
Ulusal kostüm sadece bir giysi değil; halkın kültürü ve tarihidir, geçmişin kültürel ve manevi mirasını korumaya yardımcı olur.
Bu nedenledir ki Çerkes dünyası, 2011 yılından itibaren 28 Eylül’ü Çerkes (Adığe) Ulusal Kıyafet Günü olarak kutlamaya başlamış, 2014’te ise bu gün Adığe Cumhuriyeti’nde resmi devlet günü statüsü kazanmıştır.
28 Eylül tarihi tesadüfi değildir. Bu tarih, ulusal kıyafetin korunması ve geliştirilmesi yolunda ömrünü adayan usta modacı ve kültür emekçisi Staş Yuri’nin doğum günüdür.
Staş Yuri, Çerkes ulusal kıyafetini yalnızca dikmekle kalmamış; ona ruh katmış, onun üzerinden Çerkes halkının felsefesini, estetik anlayışını ve değerlerini tüm dünyaya taşımıştır. Onun vizyonu sayesinde Çerkes kıyafetleri yalnızca etnografik bir değer olmaktan çıkıp, hoşgörü, ekoloji, kültürlerin etkileşimi ve geleneklere saygı gibi evrensel mesajlar taşır hale gelmiştir.
Çerkes ulusal kostümü; asalet, zarafet ve pratikliğiyle yalnızca Çerkes halkını değil, onlarla temas eden tüm komşu halkları da etkilemiştir.
Çerkesler, yüzyıllar boyunca Kafkasya’da modanın öncüsü olmuş; zarif giyim anlayışlarıyla komşu halklara da ilham vermiştir. Çerkеs kıyafetleri yalnızca Kafkasya’da değil, Rus çarlarının saraylarına kadar ulaşmış ve tüm bölgenin estetik sembolü haline gelmiştir.
Çerkes halk şairi İshak Maşbaş bu durumu şu dizelerle ifade etmiştir:
“…Her ne kadar çerkeska bana göre dikildiyse de, tüm Kafkasya’ya yakıştı.”
Ulusal kıyafet; her ilmikte bir hatıra, her nakışta bir dua, her kıvrımda bir felsefe taşır. O yüzden 28 Eylül, bir bayramdan çok daha fazlasıdır: kültürümüzün görünür olduğu, hafızamızın tazelendiği, kimliğimizin gururla taşındığı bir gündür.
Çerkes Ulusal Kıyafet Günü kutlu olsun!
Zhabze



