
Bir haftanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamadık. Daha dün burada ilk kez tanışıyor, çadırlarımızı kuruyor, birbirimizin isimlerini öğrenmeye çalışıyorduk. Bugün ise vedalaşmanın eşiğindeyiz.
Ama ben konuşmama vedadan önce başka bir şeyle başlamak istiyorum.
Belki siz bu kampı yedi gün olarak gördünüz. Ama aslında bu kamp bizim için yaklaşık bir yıl önce başladı.Aylar boyunca toplantılar yaptık. Defalarca plan değiştirdik. Saatlerce süren konuşmalar yaptık. Bazen tek bir etkinlik için günlerce düşündük. Bazen tek bir kişinin
daha rahat edebilmesi için bütün programı yeniden düzenledik.
Kimimiz telefon başında saatlerce konuştu, kimimiz yollarda kilometreler kat etti, kimimiz kendi işini gücünü
bırakıp buraya koştu.
Çünkü istedik ki buradan ayrılırken herkesin içinde aynı duygu olsun:
"İyi ki gelmişim."
Bazen yorulduk. Bazen umutsuzluğa kapıldık. Bazen "Acaba yetiştirebilecek miyiz?" diye düşündük. Ama sonra hep aynı şeyi hatırladık: Biz sadece bir kamp hazırlamıyoruz. Biz, halkımızın geleceği için küçük de olsa bir adım atmaya çalışıyoruz. Ve bu hep bizi motive etti.
Bu yüzden öncelikle bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.Schamis abi 6 kamptır, bu kamplara en büyük emeği veren kişi.
İyi ki varsınınız Schamis abi, Selma abla, Saim abi, Aykut abi, Erdoğan abi, Vahit abi, Ferhat abi...hepinize hem kendi adıma hem tüm gençlik adına teşekkür ederim. Bu kampın bugüne ulaşmasında büyük emeğiniz var.Hepinizin emeği bu kampın her köşesinde var.
6 Yıldır Bizi yalnız bırakmayıp her kampımıza Çerkesya'dan Nalçik'ten gelen gelen Anzor, Muhammed, Alan, Aslan başta olmak üzre tüm arkadaşlarımız, bu sene ilk defa aramızda olan Ürdün'den gelen Ghazel ve Laith, Hollandan ve Türkiyenin farklı şehirlerinden gelen siz
herekese tek tek teşekkür ederim.
Ama biliyor musunuz? Aslında bu kampı sadece organizasyon ekibinin kampı değil. Bu kamp hepimizin, Çerkes halkına aittir artık. Çünkü burada herkes bir yerinden tuttu. Kimimiz yemek yaptı, kimimiz bulaşık yıkadı, kimimiz temizlik yaptı, kimimiz dil öğretti, kimimiz oyun hazırladı, kimimiz dans öğretti, kimimiz şarkı söyledi, kimimiz sadece güzel bir gülümsemeyle başka bir insanın gününü güzelleştirdi.
İşte bu yüzden bu kamp hepimizin kampı.
Bugün sizlere özellikle şunu söylemek istiyorum. İnsanlar bazen bize soruyor: "Neden bu kadar uğraşıyorsunuz?"
Çünkü bu kamp bizim gözümüzde sadece bir etkinlik değil.Bir konser veya bir festival düzenlemek de önemlidir elbette.
Ama bunların hepsinde ortak bir şey vardır: sahnede birkaç kişi vardır, geri kalan herkes izleyicidir. Keyif alırsınız o gece biter, herkes evine döner ve o an geride kalır.
Kamp ise tamamen farklıdır. Burada sahnede birkaç kişi yok. Burada hepimiz
sahnedeyiz.
Birlikte uyanıyoruz. Birlikte kahvaltı hazırlıyoruz, birlikte sofraya oturuyoruz. Birlikte yemek pişiriyoruz, birlikte bulaşık yıkıyoruz, birlikte temizlik yapıyoruz. Birlikte atölyelere katılıyoruz. Birlikte Djegu halkaları kuruyoruz, birlikte denize giriyoruz, birlikte şarkılar söylüyor, birlikte gülüyoruz.Kısacası... birlikte yaşıyoruz.
Ve işte yüzden kamp çok farklı. Çünkü insanlar birbirini en iyi, hayatı paylaşırken tanıyor. Aynı sofraya otururken, aynı işi yaparken, aynı yorgunluğu hissederken gerçek dostluklar kuruluyor.
Bizim amacımız sadece güzel bir tatil yaptırmak olmadı hiç. Bizim amacımız dünyanın farklı şehirlerinde, farklı ülkelerinde yaşayan Çerkes gençlerinin yılda en az bir kez araya gelip
birlikte olması, birbirini tanıması, birbirine güvenmesi, birlikte üretmesi, birlikte hayal kurması.
Belki bugün burada tanışan iki kişi, yıllar sonra birlikte bir proje geliştirecek. Belki bugün aynı halkada dans eden gençler, gelecekte halkımız için birlikte çalışacak. Belki bugün başlayan bir dostluk ömür boyu sürecek. Belki aileler kurulacak
Bazen insanlar bize soruyor: "Bir haftalık kamp neyi değiştirebilir?"
Belki her şeyi değiştiremez. Ama insanın hayatındaki en büyük değişimler bazen tek bir tanışmayla, tek bir sohbetle, tek bir dostlukla başlar. Biz de bu dostlukların oluşabileceği ortam kurmaya çalışıyoruz.
Çünkü vatanda ve diasporada milyonlarca Çerkes yaşıyor. Ama çoğumuz birbirimizi
tanımıyoruz. Oysa aynı hikâyeyi taşıyoruz, aynı geçmişi paylaşıyoruz, aynı geleceği hayal ediyoruz. Bu kamp, o geleceğin küçük bir provasıdır.
Bugün yüz kişiyiz, belki de gelecek kamplarda 1000 kişi, 10 bin kişi olacağız.
Yarın herkes kendi evine, farklı ülkelere, farklı şehirlere, farklı hayatlara dönecek.
Umarım buradan sadece fotoğraflarla değil, yeni dostluklarla ayrılırız.
Umarım buradan sadece güzel anılarla değil, birbirimize karşı hissettiğimiz sorumluluk duygusuyla ayrılırız.
Çünkü biz birbirimizi tanıdıkça, birbirimizi dinledikçe, birlikte ürettikçe daha güçlü
olacağız.
Ve belki yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda, bugün burada kurulan
dostlukların halkımızın geleceğinde küçük ama önemli izler bıraktığını göreceğiz.
Son olarak... buraya geldiğiniz, bu hayale ortak olduğunuz, birbirinize gösterdiğiniz
sevgi, saygı ve samimiyet için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Bu kampı anlamlı yapan yalnızca organizasyon ekibi değil.
Bu kampı anlamlı yapan sizlersiniz.
İyi ki geldiniz. İyi ki bu hikâyenin bir parçası oldunuz.
Bir sonraki kampta yeniden aynı sofrada, aynı halkada ve aynı umutla buluşmak
dileğiyle...
Hepinize gönülden teşekkür ediyorum.
Sağ olun, var olun.



