Artık Sadece Kültürümüzü Korumak Değil, Geleceğimizi de İnşa Etmek Zorundayız- Av. Ketaşe Emel Çoban

#14109 Ekleme Tarihi 27/10/2026 10:31:49

KAFFED 12. Dönem Seçimleri Üzerine Bir Çağrı

Bizler, anavatanından uzakta, diasporada yaşayan Çerkesleriz. Yüzyıllardır dilimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi ve kimliğimizi korumaya çalışıyoruz. Birlik olmaktan, dayanışmadan, onurumuzdan ve köklü geçmişimizden gurur duyuyoruz.

Ancak artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi: Geçmişimizle övünmek dışında geleceğimiz için ne yapıyoruz?

Bugün ihtiyacımız olan yalnızca kültürümüzü yaşatan dernekler değil; ekonomik, sosyal ve siyasal alanda söz sahibi olabilen, haklarını savunabilen, güçlü ve örgütlü bir Çerkes toplumudur.

Yaşadığımız ülkede kültürümüzün yok olmaması, anadilimizin unutulmaması, çocuklarımızın kimliklerini kaybetmeden daha güvenli ve güçlü bir geleceğe sahip olması için artık örgütlü hareket etmeyi öğrenmek zorundayız.

Lobicilik yapmayı, ekonomik dayanışma ağları kurmayı, iş insanlarımızı ve gençlerimizi ortak hedeflerde buluşturmayı, eğitimden ticarete, hukuktan siyasete kadar her alanda birbirimize güç vermeyi öğrenmeliyiz.

Bir toplumun geleceği yalnızca geçmişinin büyüklüğüyle değil, bugünkü örgütlenme gücüyle belirlenir.

Ekonomik olarak güçlü olmayan, ortak çıkarlarını savunamayan, karar mekanizmalarında temsil edilmeyen toplumların kültürel varlıklarını korumaları da her geçen gün zorlaşmaktadır.

GÜÇLÜ DERNEKLER, GÜÇLÜ BİR TOPLUM DEMEKTİR!

Üye sayımızın artması yalnızca derneklerimizin güçlenmesi anlamına gelmez; aynı zamanda bürokraside, siyasette ve kamuoyu nezdinde daha etkin, daha görünür ve daha fazla dikkate alınan bir toplumsal güç hâline gelmemizi sağlar.

Unutmayalım ki örgütlü toplumlar yalnızca taleplerini dile getiren değil, karar alma süreçlerinde muhatap kabul edilen toplumlardır.

Binlerce üyesi olan bir derneğin temsil gücüyle birkaç yüz üyesi olan bir derneğin temsil gücü aynı değildir. Üye sayımız arttıkça taleplerimizin ağırlığı, kamu kurumları nezdindeki görünürlüğümüz ve siyasal karar mekanizmaları üzerindeki demokratik etki kapasitemiz de artacaktır.

Çünkü siyasette ve bürokraside dikkate alınmanın yollarından biri, güçlü ve örgütlü bir toplumsal yapıya sahip olmaktır.

Ancak sayısal çoğunluk tek başına yeterli değildir. Bu gücü gerçek bir toplumsal etkiye dönüştürecek olan, üyelerimizin aktif katılımı, ortak hedefler etrafında birleşmesi ve birlikte hareket edebilmesidir.

SADECE ÜYE OLMAYALIM, SORUMLULUK DA ALALIM!

Derneklerimize üye olalım! Ama yalnızca üye olmakla yetinmeyelim.

Derneklerimizi sadece özel günlerde ziyaret ettiğimiz, aidat ödediğimiz veya uzaktan eleştirdiğimiz kurumlar olmaktan çıkaralım.

Toplantılara katılalım, projeler üretelim, komisyonlarda görev alalım, genel kurullarda söz sahibi olalım ve gerektiğinde yönetimlerde sorumluluk üstlenelim.

Bilgimizi, mesleğimizi, tecrübemizi ve imkânlarımızı toplumumuzun yararına sunalım. Gençlerimize yol gösterelim, kadınlarımızın ve çocuklarımızın önünü açalım.

Derneklerimizi yalnızca kültürel etkinliklerin yapıldığı yerler değil, dayanışmanın, üretimin, eğitimin, ekonomik iş birliğinin ve ortak aklın merkezleri hâline getirelim.

Unutmayalım ki güçlü bir KAFFED, güçlü derneklerle; güçlü dernekler ise hem üye sayısının fazlalığı hem de üyelerinin aktif katılımıyla mümkündür.

NASIL BİR KAFFED İSTİYORUZ?

KAFFED'in 12. Dönem seçimlerini yalnızca bir genel başkan ve yönetim seçimi olarak görmemeliyiz.

Artık kişileri değil, projeleri; makamları değil, toplumsal hedefleri; ayrışmayı değil, ortak geleceğimizi konuşmalıyız.

Gençlerimizin önünü açan, kadınların etkin olduğu, iş insanlarımızı bir araya getiren, ekonomik dayanışmayı güçlendiren, ulusal ve uluslararası düzeyde etkili lobi faaliyetleri yürüten bir federasyon anlayışına ihtiyacımız var.

Kültürümüzü korumak kadar ekonomik gücümüzü artırmayı, çocuklarımızın eğitimini desteklemeyi, gençlerimize iş ve kariyer imkânları yaratmayı, toplumumuzun haklarını demokratik yollarla savunmayı da önceliklerimiz arasına almalıyız.

Yüzyıllardır övündüğümüz birlik olma kültürünü artık yalnızca sözlerimizde değil, kurumlarımızda, ekonomimizde ve ortak mücadelemizde göstermeliyiz.

Çocuklarımıza yalnızca geçmişimizi anlatmak yetmez. Onlara dillerini konuşabilecekleri, kimlikleriyle gurur duyabilecekleri, ekonomik ve sosyal açıdan güçlü bir toplumun parçası olabilecekleri bir gelecek bırakmalıyız.

Çünkü kültürümüzü korumak bir vefa borcu, geleceğimizi güvence altına almak ise tarihsel sorumluluğumuzdur.

Bugün her Çerkes'in kendisine sorması gereken soru şudur:

"Toplumumun geleceği için ben ne yapıyorum?"

Gelin, artık yalnızca geçmişimizle gurur duyan değil, geleceğini birlikte inşa eden bir toplum olalım.

Derneklerimize üye olalım, aktif çalışalım, sorumluluk alalım ve karar mekanizmalarında yer alalım.

Çünkü kalabalık olmak başka, örgütlü bir güç olmak başkadır. Biz artık her ikisini de başarmak zorundayız.

Birlik olmayı bildik. Şimdi örgütlü, ekonomik olarak güçlü, üretken ve etkili bir toplumsal güç olmayı öğrenmeliyiz.

Geçmişimiz bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Geleceğimiz ise bugün ne yaptığımıza bağlı!

Ketaşe Emel Çoban

27 Ekim 2026

Diaspora
Diğer Haberler
  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks