
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, New York’ta katıldığı söyleşide Kürtlerin kültürel ve dilsel haklarının tanınmasının devletin görevi, Kürtlerin ise meşru hakkı olduğunu söyledi.
Şara, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eğitimin Kürtçe yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
B MGenel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta temaslarda bulunan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, “Kürtlerin haklarının tanınması devletin görevi” dedi.
Şara, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Kürtlerin kültürel ve dilsel haklarının resmi olarak tanınmasının hem devletin sorumluluğu hem de Kürtlerin meşru hakkı olduğunu söyledi.
Şara, 13 No’lu kararnamenin SDG ile entegrasyon sürecinden önce çıkarıldığını belirterek, kararın yaklaşık bir asırdır beklenen hakların tanınması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Şara, “Kürtler Suriye toplumunun bir parçasıdır ve bu devletin içinde yaşamaktadır. Kürtlerin kültürel ve dil haklarının resmi olarak tanınması bir görev ve meşru bir hak” dedi.
Kürt Nüfusun Yoğun Olduğu Bölgelerde Kürtçe Eğitim
Şara’nın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Kürtçe eğitim oldu. Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eğitimin Kürtçe yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını açıklayan Şara, Suriye Eğitim Bakanlığı’na bağlı teknik ekiplerin kararın uygulanması için gerekli mekanizmalar üzerinde çalıştığını söyledi.
Bu açıklama, Ocak ayında yayımlanan 13 No’lu kararnameyle karşılaştırıldığında yeni bir uygulama mesajı olarak öne çıktı. Kararnamede Kürtçe “ulusal dil” olarak tanımlanmış ve Kürt nüfusun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilmişti.
Şara’nın New York’taki açıklaması ise Kürtçe eğitimin yalnızca kararnameyle tanınan bir hak olarak kalmayıp, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eğitim uygulamasına dönüştürülmesi yönünde anlaşma yapıldığını ortaya koydu.
13 No’lu kararname Anayasa’ya giriyor
Söyleşide McGurk’ün doğrudan yönelttiği sorulardan biri de Kürtlerin haklarını düzenleyen 13 No’lu kararnamenin yeni Suriye Anayasası’nda yer alıp almayacağı oldu. Şara bu soruya kesin bir yanıt vererek kararnamenin yeni anayasal yapının parçası olacağını söyledi.
McGurk de söyleşi sonrasında yaptığı değerlendirmede, Şara’nın 13 No’lu kararnamenin anayasal yapının parçası haline getirilmesi konusunda taahhütte bulunduğunu belirterek bunun önemli olduğunu ifade etti.
16 Ocak 2026 tarihli kararname, Kürtleri Suriye halkının “temel ve asli” unsurlarından biri olarak tanımlıyor; kültürel ve dilsel kimliklerini Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz parçası kabul ediyor. Kararname ayrıca Kürtlerin ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alıyor.
Vatandaşlık ve Nevruz da Kararname Kapsamında
13 No’lu kararname, Kürtlerin dil ve kültür haklarının yanı sıra vatandaşlık sorununa ilişkin düzenlemeler de içeriyor.
Kararnameyle Haseke’de 1962 nüfus sayımından kaynaklanan istisnai uygulamaların kaldırılması ve Suriye’de yaşayan, kaydı bulunmayan Kürt kökenli kişilere vatandaşlık verilmesi öngörüldü. Kürt vatandaşlar açısından hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik de kararnamede güvence altına alındı.
21 Mart Nevruz ise Suriye genelinde ücretli resmi tatil olarak ilan edildi. Etnik ve dilsel temelli ayrımcılık yasaklanırken devlet medya ve eğitim kurumlarına kapsayıcı bir ulusal söylem kullanma yükümlülüğü getirildi.
Şara ayrıca etnik, dini veya bölgesel temelde kalıcı kota sistemi oluşturulmasına karşı olduklarını belirterek, farklı toplumsal kesimlerin devlet kurumlarında temsil edilmesi ile önceden belirlenmiş siyasi kotaların birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.
T24



