
Selam, ben Guna Yusuf Taha Özer.
Yozgat Çayırözü köyünden Abaza'yım.
Bu yıl ilk kez katıldığım kampa işlerimden ötürü sadece son iki gün dahil olabildim. Ancak buna rağmen kampta edindiğim arkadaşlıklar 2 gündür tanışıyormuşçasına değil, sanki bir ömürdür tanışıyoruz gibiydi.
Dil engeli dolayısılıyla daha kısıtlı anlaşabildiğimiz arkadaşlarımızla kurduğumuz bağ bile sıra dışıydı. Kamp sürecinde Türkiye'nin ve vatanın dört bir yanından (Adigey'den, Kabardey bölgesinden, Abhazya'dan) gelen dostlarımız sayesinde, kültürümüzün aslında kendi içinde de ne denli çeşitli olduğunu gördük.
Sadece ülke bazında değil, Türkiye'nin farklı yöreleri arasında da törelerimizin, yaşam tarzlarımızın, huylarımızın farklılaşabildiğini ve bunun kültürümüzün bir zenginliği olduğunu deneyimlemek farklı bakış açıları kazandıran güzel bir deneyimdi.
Kamp süresince işlerin imece usulü ile yürütülmesi topluluk olarak tek vücut olabilme hissiyatını bize tekrar yaşattı. Köylerden göçüp geldiğimiz şehirlerde unuttuğumuz toplum olma hissi, bizim ulus olarak var olma sürecimizde oldukça önemli bir rol oynadığından, bu komünal dürtülerimizin tekrar ortaya çıkması oldukça değerliydi.
Sürekli olarak Çerkesçe'ye, Çerkes sanatına ve müziğine, Çerkes geleneklerine maruz kaldığımız bu süreçte yalnızca bir toplum olduğumuzu değil, toplum olarak kim olduğumuzu da hatırladık. Atölyeler ve vatandan gelen arkadaşlarla gerçekleştirdiğimiz etkileşim sayesinde Çerkesçemizi ve Çerkes müziği repertuarımızı da geliştirdik. Kamp sürecindeki bu birliğimizin her zaman daim olmasını diliyorum.



