Genel Kurul Sürecine Dair - Yıldız Şekerci

#14067 Ekleme Tarihi 16/10/2026 04:15:27

Son dönemde toplumumuzda geçmişten gelen bazı konularla ilgili doğru veya yanlış çeşitli bilgiler ve değerlendirmeler dolaşıyor. Bunların bir kısmı bizi de doğrudan ilgilendiriyor.

Sosyal medyanın bu tür konuların sağlıklı biçimde tartışılacağı bir alan olduğunu düşünmediğim, ayrıca zaman zaman hakarete varabilen gereksiz tartışmaların önünü açmak istemediğim için bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettim.

Ancak sosyal medyada bu konular hakkında tartışmaktan kaçınmış olsam da, beni telefonla arayarak görüşlerimi soran arkadaşlarla düşüncelerimi paylaştım. Bu görüşmeler, bazı konulara açıklık getirmemi gerekli kıldı.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim: Benim derdim kişilerle değil, kurumsal ilkelerledir.

Yaşar Aslankaya ile uzun yıllar birlikte çalıştık; aramızda bir hukuk ve çalışma arkadaşlığı vardır. Siyasi tercihleri elbette kendisini ilgilendirir. Ben kimsenin siyasete girmesine karşı değilim. Aksine, ne kadar çok soydaşımız siyasetin içinde yer alırsa bunun toplumumuz açısından o kadar olumlu olduğunu düşünüyorum.

Hatta KAFFED’in de toplumumuzun siyasete ve demokratik hayata katılımını desteklemesi, siyasete girmek isteyen hemşehrilerimizin önünü açması ve onların farklı siyasi partilerde, yerel yönetimlerde ve parlamentoda daha fazla yer almasını teşvik etmesi gerektiğine inanıyorum.

Ancak burada önemli bir ayrım olduğunu düşünüyorum:

KAFFED’in siyasetle ilgilenmesi başka, herhangi bir siyasi partiyle özdeşleşmesi başkadır.

KAFFED, toplumumuzun tamamını temsil eden bir çatı kuruluş olarak farklı siyasi görüşlere sahip hemşehrilerimizin ortak kurumu olmalıdır. Bu nedenle herhangi bir siyasi partiyle arasına kurumsal mesafeyi koyabilmeli ve bütün siyasi görüşlere eşit mesafede durabilmelidir.

Bireyler ve siyasi konjonktür değişir; ancak KAFFED gibi kurumların ilkeleri, kurumsal kimliği ve temsil ettiği ortak değerler kalıcı olmalıdır. Bu ilkelerden verilecek tavizler, yıllar içinde inşa edilen bağımsız duruşa, toplumsal güvene ve kurumsal itibara zarar verme riski taşır.

KAFFED’in gücü, herhangi bir siyasi partiye yakınlığından değil; farklı siyasi görüşlere sahip insanları ortak değerler etrafında birleştirebilmesinden gelir.

Benim itirazım siyasete girilmesine değil; aktif siyasi görev üstlenen bir kişinin aynı zamanda KAFFED Genel Başkanlığı gibi bütün toplumu temsil etmesi gereken bir makamı yürütmesinin, kurumun siyasi tarafsızlığı ve temsil gücü açısından yaratabileceği sakıncalara yöneliktir.

KAFFED’in gücü herhangi bir siyasi partinin desteğinden değil, toplumun tamamının güveninden gelmelidir.

Diğer taraftan, sivil toplum kuruluşlarının temel gücü, siyasi partilerden bağımsız hareket edebilmelerinden ve gerektiğinde bütün siyasi aktörlerle diyalog kurarken aynı zamanda onları özgürce eleştirebilme imkânına sahip olmalarından kaynaklanır.

Bana yöneltilen bir başka soru

Yaşar Aslankaya’nın geçmiş dönem dernek başkanları, toplum önde gelenleri ve eski başkanlarla kapsamlı istişarelerde bulunduğu yönündeki ifadelerden hareketle, kendisini destekleyip desteklemediğim de bana soruldu.

Toplumumuz çok büyük; birbirinden kıymetli yüzlerce dernek başkanımız, yöneticimiz ve toplum önderimiz var. Yaşar Aslankaya’nın kimlerle görüştüğünü elbette bilemem.

Ben Yaşar Aslankaya’nın adaylığını sosyal medyadan öğrendim.

2019 yılında yaşanan belediye meclis üyeliği süreci

Bugün, Yaşar Aslankaya’ya belediye meclis üyeliği teklifi geldiğinde Başkanlar Kurulu ve Yönetim Kurulu ile geniş istişareler yaptığı ve bu istişareler sonucunda, Genel Başkanlıktan ayrılmak koşuluyla görevi kabul edebileceği yönünde bir karar aldığı şeklinde bazı değerlendirmeler yapılıyor.

Benim doğrudan içinde bulunduğum ve tanıklık ettiğim süreç böyle değildir.

Yaşar Aslankaya’nın da listeleri bizimle birlikte gördüğünü söylediği bir ortamda, bu konuda daha önceden kapsamlı bir istişare yapılmış olması benim açımdan mümkün görünmüyor.

Bu kadar iddialı değerlendirmeleri görünce, kendi hatırlamamı teyit etmek amacıyla grup içindeki yazışmalara bir kez daha baktım.

Benim doğrudan içinde bulunduğum 2019 yılındaki süreci kronolojik olarak kısaca aktarmak isterim:

18–20 Şubat 2019 tarihleri arasında Yaşar Aslankaya ile birlikte bir heyet olarak Maykop’ta bir çalışma ziyaretindeydik.

19 Şubat 2019 tarihinde Türkiye’deki yerel seçimlere ilişkin aday listeleri YSK’ya teslim edildi. Listelerde Yaşar Aslankaya’nın isminin görülmesi üzerine konu KAFFED Yönetim Kurulu’na iletildi.

Kendisine sorulduğunda “Haberim yok” yanıtını verdi. Bu nedenle ilk aşamada bir isim benzerliği olabileceği düşünüldü. Ancak bunun böyle olmadığı anlaşılınca KAFFED Yönetim Kurulu tarafından acil bir toplantı gerçekleştirildi.

Durumdan haberdar olmasının ardından Yaşar Aslankaya, siyasi tecrübesi olan bazı kanaat önderleriyle istişare ettiğini ve bu kişilerin belediye meclis üyeliği görevini kabul etmesinin doğru olacağını söylediklerini ifade etti.

Yaşar Aslankaya o aşamada, belediye meclis üyeliği ile KAFFED Genel Başkanlığı görevlerini birlikte yürütebileceği kanaatindeydi.

KAFFED Yönetim Kurulu ise kurumun siyasi tarafsızlığına gölge düşürebilecek böyle bir durumun kabul edilemeyeceği görüşündeydi.

Dolayısıyla mevcut durumda bunun mümkün olmadığı değerlendirilerek, ya listeden çıkması ya da Genel Başkanlıktan istifa etmesi gerektiği görüşü ortaya konuldu.

Toplumda bugün sözü edilen üç alternatifin kapsamı, benim hatırladığım ve doğrudan içinde bulunduğum süreçte bundan ibarettir.

Bütün bunlara rağmen Yönetim Kurulu, Yaşar Aslankaya’yı daha fazla yıpratmamaya özen göstererek, yaşanan durumu açıklayan bir metin yayımladı.

Neden bugün bunları anlatıyorum?

Bugün yaptığım bu açıklamanın amacı geçmişte yaşananları yeniden tartışmaya açmak veya herhangi bir kişiyi yıpratmak değildir.

Amacım, bugün yeniden gündeme gelen bazı iddialar karşısında, bizzat içinde bulunduğum ve tanıklık ettiğim süreci doğru biçimde aktarmaktır.

Ben geçmişte olduğu gibi bugün de kişisel polemiklerden yana değilim. Ancak söz konusu olan KAFFED gibi toplumumuz açısından önemli bir kurum ve onun temsil niteliği ise, geçmişte yaşanan olayların doğru bilgiler üzerinden değerlendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Konuyu bilgilerinize ve değerlendirmelerinize sunuyorum.

Yıldız Şekerci

Kurumlarımızdan
Diğer Haberler
  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks