
Son çeyrek yüzyılda Türkiye siyasetinin inanılmaz erozyona uğraması insanların ahlaki, dini, insani, hukuki ve hakkani düşünme yetisinin zayıflamasına veya çıkarcı düşünme biçimine evrilmesine neden oldu.

Maalesef Çerkesler de bu siyasi kirlenmişlikten nasipleniyorlar. Veya dışında kalmaları mümkün görülmüyor.
KAFFED'in Genel Kurul'u var. En büyük çatı örgütümüz. Yeni başkan ve yönetim kurulunu seçecek.
Federasyon'umuzu şekillendirecek daha örgütlü, daha tabana yayılan, vatanı ve vatana dönüşü önceleyen KAFKUR sürecinin de dahil olduğu yapının başından beri bir şekli ile içerisindeyim.
On yılı dernek Yönetim Kurulu başkanlığı olmak üzere, 13 yıl Federasyon delegesi olarak sayısız önergeler, tartışmalar, kaygılar ve kavgaların içerisinde oldum.
2 binli yıllara kadar Kuzey Kafkasya'nın çoğunluklu halklarını içerisinde barındıran dernek ve çatı örgütlerimiz, diğer halkların kendi dernek, vakıf ve federasyonlarını kurup Çerkes dernek ve çatı örgütlerimizden ayrılmasıyla bir dönemin sonuna gelinmiştir.
Federasyonumuza aday iki grubun içerisinde de Abhaz, Çeçen, Oset etnik kökenli kişilere yer verilmesi, ne federasyonumuzun ne de kendilerinin bu halkları temsil ettiği anlamına gelmez, gelmesinde söz konusu olamaz.
Ayrıca Federasyon bünyesinde bu halklara altı üstü boş masalar kurmamalılar.
2013 KAFFFED olağan genel kurulunda iki adaylı bir yarış vardı: Kazanan başkan adayı 114, diğer aday 91 oyda kalırken; Federasyonun ismi "ÇERKES DERNEKLERİ FEDERASYONU olsun" önergesine 122 oy çıkmış idi. Çerkes ismi iki adaydan da fazla oy almıştı.
Federasyonu yönetecek aday kim olursa olsun ÇERKES (ADIĞE) gerçekliğinin farkında olmalı ve bu isimdeki güç ile hareket etmelidir.
Pihava Uğur
27 Ekim 2026



