
Yağmur duası ritüelleri, en eski pagan kültlerinden biridir ve neredeyse her halkta görülmektedir. Bu tür ritüeller, Kuzey Kafkasya’da, günümüz Krasnodar bölgesinden Kuzey Osetya ve İnguşetya sınırına kadar uzanan bölgede yaşayan Çerkeslerde (Adığelerde) de mevcuttu.
Yağmur çağırma ritüelleri, törensel karakterlerin türlerine göre iki gruba ayrılır:
1. HANTSEGUAŞE RİTÜELİ (YAĞMUR TANRIÇASI)
İlk grup ritüeller, yağmur tanrıçası Hantseguaşe (Çerkesçe: Хьэнцэгуащэ) ile bağlantılıdır. İsmi, "hantse" (tahta kürek) ve "guaşe" (tanrıça, kraliçe) kelimelerinden türetilmiştir. O, göllerin ve nehirlerin tanrıçası olan Psıxuguaşe’nin (Çerkesçe: Псыхогуащэ)bir yansıması olarak görülür ve bir çeşit totem görevi görür.
Hantseguaşe, bir kürekten yapılan bir kukla şeklinde canlandırılır. Kolu üzerine yatay bir çubuk yerleştirilir, kadın kıyafeti giydirilir ve kürek sapı “yüz” gibi beyaz bir bezle sarılır.
Eğer uzun süreli kuraklık yaşanırsa, özel bir gün seçilerek bu ritüel düzenlenirdi. Köy halkı, bu kuklayı büyük bir kalabalık eşliğinde şarkılarla taşıyarak ev ev dolaşırdı. Ev sahipleri, bu grubu suyla ıslatır ve onlara tavuk, buğday, yağ, un gibi yiyecekler verirdi. Nehre ulaşıldığında, ritüel iki şekilde devam edebilirdi: ya kukla nehre atılırdı ya da sadece suyla ıslatılırdı. Ardından, toplanan yiyeceklerle bir şölen yapılır, koyun ya da kümes hayvanı kurban edilirdi. Herkes nehirde yıkanırdı, yaş, cinsiyet ya da sosyal statü fark etmeksizin.
Eğer kukla nehre atılmazsa, köy meydanına götürülüp yere dikilirdi. Etrafında akşama kadar danslar edilirdi. Ritüel, kuklanın yedi kovayla ıslatılmasıyla sona ererdi. Halk evlerine dağılır, kukla ise olduğu yerde bırakılırdı. Üç gün sonra ya nehre atılır ya da üzerindeki giysiler çıkarılırdı.
2. ŞIBLE VEYA İLYAS RİTÜELLERİ (GÖK GÜRÜLTÜSÜ TANRISI)
İkinci grup ritüeller, gök gürültüsü ve şimşek tanrısı Şible (Çerkesçe: Щыблэ) ya da Peygamber İlyas (Çerkesçe: Елэ) ile ilgilidir. Bu iki figür, ritüellerde işlevsel olarak eşdeğerdir. Doğu Çerkesleri arasında, Osset halkıyla komşuluklarından dolayı, bu tanrı figürü “Tsoppay” veya “Yele-Tsoppay” adlarıyla da anılır. G.F. Chursin'e göre, “Tsoppay” Ossetlerin gök gürültüsü tanrısının adıdır.
Bu ritüelde mitolojik figür somut şekilde canlandırılmaz. Hantseguaşe ritüelinden farklı olarak uygulanır. Şible’ye adanmış ritüeller daha yaygın olarak korunmuştur, muhtemelen en yüce tanrı Thaşho (Тхьэшхуэ) ile eşit derecede kutsal sayıldığı için. Yunan mitolojisindeki tanrı Zeus’un Юуклуы Nart destanlarıyla paralellik gösterdiği hatırlanabilir; tıpkı Zeus’un ateş ve gök gürültüsüne hükmetmesi gibi.
Daha sonraları, Şible’nin yerini İlyas almış olsa da, ritüelin adı ve içeriği pek değişmemiştir. Ritüel, pagan döneminin izlerini taşımaya devam etmiştir.
En önemli ritüellerden biri: Şıbleuc (щыблэудж)(Şimşek Dansı)
Bir gök gürültüsü duyulduğunda, iki kadın köyü dolaşır ve halka "şimşek tanrısı sizi çağırıyor" duyurusunu yapardı. Her kadının elinde bir şişe süt olurdu. Halk, şimşeğin düştüğü yere toplanırdı. Bu yerin etrafı hafifçe kazılır, toprak bir yere yığılır ve ortasına bir çukur açılırdı. Ellerindeki sütler bu çukura dökülür, ardından üzeri ot ve çiçeklerle örtülürdü.
Bu "toprağı besleme" ritüelinden sonra dans başlardı. Kadınlı erkekli katılımcılar, yaş sırasına göre dizilir ve saat yönünün tersine el ele tutuşarak dans ederdi. Eller ara sıra çırpılırdı. Şimşeğin düştüğü yer üç kez dönülürdü. Bu sırada "Şıble wored" (Gök Gürültüsü Şarkısı) adlı tören şarkısı söylenirdi. Şarkıda, şimşek tarafından öldürülen insanların adları, hayvan lakapları ve şimşeğin isabet ettiği nesneler sıralanırdı.
Doğaya gösterilen bu saygı, savaşlara giderken de görülürdü. Savaşçılar, şimşek çarpan ağaçtan bir parça yanlarında taşırdı; bu parçanın kötü gözden koruyucu tılsım olduğuna inanılırdı. Şimşek çarpması sonucu ölen insanlar ve hayvanlar kutsal sayılırdı; onlara ağlanmazdı.
Bu ritüellerin sabit bir yapısı yoktu; mevsime, coğrafyaya ve yerel geleneklere göre çeşitlilik gösterebilirdi.
İki ritüel arasındaki fark, ilk ritüelin yalnızca yağmur çağırmayı amaçlaması; ikinci ritüelin ise daha kapsamlı olmasıdır:
1. Tanrıya yönelme,
2. Şimşeğin düştüğü yerde dans,
3. Yağmur çağırma.
Çerkes folklor araştırmacısı ve yazar Z. Naloev’e göre, yağmur çağırma kısmı muhtemelen daha sonra eklenmiştir, çünkü yağmur ve gök gürültüsü arasındaki çağrışım buna yol açmıştır.
(©) Murat Kabardokov'un Rusça yazısından Türkçe tercüme edilip düzenlenmiştir
Kaynak:https://vk.com/wall-34328347_4645



