızın Karadeniz kıyılarında gemilere bindirildiği, vatanından koparıldığı, yollarda kırıldığı gündür. 21 Mayıs Çerkes Soykırımı’nın simgesel tarihidir
Ama bugün artık sadece geçmişi anmanın değil, geleceği kurmanın zamanıdır. 21 Mayıs etkinlikleri bir yas günü olduğu kadar, bir talep ve diriliş gününe dönüşmelidir.
Bu yıl 21 Mayıs'ı, sadece acıyı dile getirdiğimiz değil; taleplerimizi netleştirdiğimiz, hedefimizi tarif ettiğimiz bir gün haline getirelim.
• Soykırımı ve sürgünü unutturmayalım.
• Dönüş hakkımızı savunalım.
• İntikam değil, tarihsel adalet isteyelim.
• Düşmanlık değil, ortak gelecek arzumuzu dile getirelim.
• Çerkesya’yı sadece bir geçmiş değil, bir gelecek olarak görelim.
Bu yıl, her sözümüz; yapıcı, onarıcı, inşa edici olsun.
Sadece ne kaybettiğimizi değil, ne istediğimizi konuşalım.
Çünkü artık zaman, hakikatin sesi olma zamanıdır.
Tüm dünyadaki Çerkesleri, bu bilinçle 21 Mayıs’ta ses olmaya çağırıyoruz.
Unutma:
Çerkesya hâlâ mümkün.
Yeter ki, talebimizi akıl ve vicdanla, açık bir dille ve ortak bir yürekle haykıralım.



