Türkiye'deki Çerkesler ve Kaybolmakta Olan Dilleri: Ertuğrul Mahallesi Örneği - 2 - Medine Yıldız

#12947 Ekleme Tarihi 11/03/2026 03:53:29

Türkiye'deki Çerkesler ve Kaybolmakta Olan Dilleri: Ertuğrul Mahallesi Örneği - 2 - Medine Yıldız

Ertuğrul Mahallesi’nin Etnik ve Kültürel Kimliği 

Dip Notlar

22 Kuşaklar arası dil aktarımının yanı sıra konuşurların kesin sayısı ve toplam nüfustaki oranları, dil eğitimi ve okuryazarlık için materyallerin bulunabilirliği, yeni alanlara ve medyaya cevap verebilme, belgelerin türü ve niteliği, resmî ve kurumsal dil politikaları, dil kullanım alanlarındaki değişimler, topluluk üyelerinin kendi dillerine karşı tutumu gibi ölçütlere göre dillerin güvende veya tehlikede olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır: https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000192416/PDF/192416eng.pdf.multi, s.5 (Erişim Tarihi: 05.03.2020).

23 https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000187026, s.12;41 (Erişim Tarihi: 05.03.2020).

24 F.İnan’ın cümleleri, 2007 yılında çekilmiş bir video kaydından alınmıştır.

25 Adige dili

26 Katılımcılardan 41 bireyin 18 yaş altı çocuğu vardır. Toplam çocuk sayısı 54’tür. Dil aktarımı sağlanabilmiş sadece 3 çocuk bulunmaktadır. 3 çocuktan ikisi (kardeş) bugün Adigey Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Çerkesçeyi annesinden öğrenmişlerdir. Diğerinin ise sadece babası Çerkesçe bilmektedir. Ebeveynlerden çocuğuna dil aktarımını sağlayanlar, mahallenin gelini ve damadıdır.

27 Katılımcıların %30’u bekâr, %68’i evli, %1’i dul, %1’i boşanmıştır.

28 Katılımcılarda iç evlilik %70’tir. Bunlardan %39’u Çerkesçeyi bilmemekte, %31’i anlayabilir ama konuşamaz durumda, %30’u konuşur düzeydedir. İç evlilik yapanların yarısının eşi Çerkes dilini bilmemektedir. Katılımcıların ebeveynlerinde ise iç evlilik %65 oranındadır. Katılımcılardan %17’si konuşur düzeyde Çerkesçe bilmektedir. Konuşur düzeydeki katılımcıların %85’inin hem annesi hem babası Çerkes’tir, hepsi de Çerkesçeyi bilmektedir. Katılımcılardan %26’sı Çerkes dilini anlayabilir ama konuşamaz durumdadır. Bu katılımcıların %56’sının hem annesi hem babası Çerkes’tir. %59’unun hem annesi hem babası, %14’ünün sadece annesi, %27’sinin sadece babası Çerkesçe bilmektedir. Katılımcıların %57’si ise Çerkes dilini bilmemektedir. Bu katılımcıların %63’ünün hem annesi hem babası Çerkes’tir. %39’unun hem annesi hem babası, %9’unun sadece annesi, %32’sinin sadece babası Çerkesçe bilmekte, %20’sinin annesi de babası da Çerkesçe bilmemektedir.

29 Katılımcılarda dış evlilik %30’dur. Bunlardan %68’i Çerkesçeyi bilmemekte, %26’sı anlayabilir ama konuşamaz durumda, %6’sı konuşur düzeydedir. Katılımcıların ebeveynlerinde ise dış evlilik %35 oranındadır. Bunun katılımcılara yansıması şöyledir: %60’ı Çerkesçeyi bilmemekte, %32’si anlayabilir ama konuşamaz durumda, %8’i konuşur düzeydedir.

30 Katılımcılardan 33 kişi, ilkokulu, Ertuğrul Köyü İlkokulunda okumuştur. Öğrenim gördükleri yıllar, 1955-1989 yılları arasındadır. Okul, 1990’dan sonra öğrenci yetersizliği sebebiyle kapatılmıştır. Bugün mahallede bir okul bulunmamakta, öğrenciler il merkezine veya taşımalı eğitim sistemi ile Sarayönü’ne gitmektedir.

31 Sonuçlara göre Çerkes dilinin evde konuşulma sıklığı %39 “hiçbir zaman”, %23 “nadiren”, %26 “bazen”, %9 “çoğu zaman” ve %3 “her zaman”dır.

32 Dil bilmeyen 85 kişinin 73’ü Çerkesçeyi öğrenmek istediğini, 12’si öğrenmek istemediğini belirtmiştir.

33 Çerkesçe Türkiye’de Düzce Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi olmak üzere iki üniversitede, akademik düzeyde öğretilmektedir. Düzce Ünivertsitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı 2013-2014, Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Ana Bilim Dalı 2018-2019 eğitim-öğretim yılında lisans programında öğretime başlamıştır. Millî Eğitim Bakanlığının kararıyla 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaokullarda (5, 6, 7 ve 8.sınıflarda) seçmeli dersler kapsamında haftada iki saat olmak üzere “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersine yer verilmiştir. Seçmeli dersler kapsamında okutulan diller arasında Adigece de yer almaktadır. Seçmeli dersin okutulabilmesi için okullarda en az 10 kişinin aynı dersi seçmesi gerekmektedir. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından “Yabancı Diller Adigece A1 Seviyesi Kurs Programı” hazırlanmış ve Bakanlık Makamının 29.09.2017 tarihli ve 15423715 sayılı kararı ile program onaylanmıştır. Halk Eğitim Merkezlerinde taleplere göre A1, A2 ve B1 seviyelerinde Adigece yer almaktadır. Dersin açılabilmesi için en az 12 kişilik bir grup oluşturma ve öğretmen/usta öğretici bulundurma şartı vardır: http://hbogm.meb.gov.tr/www/kurs-programionaylari-29092017/icerik/696 (Erişim Tarihi: 02.04.2020).

34 Çerkes yazısının tarihçesi için bk. Papşu 2006.

35 Örneğin Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda da bu ikilik devam etmektedir. Ortaokullarda seçmeli ders olarak “Adigece” dersini seçmek isteyen öğrencilerin Kiril veya Latin olmak üzere iki alfabeden birini tercih etmesi gerekmektedir: https://tegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/19160145_2020-2021_eYitim_oYretim_yYlYnda_okutulacak_secmeli_derslerin_secimine_yonelik_acYklama_yazYsY.pdf (Erişim Tarihi: 01.04.2020).

36 bk. dipnot 23

Sonuç

Ruslarla mücadele eden Çerkesler, savaş ve kendilerine uygulanan soykırım sebebiyle hem ana vatanları Kuzey Kafkasya’da hem sürgün sırasında birçok kayıp vermiştir. Bunlara indirildikleri limanlarda soğuk, açlık ve salgın hastalık nedeniyle verilen kayıplar da eklenmiştir. Çerkesler, daimî iskân yerlerinde yaşam kurmaya başlamadan zaten birçok dil konuşurunu kaybetmiştir. Hayatta kalanların sürgün edildikleri yerlerde, uygulanan iskân politikaları sonucu dağınık bir şekilde yerleştirilmeleri de Çerkesçenin korunması ve aktarımı açısından olumsuz bir etken olmuştur.

Ertuğrul Mahallesi’ndeki Çerkeslerin ataları, Konya’ya geldiklerinde yerli halkın arasına yerleştirilmeyi kabul etmeyip müstakil bir yer istemişlerdir. Kendileri için kurulan bu yerleşim yerinde, ilk zamanlar içlerine kapanık yaşamaları, dış etkilerden korunabilmiş olmaları beraberinde getirdikleri dil ve kültürün korunmasına ve aktarımına olanak sağlamıştır. Zamanla bazı etkenlere (dış evlilik, iş, eğitim vb.) bağlı olarak Türk dili ve kültürüyle daha yoğun etkileşim içerisinde olmuşlar ve kısmen kapalı bir toplum olmaktan çıkmışlardır. Buna rağmen Ertuğrul Mahallesi, Çerkes kimliği bilincini büyük ölçüde canlı tutmayı başarmıştır. Mahalle halkının neredeyse tamamının yaklaşık 130 yıl önce iskân edilenlerin neslinden olması, kendi içlerinden olmayanların mahalleye yerleşmelerine sıcak bakmamaları, şehir merkezine veya farklı şehirlere göçler yaşansa da çoğunun mahalle ile irtibatı koparmaması, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bir araya gelebilmeleri, habzenin yaptırım gücü kimlik erimesini büyük bir oranda engellemektedir.

Mahalle halkı, en büyük değerleri olan habzenin korunmasını ve aktarılmasını Çerkes kimliği, kültürü ve dili için elzem görür. Kültürel değerlerinden yok olmuş veya yok olmaya yüz tutmuş ögeler varsa da kalanları yaşatmaya çalıştıkları söylenebilir. Mahalle halkının etnik kimliğini daha çok âdetlere, toplumsal kurallara uyarak sağladığı; dili geri plana ittiği görülmektedir. UNESCO’nun “kırılgan diller” arasına dâhil ettiği Adige (Çerkes) dilinin tehlike durumu, Ertuğrul Mahallesi’nde daha ileri boyuttadır. Çocukların neredeyse hiçbiri Çerkesçeyi bilmemektedir. Nesiller arası dil aktarımı oldukça zayıflamıştır. Bugün dile hâkim olan dil konuşurların büyük çoğunluğu kendilerinden sonraki nesle dil aktarımını büyük ölçüde sağlayamamış 70 yaş ve üstündeki bireylerdir. Bu sonuç, dilin yok olma yolunda ilerlediğinin bir göstergesidir. Çerkes dilinin tehlikeye girmesi en çok, dil bilenlerin kendinden sonraki nesille konuşmamasından kaynaklanmaktadır. Türkçe bilmeyen ilk nesil yerleştiği coğrafyada hayatını devam ettirebilmek, yerli halkla iletişim kurabilmek için Türkçe öğrenmek zorunda kalmıştır. Zamanla iki dilli konuşur hâle gelen Çerkesler, bir müddet sonra da baskın dilin konuşuru olmuşlardır. Eğitimde, işte, medya dilinde baskın dilin hâkimiyeti Çerkesçenin işlevini ve prestijini kaybettirmiştir. Kısaca, Türkçe önceleri zorunda oldukları için öğrenilmesi gereken bir dil iken zamanla işlevsel ve prestijli olduğu için ana dillerine tercih edilen bir dil hâlini almıştır. Henüz konuşurları bulunduğu için mahallede Çerkesçenin öldüğü söylenemez; fakat önlem alınmaz ve bu şekilde devam ederse dil ölümünün gerçekleşmesi kaçınılmaz görülmektedir.

Attachment

Kaynaklar

Aitchison, Jean (2001). Language Change: Progress or Decay?. Third Edition. United Kingdom: Cambridge University Press.

Akyüz, Jülide (2008). “Göç Yollarında: Kafkaslardan Anadolu’ya Göç Hareketleri”. bilig. S 46, s. 37-56.

Berber, Ferhat (2011). “19. Yüzyılda Kafkasya’dan Anadolu’ya Yapılan Göçler”. Karadeniz Araştırmaları. S 31, s. 17-49.

Berkok, İsmail (1958). Tarihte Kafkasya. İstanbul: İstanbul Matbaası.

Besleney, Zeynel Abidin (2016). Türkiye’de Çerkes Diasporasının Siyasi Tarihi. (çev. Demirci, Evren). İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Bice, Hayati (1991). Kafkasya’dan Anadolu’ya Göçler. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.

Clifford, James (1994). “Diasporas”. Cultural Anthropology. 9/3, p. 302-338.

Cohen, Robin (2008). Global Diasporas: An Introduction. Second Edition. London and New York: Routledge.

Crystal, David (2015). Dillerin Katli. (çev. Cansız, Gökhan). 3. Baskı. İstanbul: Profil Yayıncılık.

Güleç Solak, Sevcan (2017). “Mekân-Kimlik Etkileşimi: Kavramsal ve Kuramsal Bir Bakış”. Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi. 6/1, s.13-37.

Güngör, Fethi (2006). “Kafkasya’da Soykırım ve Sürgün -Kısa Bir Sosyolojik Tahlil-”. Geçmişten Günümüze Kafkasların Trajedisi. Uluslararası Konferans 21 Mayıs 2005. İstanbul: Kafkas Vakfı Yayınları.

Habiçoğlu, Bedri (1993). Kafkasya’dan Anadolu’ya Göçler. İstanbul: Nart Yayıncılık.

Habiçoğlu, Bedri (2001). “Göçün (veya Sürgünün) Nedenleri”. Çerkeslerin Sürgünü. s. 118- 123. Ankara: Kafkas Derneği Yayınları.

İpek, Nedim (1991). “Kafkaslar’dan Anadolu’ya Göçler (1877-1900)”. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 6/1, s. 97-134.

Johanson, Lars (2016). Türk Dili Haritası Üzerinde Keşifler. (çev. Demir, Nurettin ve Yılmaz, Emine). 4. Baskı. Ankara: Grafiker Yayınları.

Karabulut, Ferhat (2005). “Dil Ölümü Bağlamında Kayseri’de Yaşayan Uygur Türk Toplumu”. bilig. S 35, s. 17-47.

Karaman, Kasım (2010). “Ritüellerin Toplumsal Etkileri”. SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimleri Dergisi. S 21, s. 227-236.

Karpat, Kemal H. (2003). Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri. (çev. Tırnakçı, Bahar). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.

Kaya, Ayhan (2011). Türkiye’de Çerkesler: Diasporada Geleneğin Yeniden İcadı. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Koca Sarı, Selcen (2016). “Tehlikedeki Dil Olgusunu Ortaya Çıkaran Etkenler ve Tehlikedeki Türk Dilleri”. Tehlikedeki Türk Dilleri I: Kuramsal ve Genel Yaklaşımlar. (ed. Eker, Süer ve Çelik Şavk, Ülkü). C 1, s. 205-224.

McCarthy, Justin (2012). Ölüm ve Sürgün: Osmanlı Müslümanlarının Etnik Kıyımı (1821-1922). (çev. Sarıkaya, Fatma). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Nettle, Daniel ve Romaine, Suzanne (2002). Kaybolan Sesler: Dünya Dillerinin Yok Oluş Süreci. (çev. Turgan, Harun Özgür). İstanbul: Oğlak Yayınları.

Özkiraz, Ahmet ve Çetin, Mehmet (2015). 1864 Çerkes Sürgünü Sonrası Anadolu’da Çerkes İskanı ve Osmanlı Devleti’nin Göçmenlere Karşı Politik Tutumu. Tesam Akademi. 2/2, s. 9-28.

Özsaray, Mustafa (2012). Çerkeslerin İslamlaşması - Çerkeslerin Eski Dinleri ve İslamiyetin Kuzey Kafkasyaya Girişi. İstanbul: İz Yayıncılık.

Papşu, Murat (2006). “Çerkes-Adığe Yazısının Tarihçesi”. Nart. S 51, s.25-30.

Safran, William (1991). “Diasporas in Modern Societies: Myths of Homeland and Return”. Diaspora: A Journal of Transnational Studies. 1/1, p. 83-99.

Saydam, Abdullah (1997). Kırım ve Kafkas Göçleri (1856-1876). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Tavkul, Ufuk (2018). Kafkasya’da Kültürel Etkileşim: Sosyo-Linguistik Bir Araştırma. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Türkçe Sözlük (2011). 11. Baskı. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Yaşayanlar, İsmail (2015). “Kafkas Göçmenlerinin Anadolu’da İskanları ve Osmanlı Devleti’nin Göçmenlere Yönelik Sosyal ve Ekonomik Politikaları”. Yeni Türkiye, Kafkaslar Özel Sayısı IV. S 74, s. 670-679.

Yılmaz, Mehmet (1996). Konya Vilâyetinde Muhacir Yerleşmeleri. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi.

Yılmaz, Mehmet (2017). “Konya’da Çerkez Yerleşimleri”. Konya Araştırmaları Göç ve İskân. (ed. Aköz, Alaattin ve Yörük, Doğan). Konya: Palet Yayınları, s. 251-268.

Genel Ağ Kaynakları

http://hbogm.meb.gov.tr/www/kurs-programi-onaylari-29092017/icerik/696 (Erişim Tarihi: 02.04.2020).

https://tegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/19160145_2020- 2021_eYitim_oYretim_yYlYnda_okutulacak_secmeli_derslerin_secimine_yonelik_acYklama_yazYs Y.pdf (Erişim Tarihi: 01.04.2020).

https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000187026 (Erişim Tarihi: 05.03.2020).

https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000192416/PDF/192416eng.pdf.multi (Erişim Tarihi: 05.03.2020).

https://www.ab.gov.tr/files/pub/abuyp.pdf (Erişim Tarihi: 10.04.2020).

https://www.gks.ru/free_doc/new_site/perepis2010/croc/Documents/portret-russia.pdf (Erişim Tarihi: 07.03.2020).

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/12/20121206.pdf (Erişim Tarihi: 02.05.2020).

Başbakanlık Osmanlı Arşivi Belgeleri (BOA)

BOA, DH.MKT. nr.2/61

BOA, İ.DH. nr.1226/95953

BOA, İ.DH. nr.1301/26

BOA, MV. nr.50/51

Kaynak: Tehlikedeki Diller Dergisi/Journal of Endangered Languages TDD/JofEL Winter /Kış 2021/18

  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks