
Yeldar Barış KALKAN
FEDERE CUMHURİYET STATÜSÜNÜN ÖNEMİ
kronolojik sıralama, Adığey’de cumhuriyet ilanı sürecindeki önemli gelişmeleri özetlemektedir.
Aslan Carımov, kurucu devlet başkanı olarak süreci son derece başarılı biçimde yönetmiştir. Demokratik bir kitle hareketi olarak Adığe Khase de Aslan Carımov’a siyasi destek sunmuş, Komite-40 adlı sivil inisiyatif ise süreçte rol alan bir başka önemli aktör olmuştur. Bu üç siyasi aktör kendi aralarında görev paylaşımı yapmışlar, ulusal bir öz-sorumluluk bilinci ile ve dayanışma halinde sürecin başarıya ulaşmasını sağlamışlardır.
Kronolojide verilmemesine rağmen Adığey Cumhuriyeti’nin siyasi tarihinde yaşanan bir başka önemli gelişme de 29 Mayıs 1997’de “Adığey Cumhuriyeti Anayurda Dönüş Yapanlar Yasası”nın kabul edilmesidir. Bu yasa sayesinde Adığey Cumhuriyeti, Adığe (Çerkes) diasporası ile olan etnokimliksel bağını hukuken de tescillemiş oluyordu. Nüfus yetersizliğini kısa ve orta vadede Ulusal Eşitlik (Paritet) İlkesi ile gidermeye çalışan Adığey yönetimi, bu yasa ile cumhuriyetin demografi sorununa uzun vadede çözüm olabilecek bir alternatifi de realize etme amacını güdüyordu. Zira cumhuriyete adını veren milliyet olarak Adığeler bugün kendi ülkelerinde azınlık durumundadırlar, nüfusun sadece yüzde 25’i Adığe’dir.
Adığey Cumhuriyeti yönetimi, Adığe diasporası ile olan organik bağını “Anayurda Dönüş Düşüncesi” temelinde ve söz konusu yasa sayesinde hukuksal olarak da teyit etmiştir. Böylece Adığe diasporasından kitlesel bir dönüş yapılması ve Adığey’in demografik sorunlarını çözmesi öngörülüyordu.
Aslan Carımov’dan sonra yine halk tarafından seçilerek devlet başkanlığı yapan Hazret Sovmen, yurtsever politikaları ile dikkat çekmiştir. Sovmen dönemi, Adığey’in ulusal devlet yapısının konsolide edildiği yıllar olmuştur.
Vladimir Putin yönetimi tarafından Adığey’in tasfiyesine yönelik bir baskı konseptinin uygulanmaya başladığı yıllarda devlet başkanlığı yapan Sovmen, aynı zamanda bir halk önderi olarak siyasi baskılara çok ciddi bir direniş göstermiş, cumhuriyetin tasfiye edilmesi amacıyla Moskova, Krasnodar ve Adığey Slavlar Birliği’nden gelen tehditleri bertaraf edebilmiştir.
Rusya Federasyonu’nun ve Kuzey Kafkasya’nın en zengin işadamlarından biri olan Hazret Sovmen, ekonomik alanda da dürüst bir yaklaşıma sahip olmuş, cumhuriyeti esir alan kleptokrasinin üzerine kararlılıkla gitmiş, sosyo-patik kaosu bitirmiş ve cumhuriyetteki mafya yapılanmalarını da dağıtmıştır.
Rusya Federasyonu Başkanı’nın ataması ve Adığey Cumhuriyeti Parlamentosu’nun onayı ile devlet başkanlığına getirilen Aslan Thakuşinov döneminde ise Rus yanlısı politikalar izlendiği görülmüştür. Thakuşinov, o döneme dek Adığe halkının elde ettiği ulusal demokratik kazanımları budayan baskı konseptine rıza göstermiş ve Rus yanlısı bir politik çizgi izlemiştir.
Bu durum başta Türkiye’deki Adığe diasporası olmak üzere dünyanın 40’tan fazla ülkesinde yaşayan Adığelerden yoğun tepki almıştır. Çünkü Adığe (Çerkes) kimliği için referans merkezi olarak algılanan bu federe birimin ulusal devlet yapısındaki güçlenme ya da zayıflama doğrudan Adığe (Çerkes) kimliğini de etkileyecektir.
Thakuşinov’dan sonra yine Rusya Federasyonu Başkanı’nın ataması (ve Adığey Cumhuriyeti parlamentosunun onayı) ile Murat Kumpilov devlet başkanlığına getirilmiştir. Murat Kumpilov döneminin Adığelere neler getireceğini ya da Adığelerden neler götüreceğini zaman gösterecektir. Bir değerlendirmede bulunmak için henüz erkendir.
Bununla birlikte, federal merkez tarafından yapılan bir hukuki değişiklik ile devlet başkanlığı seçimlerinin kaldırılmış olması, devlet başkanlarının artık Rusya Federasyonu Başkanı’nın ataması (ve Adığey Cumhuriyeti Parlamentosu’nun onayı) ile göreve getirilmesi, Adığey halkının iradesine ket vuran bir uygulama olarak büyük tepki çekmektedir.
FEDERE CUMHURİYET STATÜSÜNÜN ÖNEMİ
Sovyet döneminde Adığey, özerk bölge statüsü ile Krasnodar Eyaleti’ne bağlıydı. Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne olan bağlılığı da Krasnodar Eyaleti üzerinden sağlanmaktaydı. Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti ise Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin egemen cumhuriyetlerinden biriydi.
Dolayısıyla Sovyet döneminde Adığey Adığeleri sırasıyla Krasnodar Eyaleti, RSFSC ve SSCB ile yönetsel anlamda bir bağımlılık ilişkisi içindeydi. Bu konumu, Sovyet sistemindeki bürokratik yozlaşma nedeniyle onu zamanla çok dezavantajlı bir hale getirmişti. Adığey Özerk Bölgesi üzerinde SSCB yönetiminden, RSFSC yönetiminden ve Krasnodar eyalet yönetiminden gelen üç katmanlı bir bürokratik baskı mekanizması oluşmuş, Adığe halkı Sovyet döneminde de bir ulusal sorunla karşı karşıya kalmıştır. Adığelerin demografik yetersizlikleri nedeniyle ulusal sorun çok daha yoğun biçimde hissedilmiştir.
Adığey Özerk Bölgesi, Leninist Milliyetler Politikası sayesinde elde edilen Sovyet tarzı bir otonomiye sahipti. Otonomi, sosyalist anlamda bir anayasal teminat anlamına geliyordu. Ne var ki, söz konusu Sovyet tarzı otonomi Adığelerin ulusal varlıkları açısından bazı eksiklikler de içeriyordu.
Adığey Özerk Bölgesi Halk Temsilcileri Sovyeti, Krasnodar Eyaleti yönetiminden gelen direktifleri uygulamakla yükümlü bir yürütme organı durumundaydı, yasa çıkaramıyordu ve ayrıca Adığey’in bir anayasası da yoktu. Adığeler kendi ulusal bayraklarını devlet kurumlarında kullanamıyorlardı. Adığey’in bir ulusal marşı ve devlet arması da yoktu. Bu durum Sovyet tarzı otonominin tuhaflığını ve yetersizliğini göstermektedir.
Dolayısıyla Adığey’de federe cumhuriyet statüsünün elde edilmesi son derece önemliydi, Adığe halkının 70 yıllık hayali durumundaydı ve halk yaşamındaki devrimsel bir aşamayı ifade ediyordu.
Federe cumhuriyet statüsü ile Adığey, egemen bir anayasal cumhuriyet haline geldi. Kendi yasama meclisine sahip oldu, ulusal marş, ulusal bayrak ve devlet arması olan bir ulusal devlet biçiminde inşa edildi. Adığelerin Sovyet döneminde yaşadıkları uluslaşma süreci federe cumhuriyet statüsü ile siyasal ve hukuksal açıdan da teyit edildi.
Nitekim, Aslan Carımov cumhuriyetin ilan edildiği 5 Ekim 1990 tarihli Bölge Sovyeti oturumunda, Sovyet Etnografi Teorisi’nin halklar için “Ulus” (Natsiya), “Milliyet” (Natsionalnost) ve “Ulus-altı Statüsünde Olan / Halk” (Narodnost) şeklinde yaptığı sınıflandırmayı eleştiriyor, artık bu tür bir ayrım yapılmaması gerektiğini ifade ediyordu. Zira artık pek çok halk gibi Adığeler de uluslaşmışlar, ulusal kimliklerini inşa etmişlerdi; bir ulusal edebiyatları, sanat, spor, bilim, iktisat ve siyaset gibi pek çok alanda özgün birer ulusal varoluş tarzları vardı.
Sovyet döneminin ardından Adığeler artık 21. yüzyıla hazırdılar, egemen bir federe cumhuriyet ve bir ulusal devlet olarak inşa ettikleri Adığey Cumhuriyeti’nde, sahip oldukları ulusal kimlik ile Rusya Federasyonu’nun eşit statüdeki kurucu bileşenlerinden biri olmuşlardı.
Kendi ülkelerinde azınlık durumunda olmalarına ve 100-150 bin civarındaki nüfuslarına rağmen bu konuma gelmiş olmaları gerçekten önemli bir başarıydı, halkın direniş gücünü gösteriyor ve ulusal yaşamdaki devrimsel bir aşamaya işaret ediyordu.
SONUÇ:
“ADIĞEY’DE YENİ BİR MANTALİTE VE YENİ BAŞLANGIÇLAR…”
Adığey, 21. yüzyılda Putinli yılların baskı ortamında çok ciddi bir ulusal sorunla karşı karşıyadır. Cumhuriyet statüsünün referandum konusu yapılamayacağına ilişkin hukuki düzenlemelerin ortadan kaldırılması, cumhuriyetin sınırlarının değişmezliğine ilişkin hukuki düzenlemelerin iptal edilerek bu konuda da referandumun önünün açılması, Adığey Cumhuriyeti devlet başkanı olabilmek için cumhuriyetin her iki resmi dilini de bilme şartının kaldırılması, Adığey Cumhuriyeti Gümrük Birimi’nin lağvedilmesi ve Adığey’in diğer tüm Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin dâhil edildiği Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi’nin dışında tutularak Güney Federal Bölgesi’ne bağlanması gibi birçok olumsuz yapısal değişiklik gerçekleştirilmiş, adeta Adığey’de federe cumhuriyet statüsünün içi boşaltılmıştır.
Tüm bunlar devletin tasfiyesine yönelik bir baskı konseptinin yürürlükte olduğunu göstermektedir.
Putinli yılların baskı ortamında yaşanan ulusal sorun temelde bir Rus hegemonyası sorunudur; Gramşiyan anlamda “baskı” ve “rıza” unsurları ile karakterize olmaktadır.
Zira federal merkezin baskı politikalarına karşı Adığey Cumhuriyeti yönetimi tarafından rıza gösterildiği görülmektedir. Bu durum, Adığelerin demografik yetersizliklerinin yanı sıra cumhuriyet yönetimi üzerinde halkın ve sivil toplumun denetim kuramaması ile de doğrudan ilgilidir.
Bununla birlikte, cumhuriyetin ilanından günümüze Adığey’de bir devlet geleneği oluşmamış, bu da Adığe ulusal kimliğini zayıflatan temel etkenlerden biri olmuştur. Adığey’in Adığe diasporası ile olan bağının zayıf kalması da ulusal kimliğin güçlenmesini engelleyen bir başka etkendir.
Günümüzde Adığey’de bilinçli bir şekilde yürütülecek etno demografik bir mücadeleye gereksinim duyulmaktadır. Yapılması gereken nüfusun nitelikli artışının sağlanmasıdır.
Bugün Adığey, 96 senelik bir devlet ve 27 senelik bir federe cumhuriyettir. Cumhuriyet ilanından bu yana çeyrek asırdan uzun bir zaman geçmiştir ve artık Adığey’in yeni başlangıçlara ihtiyacı vardır.
Adığeler (Çerkesler), “Umut yaşamın kardeşidir” derler. Ulusal kimlik var olduğu sürece umutları yitirmemek gerekir.
Adığey’de Rus hegemonyasının kırılması, Adığece eğitim sorunlarının çözülmesi, demografik sorunların aşılması ve diaspora ile olan ilişkilerin geliştirip anayurda kitlesel dönüşün realize edilmesi gibi konularda tutarlı politikalar izlenerek ulusal devlet yapısının ve ulusal kimliğin güçlendirilmesi mümkündür.
21. yüzyılda Adığey için yeni bir gelecek vizyonu belirlemek, bu temelde yeni bir mantalite ve yeni bir önder kadro ile yeni başlangıçlar yapmak, Adığe (Çerkes) ulusunun geleceğe umutla bakabilmesi açısından son derece önemlidir.
*Adığey’deki ulusal sorunun Neo-Gramşiyan bir teorik analizi için Bknz. Yeldar Barış Kalkan, Adığey’de Devletleşme Süreçleri ve Ulusal Sorun, Ankara: Phoenix Yayınevi, 2016. 2018 cilt:3 No:2
KAYNAKÇA
Çirg, A.Yu., Denisova N.N. ve Khlınina, T.P. (2002). Gosudarstvennost Adıgei: Etapı Stanovleniya i Razvitiya. (Adığey’in Devlet Yapısı: Oluşum ve Gelişim Aşamaları). 1. Baskı. Maykop: Kaçestvo Yayınevi.
Desyat Let i Vsya Jizn. (On Yıl ve Tüm Yaşam). (1999). A. Keraşev, R. Meretukov ve A. Prenko (Drl). (s.431-437). 1. Baskı. Maykop: Ripo Adıgeya Yayınevi.
Huvaj, F. (2000). Adıgey Cumhuriyeti Yasaları. 1. Baskı. Ankara: Adıge Yayınları. Kalkan, Y.B. (2016).
Adığey’de Devletleşme Süreçleri ve Ulusal Sorun. 1. Baskı. Ankara: Phoenix Yayınevi.
Mekulov, C.Kh., Jenetl N.Kh. (2013). Komitet-40 i Stanovleniye Respubliki Adıgeya. (Komite-40 ve Adığey Cumhuriyeti’nin Oluşumu). 1. Baskı. Maykop: Poligraf Yug Yayıne



