
Bizi diğer kurumlarımızdan ve Çerkes siyasetlerinden ayıran temel fark; "Çerkeslik" için yapılan-yapılacak hiç bir çalışmayı küçümsememekle birlikte; bizim, Çerkes halkının öncelikli görevinin kaybolan dilimizi, sosyal-kültürel değerlerimizi ve gelenek göreneklerimizi korumaya ve yaşatmaya çalışmak değil; bize ait olan, üzerinde bizim egemen olacağımız "yaşam alanımız"ı örgütlemek olduğunu anlatmamızdır.
Başkalarına ait topraklarda, onların izin verdiği kadar ve derme çatma, kırık dökük "aletlerle" "Çerkeslik" yaparak asimilasyonu durduramaz, dilimizi ve kültürümüzü yaşatamaz, geleceğimizi garanti altına alamayız. 150 yıllık diaspora yaşamımız, bunca çabaya rağmen asimilasyonu durduramamış olmamız bunun kanıtıdır.
Bu nedenle biz, "vatanında birlik içinde yaşayan bir ulus olmalıyız" diyoruz. Ulus olmalı; dilimizi, kültürümüzü, gelenek göreneklerimizi bireysel çabalarla değil, devlet gibi bir siyasal kurumun olanakları ile korumaya ve yaşatmaya çalışmalıyız. Yoksa, başkalarına ait olan coğrafyalarda, başka ulusların içinde eriyip yok olacağız.
Sayıca çok daha fazla olduğumuz halde, diasporada hızla asimile olurken, vatanımızda kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü, örf adetlerimizi daha iyi koruyabilmiş ve geleceğe daha güvenle bakabiliyor olmamızın nedeni orada -yetmez ama- bize ait olan bir yaşam alanında siyasallaşmış ve kurumsallaşmış olmamızdır.
Bu kurumlarımızı ve kazanımlarımızı güçlendirmeli, vatana dönüşü örgütlemeli, Çerkes halkının yeniden tarihi vatanında toplumsal ve siyasi birliğini yaratmalıyız.
Bu nedenle ısrarla "Çerkes"i, "Çerkesya"yı ve "Çerkesya'yı yeniden inşa" etmemiz, uluslaşmamız gerektiğini anlatıyoruz.
Bu, bir vizyondur, "ulusal idea"dır. Siyasal, sosyal, kültürel bütün faaliyetlerimizin bu "ulusal idea"yı güçlendirecek ve yakınlaştıracak karakterde örgütlenmesi gerektiği anlamına gelir.
Bütün sosyal-kültürel faaliyetlerde bir vizyon, bir "ulusal idea" yok mudur? Yoktur. Mesela bir Çerkes sadece anadilini veya halk oyunlarını öğrenmek isterken, kendisine Türkiye'de bir gelecek örgütlemek isteyebilir. Vatan kaygısı olmayabilir. Belki de artık Türkiye'nin vatanı olduğunu düşünüyordur.
Biz ama "herşey vatan için" diyoruz. Çerkes halkının tarihi vatanımız Çerkesya'da birliğini örgütlemek, ulus olmak istiyoruz. Bütün sosyal-kültürel faaliyetlerimizde bu bilinci vermeye çalışıyoruz.
Peki nedir ulus olmak? Veya nasıl ulus olabiliriz? Siyaset bilimi bir etnik topluluğun ancak,
1- Ortak bir dili varsa,
2- Ortak bir geçmişe ve kültüre sahipse,
3- Bir vatanı varsa,
4- İktisadi birliğini sağlamışsa,
5- Ve birlikte yaşama ülküsü varsa,
ulus olarak tanımlanabileceğini söylüyor.
Bu nedenle ilk günden beri ulusal kimliğimizi güçlendirecek, uluslaşmamızın siyasi-kültürel ve psikolojik altyapısını hazırlayacak değerleri güçlendirmeye çalışıyoruz.
Bunların başında da "kimlik" ve "vatan" tanımı geliyor.
Çünkü bir etnik topluluk eğer kimliğinin bilincine sahipse ve vatanını sahiplenir, kimliğini vatanı ile buluşturursa önünde sonunda ayakları vatan toprağına basar, vatanında ekonomik birliğini kurar, dilini koruyacak ve geliştirecek kurumları örgütler.
Vatan, yani bir etnik kimliğin üzerinde egemen olacağı coğrafya veya yaşam alanı, uluslaşmanın olmazsa olmazıdır.
Biz bu yaşam alanın örgütlenmesini "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" olarak tanımlıyoruz.
Yani "Çerkesya'nın Yeniden İnşası", Çerkes halkının tarihi vatanı Çerkesya'nın yerli halkı olduğunun ve egemenlik hakkının tanınması, bu topraklar üzerinde yeniden birlik olmasının ve geleceğini örgütlemesinin önündeki bütün engellerin kaldırılması ve hukuki düzenlemelerin yapılması demektir.
Özetle ve madde madde anlatmak gerekirse:
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" öncelikle Çerkes halkında bir kimlik ve vatan bilinci oluşturmaktır.
* Feodal-ulus öncesi kimliklerin ve anlayışların tasfiye edilmesi ve Çerkes ( Adığe ) halkının birliği demektir.
* Çerkes halkının geleceğini ve varlığını garanti altına almasının yolunun ulus olmaktan geçtiğine inanmaktır.
* Ulus olmak, vatan sahibi olmak demektir. Bu nedenle "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi" demek, Çerkes halkının vatanı Çerkesya'da, tek bir siyasi birimde yaşaması gerektiğini anlatmak ve istemek demektir.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" demek, Çerkesya'nın ( bugün Çerkesya üzerinde varolan siyasi birimlerin ) ekonomik, politik, sosyal ve kültürel olarak desteklenmesi, demografyasının lehimize güçlendirilmesi demektir.
* Çerkes ulusal sorununun çözülmesinin ve Çerkes halkının varlığını garanti altına almasının yolunun, "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi"nden geçtiğine inanan bir Çerkes, vatanından feyz alır. Vatanın ihtiyaçlarını önceler. Kendisini vatanındaki tanımlara ve ihtiyaçlara göre yeniden yaratır, örgütler.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi" için çalışan her Çerkes ( Adığe ) vatanın diasporadaki doğal temsilcisi ve koruyucusudur.
* "Çerkesya'nın İnşa Edilmesi" gerektiğine inanan bir Çerkes'in önceliği "vatana dönüş"tür, vatana dönüşü desteklemektir.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi" gerektiğine inanan bir Çerkes vatana dönüşün önündeki siyasi-ekonomik-hukuki engellerin kaldırılması için mücadele eder.
* Hem diasporada Çerkes kalmanın; hem de diasporada yaşayan bütün Çerkeslerin vatana dönmeyeceğini bilir. Bu nedenle anadili, kültürü, gelenek görenekleri yaşatacak, asimilasyonu geciktirecek bütün faaliyetlerin içinde olur. Örgütler.
Demokratik hak ve özgürlük mücadelesi verir.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" sınırların yeniden çizilmesi veya bağımsızlık mücadelesi değil; Çerkes halkının, tarihi toprakları üzerinde yerli halk olarak birlik olma, birlikte yaşama, egemenlik hakkının ve özgürlüklerinin tanınması kavgasıdır.
* Gerek Rusya Federasyonu anayasası ve gerekse uluslar arası yasalar, belgeler... her halkın tek bir siyasi birimde yaşama hakkını tanımakta, garanti etmektedir. "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi" gerektiğine inanan bir Çerkes ( Adığe ) bu hakkını talep eder. Demokratik yollardan mücadele eder.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" mücadelesi veren bir Çerkes bunun bir ırkçılık veya başka etnik-dini kimlikleri Çerkesya'dan temizlemek olmadığını bilir. Çerkesya'da ve Çerkesya'nın içinde olduğu siyasi birimlerde-coğrafyalarda yaşayan bütün etnik ve dini kimliklere saygı duyar. Onları kardeşi-komşusu olarak görür. Onlarla barış içinde ve kardeşçe birlikte yaşama iradesi vardır.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşa Edilmesi" gerektiğine inanan bir Çerkes ( Adığe ) Çerkesya coğrafyasında yaşanacak çatışmaların ve/veya savaşların Çerkes halkına zarar vereceğini bilir. Böyle planları ve niyetleri olanlarla arasına duvar örer.
* Bir gün yeniden inşa edilecek Çerkesya'nın demokratik, insan hak ve özgürlüklerine, doğaya, kadın haklarına saygılı, adil, barış ve huzur içinde kardeşçe birlikte yaşayan halkların, etnik ve dini toplulukların coğrafyası olmasını ister.
* "Çerkesya'nın Yeniden İnşası" bir vatan ve kimlik geliştirme projesi, Çerkes halkının vatanda ve diasporada birliği; Kuzey Kafkasya coğrafyasında yaşayan diğer halklarla eşit, kardeşliğe, yardımlaşmaya ve dayanışmaya dayalı ilişkiler kurmak, bu halkların kimliklerine ve gelecek vizyonlarına saygı duymak demektir.
Dostluk, kardeşlik ve birlik ancak herkesin diğerinin hak ve özgürlüklerine, gelecek vizyonlarına saygı göstermesi ve destek vermesi ile mümkündür.
Çerkesya Hareketi olarak bu vizyonumuzu anlatmaya ve örgütlemeye çalışmaya devam edeceğiz.



