
Güney Kafkasya’da ABD güçleniyor, Rusya zayıflıyor, İran kaygılı - Hakan Aksay
Son yıllarda Ukrayna'daki savaş nedeniyle Rusya'nın Kafkasya'da konum kaybetmesi, ABD'nin bölgedeki hızlı atağının şartlarını hazırladı.
Bazen büyük devletlerin dünyanın bir bölgesine ağırlığını koyması, kendi sistematik çabalarından ziyade diğer büyük devletlerin zayıflaması sonucu gerçekleşiyor. ABD’nin Güney Kafkasya’daki hızlı atağının gerisindeki en önemli faktörlerden biri, Rusya’nın bölgede güç kaybetmesi süreci oldu.
Son 4 yıl boyunca dikkatinin ve askerî potansiyelinin önemli bölümünü Ukrayna’da yoğunlaştıran Rusya, birçok diğer bölgede olduğu gibi Kafkasya’da da zayıfladı. On yıllar süren Karabağ Savaşı’nı kazanan Azerbaycan’ın yanında duran Türkiye ve İsrail’in Kafkasya’daki etkisinin artması da ABD’ye yaradı. Ayrıca son dönemde Ermenistan’ın Rusya’dan uzaklaşma çabaları ile 2024 yılı sonunda düşürülen Azerbaycan uçağı için Kremlin’in özür dilemekten kaçınması sonucunda Moskova ile Bakü arasında çıkan kriz de Washington’un ekmeğine yağ sürdü.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve fiilen “bölge valisi” olan Barrack öncülüğündeki girişimler, Türkiye’de yapılan 19 Haziran 2025 Erdoğan-Aliyev, 20 Haziran 2025 Erdoğan-Paşinyan görüşmeleri, Zengezur Koridoru’nu “Trump Rotası”na (TRIPP) dönüştürme planının temellerini oluşturdu. 10 Temmuz 2025’da Abu-Dabi’de Aliyev ve Paşinyan 5 saat boyunca son ayrıntıları görüştüler. Sonunda 8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da Güney Kafkasya neredeyse “altın bir tepsi içinde” Trump’a sunulmuş oldu.
Orada yapılan anlaşmanın devamı da geçtiğimiz günlerde geldi. Ve ABD Başkan Yardımcısı Vance önce Ermenistan’ı hemen ardından da Azerbaycan’ı ziyaret etti.
Paşinyan’a seçimlerde destek ve ticari yatırım
Vance’in Erivan ziyareti, Ermenistan açısından ilk kez bu düzeyde bir ABD yöneticisinin ülkeye gelmesi açısından bile önemliydi (Üst düzey ziyaretlerin sonuncusunu, 2012’de dönemin ABD Dışişleri Bakanı H. Clinton Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ı ziyaret ederek gerçekleştirmişti).

ABD Başkan Yardımcısı Vance ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan
Karabağ Savaşı’nı kaybeden, küçük ve yoksul bir ülke açısından Amerikan sermayesini çekmek kritik bir hedefti. Bu, on yıllardır savaşan bir ülke halkına, iktidarın kaybettiğini itiraf ettiği bir savaştan sonra “ancak barış ile refahın gelebileceği” mesajını vermesi açısından anlamlıydı.
Bu mesajla birlikte, ABD’nin, zor bir siyasi denklem içinde, Rusya yanlısı muhaliflere ve Kilise’ye karşı ilerlemeye çalışan Başbakan Paşinyan’a, önümüzdeki Haziran ayında yapılacak parlamento seçimlerinde destek vereceğini açıklaması da çok önemliydi.
Ayrıca Amerikan tarafı Erivan yönetimine iki aşamada toplam 9 milyar dolarlık nükleer ürün ve hizmet vermeyi vaat etti. Ermenistan'ın ABD'den 11 milyon dolarlık keşif İHA teknolojisini de kapsayan alım yapacağı duyuruldu. Bu anlaşmaların, nükleer ve askerî alanlarda Moskova'nın söz konusu ülkedeki etkisini azaltmayı amaçladığı kuşku götürmüyor.
ABD ile Azerbaycan arasında stratejik ortaklık
2008’de dönemin ABD Başkan Yardımcısı Cheney Azerbaycan’a gittiğinde iki ülke arasındaki ilişkiler oldukça mesafeliydi ve lider Aliyev’in tavrı soğuktu. Ancak köprülerin altından çok su aktı ve Bakü yönetimi güçlendi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve ABD Başkan Yardımcısı Vance
Bu kez oldukça sıcak bir ortamda Vance’den pek çok olumlu mesaj geldi. ABD’nin artık Azerbaycan’ı Kafkasya, Hazar ve oradan da Orta Asya’ya uzanan ulaşım hatlarında temel partner olarak görme isteği hissediliyordu. Taraflar arasında stratejik ortaklık anlaşması yapılması önemliydi.
Ayrıca ABD ile Azerbaycan arasında ticaretin çok yönlü olarak geliştirilmesi ve bu arada enerji alanında da iş birliğine gidilmesi konusu görüşüldü. Bu durum, Azerbaycan petrolünün Batı'ya satılmasının eskisinden daha kolay hale geleceği anlamında da yorumlanabilir.
Kaynak: T24



