Çağdaş Rus-Türk İlişkilerinin Bir Unsuru Olarak Çerkes Etnik Mobilizasyonu - Veronika Tsibenko

#13623 Ekleme Tarihi 02/07/2026 02:02:18

Çağdaş Rus-Türk İlişkilerinin Bir Unsuru Olarak Çerkes Etnik Mobilizasyonu

Veronika Tsibenko*

Özet

Çerkes sorunu, yaklaşık iki yüz yıldır Rus-Türk ilişkilerinde önemli bir rol oynamaktadır. 19. yüzyılın ilk üçte birinde Batı Kafkasya'nın fiilen Rus İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmesinden bu yana uluslararası politikada büyük önem kazanmıştır. 20. yüzyılın 80'li yıllarının sonlarında "Demir Perde"nin yıkılması ve Çerkes diasporasıyla yakın ilişkilerin yeniden kurulmasıyla başlayan Çerkes etnik mobilizasyon süreci, Çerkes sorununun uluslararası sahnede güncellenmesinde yeni bir sayfa açmıştır. SSCB'nin çöküşü, Çerkes halkları da dahil olmak üzere Kafkas halklarının geleceğini günün sorunu haline getirmiştir. O zamandan beri Çerkes toplumu derin değişiklikler geçirmiştir. Rusya'daki Adıge halklarını (Kabardiyalılar, Çerkesler, Adiğler ve diğerleri) "Çerkesler" ortak adı altında birleştirme girişimleri, diasporadaki kimlik değişimiyle birlikte başlamıştır. Çerkes-Kafkas kimliği, Çerkes-Adıge kimliğine dönüşmektedir. Ayrıca Abhazlar ve Çeçenler Çerkes toplumundan ayrılarak kendi ulusal projelerini yürütmeyi tercih ettiler. Çerkes ulusal hareketinin gelişmesine yönelik ilave ivme, 2014 Kış Olimpiyatları öncesinde uluslararası ilginin Soçi'ye yönelmesini sağladı. Türkiye'de geniş ve politik olarak aktif Çerkes diasporasının varlığı, Çerkes etnik mobilizasyonun günümüz Rusya-Türk ilişkileri üzerindeki etkisini önemli kılmaktadır. Genellikle olumsuz olarak değerlendirilse de, Rusya-Türkiye ilişkilerinde Çerkes faktörünün olumlu potansiyelini görme eğilimindeyiz.

Anahtar Kelimeler: Kafkasya, Etnik Mobilizasyonu, Çerkesler, Çerkes Soru: Rus-Türk İlişkileri.

* Prof Dr Veronika Tsibenko, Güney Federal Üniversitesi (Rostov) Disiplinlerarası Çalışmalar Merkezi Müdürü, Türkolog

Çerkes etnik hareketliliği, neredeyse iki yüz yıldır Rus-Türk ilişkilerinde önemli bir rol oynamaktadır. Son dönemde hem Rusya'da hem de Türkiye'de Çerkes ulusal hareketinde yeni bir yükseliş görülmektedir; bu durum, söz konusu süreçlerin incelenmesini bilhassa önemli kılmaktadır.

Batı Kafkasya'nın 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'nın sonuçlarına göre hukuken Rus İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmesiyle birlikte, Çerkeslerin etnik seferberliği uluslararası siyasette ilk kez büyük bir önem kazandı. 1829 tarihli Edirne Barış Antlaşması'nda Sultan, Rus Çarı'nın Kafkas toprakları üzerindeki egemenlik hakkını tanıdı; böylece Rusya, Kuban Nehri ağzından St. Nicholas iskelesine kadar uzanan Karadeniz'in tüm doğu kıyısını ve Anapa, Sujuk-Kale ve Poti'deki Osmanlı kalelerini elde etti. Rus tarafınca hazırlanan antlaşma taslağında da belirtildiği üzere: "Söz konusu bölgeler —özellikle Anapa— Rusya için yalnızca topraksal bir kazanım olarak değil, aynı zamanda Rusya'nın sınır bölgelerinin ve bilhassa Karadeniz'in Asya kıyılarının güvenliği ile gelecekteki huzurunun bir teminatı olarak büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak bu, oradaki paşaların davranışlarıyla hâlâ körüklenen süregelen çatışmaları durdurmaya yönelik bir araç; dolayısıyla Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki anlaşmazlıkların henüz sönmemiş kıvılcımlarını söndürmenin de bir yoludur." 1

Nitekim kısa süre içinde Rus-Türk ilişkileri olumlu bir seyir izlemeye başladı; Rus Çarı ile II. Mahmud arasında, I. Nikola'nın Osmanlı'ya bağlı Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile yapılan Türk-Mısır Savaşı sırasında Sultan'a sağladığı askeri desteğin pekiştirdiği bir dostluk gelişti. 1833 yılında, iki imparatorluk arasında barış, dostluk ve savunma ittifakını öngören Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı.

Bununla birlikte, Batı Kafkasya'nın Rusya'ya katılması, stratejik öneme sahip bu bölgedeki güç dengesini önemli ölçüde değiştirmiş ve "Büyük Oyun" kapsamında Büyük Britanya ile Rusya arasındaki rekabeti şiddetlendirmiştir. Britanya İmparatorluğu, Rusya'nın Karadeniz ve Kafkasya'daki varlığını; Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Hindistan'daki ticari çıkarlarına yönelik doğrudan bir tehdit olarak görmüştür. Serbest ticaret ilkesini savunup Edirne Barış Antlaşması'nı gayrimeşru sayan Büyük Britanya, Çerkes kabileleriyle ticari ilişkiler kurmuştur. İngiliz ajanları Çerkesya'ya uzun yolculuklar gerçekleştiriyor; beraberlerinde silahlar, bağımsızlık fikirleri ve Rus düşmanlığı getiriyorlardı.İngiliz Hükümeti'nin görevlilerinden biri ve Çerkes bayrağının gelecekteki yaratıcısı olan David Urquhart Çerkeslerin yanına gittiğinde, Atlas Okyanusu'ndan Hint Okyanusu'na kadar uzanan Avrupa ve Yakın Doğu coğrafyasında Çarlık yayılmacılığına direnmeye hazır tek halkı onlarda buldu. "İşte o anda, dudaklarımdan gayriihtiyari bir kehanet dökülüverdi: 'Artık kabileler değil, bir halksınız; siz Çerkeslersiniz ve burası Çerkesya'dır.'"3

Çerkeslerin "devletsiz toplum"4 yapısındaki dağınık kabilelerini birleştirme yönündeki tüm çabalara rağmen, bu hedefe ancak 1861'de kısmen ulaşılabilmiştir. Ardından, Rusya, Türkiye ve Britanya yöneticilerine heyetler gönderen Çerkes istişare meclisi (Meclis) oluşturuldu. Ancak Meclis'in kuruluşunda yalnızca üç Çerkes kabilesi (Abzahlar, Şapsığlar ve Vubıhlar) yer aldı. 1863 yılında, İngiltere'nin desteğiyle İstanbul'da İsmail Barakay ve Beçhan Efendi liderliğinde Çerkes Meclisi kuruldu. 1864'e gelindiğinde Kafkas Savaşı çoktan sona ermişti; bu nedenle Çerkeslerin birleşik bir ulusal hareket geliştirip uluslararası alanda tanınma sağlamaya vakitleri kalmamıştı. Kafkas Savaşı'nın sona ermesi, Çerkeslerin büyük bir kısmı için umutların yıkılması ve Kafkasya'dan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına yönelik kitlesel bir göç dalgası anlamına geliyordu.

O tarihten bu yana, Kafkasya ve Diasporadaki Çerkeslerin tarihi iki farklı doğrultuda gelişmiştir. Bu durum, en büyük Çerkes diasporasının bulunduğu Rusya ve Türkiye'deki Çerkeslerin kimliklerinin dahi birbirinden önemli ölçüde farklılaşmasına yol açmıştır. Türkiye'de Osmanlı geleneği uyarınca etnik kökenlerine bakılmaksızın Kafkasya'dan gelen tüm göçmenler "Çerkes" olarak adlandırılırken; Rusya'da "Çerkes" yalnızca Adıgeler olarak anlaşılır ki bu da Batı Kafkasya'daki doğru etnik ayrımı yansıtır. 

Çerkes etnik hareketliliği Rus-Türk ilişkilerinde önemli bir unsur haline gelirken, Çerkes meselesinin hem Rusya hem de Türkiye açısından özel bir önem taşıdığı birkaç temel dönemi ayırt etmek gerekir. İlk dönem, aralarında çok sayıda Çerkesin de bulunduğu Jön Türklerin iktidara gelmesiyle ilişkilidir. Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırlarını genişletmeye yönelik stratejik planlarına Kafkasya'yı da dahil etmişlerdi. Çerkesler, daha 1908 yılında İstanbul'da, Osmanlı ordusunun mareşal ve generallerinden oluşan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti'ni kurdular. Cemiyetin temel amacı Kafkasya'nın bağımsızlığını sağlamaktı; bu nedenle liderleri ve üyeleri, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun Kafkas Cephesi'ndeki askeri harekatlarında aktif rol aldılar.5

Bu dönemde Çerkes ulusal hareketine tam destek Almanya tarafından sağlandı. Nitekim 1914 yılında Alman yönetimi, İstanbul'daki Büyükelçisi Hans Freiherr von Wangenheim aracılığıyla Kuzey Kafkasya diasporasının liderlerine —Çerkes lider Fuad Paşa ve Dağıstanlı Muhammed Fazıl Paşa— Kafkasya'daki Rus birliklerine karşı bir direniş hareketinin örgütlenmesi konusunda maddi ve istihbarata dayalı destek ile savaşın sona ermesinin ardından bağımsız bir Kafkasya Konfederasyon Devletinin tanınması sözünü verdi.  Almanya ayrıca, Kafkas cephesinde Rusya'ya karşı kullanmak üzere bir Çerkes lejyonu oluşturma planları üzerinde de duruyordu.6  Çerkesler, 1915 yılında Müşir Fuad Paşa komutasında ve Jön Türklerin desteğiyle Kafkasya İstiklal Komitesi'ni kurdular. Komite derhal Almanya ve Avusturya-Macaristan'a bir heyet göndererek Kafkasya'nın bağımsızlığının tanınmasını ve ayrıca manevi ve maddi destek talebinde bulundu.

1918 yılında Türkiye'de, Kafkasya'nın Rusya'dan bağımsızlığı için mücadele eden Kuzey Kafkasya Cemiyeti (Şimali Kafkas Cemiyeti) kuruldu. Cemiyet; bir yanda Çerkes ulusal hareketinin temsilcileri, diğer yanda ise Jön Türk Hükümeti ve Osmanlı toplumu arasında arabuluculuk yapmak üzere yapılandırılmıştı. Cemiyet, doğrudan Enver Paşa ve Talat Paşa tarafından denetleniyor ve finanse ediliyordu.8  Ancak, tüm bu girişimler Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sona erdi. Türk milliyetçiliği ve Sovyetler Birliği ile sürdürülen iyi komşuluk ilişkileri, bir süreliğine Çerkes etnik hareketliliğinin siyasi çıkarlar uğruna kullanılmasını engelledi. Tek bir Türk ulusunun parçası haline gelen Çerkesler, büyük ölçüde ana dillerini yitirdiler ve asimilasyona maruz kaldılar.

Buna karşılık Rusya'da, çeşitli büyük Çerkes kabilelerinin ulusal kimliğinin zorunlu olarak geliştirilmesi süreci yaşanmış; ulusal kültürün desteklenmesine ve yazı dillerinin geliştirilmesine yönelik projeler hayata geçirilmiştir. Sovyet sosyal mühendisliğinin bir sonucu olarak; "Çerkes", "Kabardey" ve "Adıge" halkları SSCB'nin "adını taşıyan ulusları" (titüler ulusları) haline geldi. Türkiye Çerkeslerinin aksine, sürekli bir nüfus artışı sergiliyorlardı (Şekil 1). Bazı araştırmacılar, Çerkeslere yönelik Sovyet ulus inşası sürecini, tek bir Çerkes ulusunun Rusçada farklı etnik adlara sahip ayrı ve yapay "Sovyet *narodnost*'larına (etnik topluluklarına)"10 bölünmesi olarak görseler de; Sovyet iktidarının "tek bir etnosu" üç ulusal devlet oluşumu arasında kasıtlı ve "yapay" bir biçimde böldüğü yönündeki yargıların tatmin edici kanıtlardan yoksun olduğunu ve modern etno-ideolojik kavramların geçmişe yansıtılmasına dayandığını savunan Aslan Borov'un görüşüne katılmak mümkündür. Ulusal özerk bölgelerle "ulusal devlet yapısı" oluşturulması amaçlanmamış; bu bölgelerin sınırları herhangi bir halkın "tarihsel toprakları" temelinde değil, ulusal grupların mevcut yerleşim durumları ve halihazırdaki etnografik sınırlar esas alınarak belirlenmiştir.11  Dahası, 1922'de Çerkes halkları kendi bağımsız bölgelerine kavuştu; 1936'da Kabardey-Balkar Cumhuriyeti kuruldu; 1990 ve 1992 yıllarında ise sırasıyla Adıge Cumhuriyeti ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti oluşturuldu.

Attachment

                                                 Şekil 1- Rusya'daki Çerkes halklarının nüfus artışı

 

1 Vitaliy Sheremet, Türkiye ve Edirne Antlaşması (1829). *Doğu Sorunu Tarihinden* (Rusça), "Nauka", Moskova, 1975, s. 89-90.

2 Veronika Tsibenko, Sergey Tsibenko, "Çerkes Sorunu: İçerik ve Algının Dönüşümü" Bylye Gody, 2015, Cilt. 36, Sayı 2, s. 450-4

3 Charles King, "Imagining Circassian: David Urquhart and the Making of North Caucasian Nationalism," (Çerkesya'yı Hayal Etmek: David Urguhart ve Kuzey Kafkasya Milliyetçiliğinin Oluşumu) Russian Review, Nisan 2007, Cilt 66, Sayı 2, s. 252.

4 Patrick Manning, "Just Like England: On the Liberal Institutions of the Circassians" (Tıpkı İngiltere Gibi: Çerkeslerin Liberal Kurumları Üzerine), Comparative Studies in Society and History (Toplum ve Tarihte Karşılaştırmalı Çalışmalar), 2009, Cilt 51, Sayı 3, s. 598.

5 Elmas Zeynep Aksoy "Çerkes Teavün Cemiyeti" Toplumsal Tarih (In Turkish) Eyl. 2003, No. 117, pp. 100-101.

6 Werner Zürrer, Avrupa Gözüyle Çerkesler (Anı-İnceleme) (In Turkish) / W. Zürrer B. Özbek ve diğerleri., "Kafdağı Yayınları" Ankara, 1997, s. 69-71

7 Aydın Turan ""Kafkasya Komitesi ve "Türkiye'de ki Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi" Üzerine Bazı Kaynaklar. Gotthard Jaschke'nin Bir Makalesi" Tarih ve Toplum, (In Turkish), 1997, No 165, s. 14-15

8 Mustafa Butbay,Kafkasya Hatıraları, "Türk Tarih Kurumu Yayınları", Ankara, 1990, s. 1-2

9 William Brice, "The Population of Turkey in 1950" (1950'de Türkiye'nin Nüfusu), The Geographical Journal, Eylül 1954, Cilt 120, Sayı 3, s. 350.

10 Sufian Jemukhov, "2014 Soçi Olimpiyatlarının Çerkes Boyutu", Ponars Politikası Not, 2009, Sayı 65, s. 1.

11 Aslan Borov, Tarihsel-siyasi bir olgu olarak "Çerkes sorunu" (Rusça), "PH KBSC, RAS", Nalçik, 2012, s. 17-18

 

Türkiye'de Çerkes ulusal hareketinin bir kısmı, 50'li yıllarda NATO'ya katılım nedeniyle ortaya çıkan ve Sovyet karşıtı hareketin bir parçası olan bir grup insanla birlikte hareket etmeye başladı. Türk Çerkeslerin bir kısmı Sovyet karşıtı harekete katılarak Türk aşırı milliyetçileriyle aktif olarak işbirliği yaptı. 1951 yılında, organizatörleri arasında İmam Şamil'in torunu Avar Said Şamil'in de bulunduğu Kuzey Kafkas Türk Kültürü ve Yardım Derneği (Kuzey Kafkas Türk Kültürü ve Yardım Derneği) kuruldu. Dernek, güçlü milliyetçi ve anti-komünist duruşuyla öne çıkıyordu ve birleşik ve bağımsız Kafkasya'yı savunuyordu.

O dönemde Çerkesler, Amerika Birleşik Devletleri'nin ilgi odağı haline geldi. 1952'de Çerkes Yardım Derneği (CBA) kuruldu ve 1965'te Kuzey Kafkasya'nın Kurtuluşu Komitesi oluşturuldu. Çerkes meselesine duyulan ilgi; William Edward David Allen, Peter Brock, Paul Muratoff ve Charles Webster gibi Batılı uzmanlar tarafından ortaya kondu. O dönemde Batı'daki çalışmalara, Rusya ve Sovyetler Birliği'ne özgü olduğu iddia edilen; sınırlarını genişletme ve ilhak edilen bölgeleri "köleleştirme" eğilimi görüşü hakimdi. Bu tezi kanıtlamak amacıyla, özellikle 19. yüzyıla ait yazılardan —örneğin Kafkasya'yı Türkiye, İran ve dolayısıyla İngiliz Hindistanı'nı Rus saldırılarına karşı koruyan bir kalkan olarak tanımlayan David Urquhart'ın eserlerinden— aktif bir şekilde yararlanıldı.

"Demir Perde"nin, bu fikirlerin Batı Kafkasya'ya nüfuz etmesini engellediği belirtilmelidir. Yurt dışındaki Çerkeslerle etkileşim, özel olarak kurgulanmış programlar çerçevesinde gerçekleşmiş ve Sovyetler Birliği'nin öncelikleri ile hedefleri doğrultusunda yürütülmüştür. Bu amaçla, 1955'te kurulan "Yurt Dışındaki Soydaşlarla İlişkiler Derneği (Rodina)" ve 1966'da kurulan Sovyet Yurt Dışındaki Soydaşlarla Kültürel İlişkiler Komitesi'nin Kabardey-Balkar şubesi kullanılmıştır. Bu kuruluşların faaliyetleri öylesine etkili olmuştur ki, sosyalist fikirleri Diaspora Çerkesleri arasında başarıyla yaymışlardır. Türkiye'deki temaslar ise 1961 yılında kurulan Kuzey Kafkasya Kültür Derneği aracılığıyla sağlanmıştır. Böylece, o dönemde SSCB'nin izlediği etkili bir strateji, Çerkes etnik hareketliliğinin Sovyet-Türk ilişkileri açısından olumsuz bir unsura dönüşmesini engellemiştir.

Çerkes etnik seferberliğinin gelişiminde yeni bir aşama, 20. yüzyılın 80'li yıllarının sonlarında başladı ve Çerkes meselesinin uluslararası arenada gündeme gelmesi bakımından yeni bir dönem açtı. SSCB'nin dağılması, Çerkesler de dahil olmak üzere Kafkas halklarının geleceğini günün önemli bir meselesi haline getirdi. O dönemde Batı Kafkasya'da, emperyalist Çarlığa karşıtlık ruhuyla şekillenen ve Çerkeslerin (ve diğer halkların) geçmişinin yorumlanmasına dair Sovyet tarih yazımı geleneğiyle örtüşen bir "Çerkes Soykırımı" kavramı oluştu. 1990 yılında Nalçik'te düzenlenen "Kuzey Kafkasya Halklarının Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Muhacirlik Sorunları" başlıklı konferansta, Rus Çarlarının Kafkasya bölgesindeki politikasının "işgalci ve sömürgeci nitelikte olduğu; ayrıca Adigelerin ve diğer yerel halkların köleleştirilmesi, soykırıma uğratılması ve anavatanlarından sürülüp uzaklaştırılmasıyla bağlantılı olduğu" yönünde nihai bir sonuca varıldı.12

1991 yılında Nalçik'te Birinci Dünya (Uluslararası) Çerkes Kongresi düzenlendi ve burada Uluslararası Çerkes Birliği'nin kurulmasına karar verildi. Bu karar, bir yıl önce Den-Alerdnik'te Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, Almanya Federal Cumhuriyeti, Hollanda
ve Kabardey-Balkar'dan Çerkes örgütlerinin konferansında hazırlanmıştı. Türkiye'de ise Çerkes Derneklerinin konsolidasyonu gerçekleştirildi. 1991 yılında on dört örgüt Kafkas Dernekleri Koordinasyon Konseyi'ni (Kafkas Dernekleri Koordinasyon Kurulu, KAF-KUR) oluşturdu.

20. yüzyılın 90'lı yıllarında Çerkes etnik mobilizasyonun Rus-Türk ilişkileri açısından sorunlu bir meseleye dönüşmesi için gerekli tüm koşullar mevcut olsa da, bu konu daha acil diğer sorunların gölgesinde ikinci planda kalmıştır. Bununla birlikte, o dönemde Çerkes etnik mobilizasyonun örgütsel yapısı oluşturulmuştur. Bu süreç, 2000'lerin başında kültürel-eğitimsel faaliyetlerden siyasi faaliyetlere yönelen çok sayıda Çerkes sivil toplum örgütü, birliği ve federasyonunun kurulmasıyla devam etmiştir. 

Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin (IOC) 2014 Kış Olimpiyatları'nı Rusya'da düzenleme kararı sonrasında Soçi'ye yönelen uluslararası ilgi, Çerkes ulusal hareketinin gelişimine yeni bir ivme kazandırdı. Çerkes Soykırımı ve "Çerkes topraklarında düzenlenecek kanlı Olimpiyat Oyunları" söylemleri, Çerkes hareketine etno-politik gündemini yeniden şekillendirmesi ve tüm hedeflerini gerçekleştirme yolunda yeni bir ivme yakalaması adına "altın bir fırsat" sundu.13  O dönemde çeşitli uluslararası yapılar, halka açık etkinliklerin başlatıcısı veya sponsoru sıfatıyla Çerkes etnik hareketliliğini açıkça desteklemeye başladı. Nitekim Jamestown Vakfı (ABD), "Çerkes Soykırımı" temasına odaklanan bir dizi konferans ve seminer düzenledi. "Gizli Milletler, Süregelen Suçlar: Çerkesler ve Kuzey Kafkasya Halkları – Geçmiş ile Gelecek Arasında" başlıklı etkinliklerden birinde, Gürcistan hükümetinden Çerkes soykırımını tanıması yönünde bir talep ortaya kondu ve bu talep derhal yerine getirildi.

Çerkes örgütlerinin Türk hükümeti üzerindeki yoğun baskısına rağmen, Çerkes meselesinin Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklığı engellemesine izin verilmedi. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Olimpiyat Oyunları'nı boykot etmeyi reddetmekle kalmadı, aynı zamanda Soçi'deki kutlama etkinliklerine bizzat katıldı.

Bu dönemdeki Çerkes talepleri, Olimpiyatların Çerkes topraklarında düzenlenmemesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda üç stratejik hedefi de kapsıyordu: Çerkes soykırımının tanınması, Çerkes topraklarının anavatanda birleştirilmesi ve "sürgün edilen" nüfusun geri dönüşü.14 Dolayısıyla, Çerkesler nezdindeki Çerkesya tasviri önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Örneğin, Çerkes aktivistlerce dolaşıma sokulan haritalardan birinde Çerkesya, Adıge halklarının yerleşim bölgesinin sınırlarını öylesine aşmaktadır ki; etnik açıdan karma nüfusa sahip Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes ve Adıgey'in yanı sıra Stavropol ve Krasnodar bölgelerine, hatta Rostov bölgesinin bir kısmına ve Kalmukya Cumhuriyeti'ne kadar uzanmaktadır (Şekil 2).

Attachment

                                                          Şekil 2- Çerkesya

Bi Mahmut, "Çerkes Uygarlığı'nı ve Ruhu'nu Yaşatacak Olan, Bizdeki, İçimizdeki Sönmeyen Ateştir" [Elektronik kaynak], Cherkessia (Türkçe), erişim adresi: http://cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=4091 (erişim tarihi: 23 Kasım 2015).

12 Kuzey Kafkas Halklarının Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve Muhacir Sorunları (In Russian), "Elburus", Nalçik, 1994, s. 260.

13 Tiago Ferreira Lopes, "Çerkes Etnonasyonal Gündemi İçin Son Oyun mu Yoksa Yeni Oyun mu?"
[Elektronik kaynak], Stratejik Bakış Açısı, şu adreste mevcuttur: www.strategicoutlook.org/caucasus/news-end-game-or-new-game-to-the-circabianethnonational-agenda.html (erişim: 23 Kasım 2015).

14 Sufian Jemukhov, "Modern Çerkes Milliyetçiliğinin Doğuşu", Nationalities Papers: The Journal of Nationalism and Ethnicity, 2012, Cilt 40, Sayı 4, s. 505.

 

Bu dönemde Çerkeslerin etnik mobilizasyonunda İnternet öncü bir rol oynamaya başladı. Sosyal ağlarda Çerkeslerin taleplerini dile getiren yüzlerce Çerkes web sitesi, grubu ve topluluğu ortaya çıktı. Aynı durum, bloglarda ve kısa mesaj servislerinde de görüldü. 2014 yılında gerçekleştirilen ve Çerkeslerin Adigece, Rusça, Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerindeki internet faaliyetlerini inceleyen araştırmanın sonuçlarına göre, en yüksek düzeydeki faaliyet ve siyasallaşma, Türkiye Çerkeslerinde görülmüştür. Türkçe segmentte web sitelerinin yarısından fazlası günlük veya düzenli olarak güncelleniyordu. Ancak Rusça ve İngilizce segmentlerde durum oldukça farklıydı (Şekil 3). İngilizce segment, Çerkes soykırımı da dahil olmak üzere Çerkes sorunuyla ilgili yeni bilgi üretiminde önde gelen segment oldu. Materyaller Batılı uzmanlar (araştırmacılar ve gazeteciler) tarafından İngilizce olarak yazıldı ve daha sonra internet aracılığıyla diğer dillere yayıldı. Aksine, Rusça segment için Çerkes sorunu güncel bir sorun değildi. Dolayısıyla, internetteki Çerkes etnik seferberliği, bu dönemde üçüncü şahısların aktif katılımıyla Rus-Türk ilişkilerini de olumsuz etkiledi.

                   Attachment

                                                            Şekil 3. Çerkes Web Sitelerindeki Güncellemeler. Ocak 2015 verileri.

15 Veronika Tsibenko, Sergey Tsibenko, "Çerkes Web Kaynakları: Yapısal Özellikler, Gelişim Dinamikleri, İçerik Yönleri", Naučnaâ mysl' Kavkaza (Rusça), 2015, Sayı 2, ss. 64-69.

 

Çerkes meselesinin gündeme gelme noktasındaki zirvenin, Soçi Olimpiyatları'nın ve Kafkas Savaşı'nın sona ermesinin 150. yıl dönümü olan 2014 yılında yaşanacağı öngörülmüş olsa da, Türkiye'deki Çerkes faaliyetleri bunun aksine 2015 yılında artış göstermiştir. Nitekim 21 Mayıs'ta yaklaşık 5 bin kişi, Rusya Federasyonu'nun İstanbul Başkonsolosluğu önüne gelerek "Soykırımcı Rusya, Kafkasya'dan defol!" gibi Rusya karşıtı sloganlar atmıştır.16

Türkiye'de Çerkes meselesinin taşıdığı büyük önem ve bu meselenin mevcut dönemde Rus-Türk ilişkileri üzerindeki etkisi, 7 Haziran 2015 tarihinde Türkiye'de gerçekleştirilen genel seçimlerde açıkça kendini göstermiştir. Çerkes diasporası ilk kez milletvekili adaylarına yönelik bir dizi siyasi talepte bulunmuştur; bu talepler arasında, Çar Rusyası tarafından 151 yıl önce Çerkeslere karşı işlenen soykırımın resmen tanınması, sosyal hakların karşılıklı aktarımıyla birlikte Çerkes diasporası mensuplarına çifte vatandaşlık hakkı sağlanması ve "Çerkes Cumhuriyetleri" ile ilişkilerin geliştirilmesi yer almıştır. Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun (Kafkas Dernekleri Federasyonu) açıklamasında belirtildiği gibi, "21 Mayıs, Çerkeslerin soykırım ve sürgününün sembolik bir tarihi olarak kabul edilmelidir. Çerkesler zorla vatanlarından koparıldıkları için, vatanlarına dönme konusunda tarihsel olarak onaylanmış bir hakları vardır. Türk Çerkeslerinin vatanlarıyla bağları, Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşmasının yasallığı ile sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönmek ve yerleşmek isteyenlerin sosyal haklarının devri sağlanmalıdır. Bunun için Rusya ve Türkiye arasında sosyal hakların devrine ilişkin bir anlaşma imzalanmalıdır."17

Çerkes aktivistleri, Çerkes soykırımının tanınmasını, diasporanın anavatanlarına geri dönüşünü ve Çerkes topraklarının yeniden entegrasyonunu, Türkiye'nin yardımıyla çözülmesi gereken bir Çerkes Sorunu olarak görüyorlar. Bu talepler, 2014 yılında Çerkesler tarafından kurulan ve Çerkes milli hareketinin yeni bir kurumsallaşma aşamasını gösteren Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) tarafından da destekleniyor. ÇDP, Ankara, İstanbul, Bursa, Kayseri, Samsun, Düzce, Eskişehir gibi şehirlerde 9 bağımsız aday (8 Çerkes ve 1 Laz) gösterdi.

Ayrıca Çerkes iddiaları önde gelen muhalefet partilerinden biri tarafından da paylaşıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP). Çerkesleri destekleyen ve Kürt yanlısı bir çizgide olan HDP, Çerkes meselesini iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AKP) eleştirmek için kullanmış ve hatta Türkiye'de "Çerkeslere yönelik kültürel soykırım" tezini dile getirmiştir. Parti, 21 Mayıs 2015 tarihli resmi açıklamasında şu taleplerde bulunmuştur: "Rusya Federasyonu Çerkeslerden özür dilemeli, Çerkes halkına —halihazırda ikamet ettikleri ülkelerin vatandaşlığı da dahil olmak üzere— çifte vatandaşlık hakkı tanımalı ve Çerkes ulusunun tarihi anavatanlarına geri dönme imkanına yönelik yasal zemini oluşturmalıdır. Türkiye'de Çerkeslere ve diğer halklara yönelik uygulanan tanımama ve asimilasyon politikalarına son verilmelidir"18.

AKP ise resmi ön aday listesine 19 Çerkes'i dahil etmişti, ancak nihai listede sadece üç Çerkes yer aldı. Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Putin'in 24 Nisan'da Erivan'ı ziyaretine tepki göstererek, seçim öncesi toplantısında şu sözlerle dolaylı olarak Rusya'yı Çerkes soykırımıyla suçladı: "Başkentlerde oturup Türkiye aleyhine kararlar alanlar, Kafkasya'dan sürgüne gönderilen, soykırıma uğrayan ve Anadolu'ya kaçmak zorunda kalan Abhazlar, Çerkesler, Çeçenler, Meskhet Türkleri ve Gürcüler adına hesap versinler."19

Çerkes diasporası tarafından Çerkes Soykırımı ve Sürgün Günü olarak adlandırılan 21 Mayıs'ta AKP temsilcileri tarafından da bir dizi açıklama yapıldı. Örneğin, AKP İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden 21 Mayıs'ta şunları söyledi: "Eski çağlardan beri yaşadıkları Kafkasya'da büyük bir geçmişe sahip Çerkes ve Kafkas halkları, yüzyıllarca süren yiğit direnişlerine rağmen, emperyalist güçlerin ve Çarlık Rusya'sının yasadışı politikaları ve sinsi stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma maruz bırakıldı ve Kafkasya'dan sürüldü." Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise açıklamalarında daha dikkatli davranarak şunları belirtti: "Bugün bir anma günü. 151 yıl önce Çerkes vatandaşlarımız Kafkasya'dan göç etti. Büyük bir felaket yaşandı. Burada bulunan tüm yurttaşlarım, hepiniz onların acısını paylaşmaya hazır olun."20

Dolayısıyla, Türkiye'deki Çerkes meselesinin fiili siyasi aşamaya evrildiğini söyleyebiliriz. Çerkesler kendi partilerini kuruyor ve Kürt yanlısı HDP, Çerkeslerin taleplerini aktif bir şekilde savunuyor. Dahası, Rus-Türk ilişkilerini ciddi biçimde etkileyen Çerkes etnik hareketliliğine parlamentodaki başlıca partiler de büyük önem veriyor. Bu bağlamda, Rusya ve Türkiye'deki Çerkeslerin konumları arasındaki fark ile Çerkes ulusal hareketinin daha da siyasallaşmasına dair olası gelişmeler dikkat çekicidir.

Her şeyden önce, iki ülkenin devlet yapıları birbirinden oldukça farklıdır. Bir ulus-devlet değil, bir federasyon olan Rusya'da; farklı halkların yerel kültürlerini, dillerini ve eğitimlerini desteklemeye yönelik ayrıcalıklar sağlayan özel yasalar mevcuttur. Bu tür bir destek, Çerkeslere üç cumhuriyette —Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes ve Adigey (Şekil 4)— sağlanmaktadır; ancak bunlardan yalnızca biri Çerkes nüfusunun çoğunlukta olduğu bir yapıdadır (Şekil 5). Çerkesler ağırlıklı olarak bu üç ayrı cumhuriyette yaşamakta ve ülkenin çok etnikli nüfus yapısı içinde yer almaktadır. Rusya'da bu tür bir yapı on yıllar içinde oluşmuştur; Türkiye'de ise —istense dahi— federatif bir devlet yapısına kısa sürede geçiş mümkün değildir; zira böyle bir adım, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Türk milliyetçiliğine dayanan mevcut sistemi istikrarsızlaştıracaktır.

16 "Çerkes sürgününde ölenler anıldı", Al Jazeera (In Turkish), 21.05.2015.

17 "2015 Genel Seçimleri Üzerine" [Electronic resource]. Kafkas Dernekleri Federasyonu (In Turkish), available at: http://www.kaffed.org/haberler/federasyondan/item/2515-2015-genel-se%C3%A7imleri-%C3%BCzerine.html (accessed: November 23, 2015).

18 "Çerkes halkının acılarını unutmuyoruz" [Electronic resource], Halkların Demokratik Parti-si (In Turkish), available at: http://www.hdp.org.tr/ciz%C3%83%C2%AEre-halkinin-ozerklik-kararini-selamliyoruz/haberler/basin-aciklamalari/cerkes-halkinin-acilarini-unutmuyoruz/6132 (accessed: November 23, 2015).

19 "Başbakan Davutoğlu'nun Erzurum Mitingi konuşmasının tam metni" [Electronic resource], Ak Parti (In Turkish), available at: https://www.akparti.org.tr/site/haberler/basbakan-davutoglunun-erzurum-mitingi-konusmasinin-tam-metni/73752#1 (accessed: November 23, 2015).

20 "Kemal Kılıçdaroğlu CHP Kocaeli mitinginde konuştu", Bugün (In Turkish), 16.05.2015.

Attachment

                                                        Şekil 4- Batı Kafkasya'daki "Çerkes" Cumhuriyetleri.

 

Attachment

                 Şekil 5. Kabardino-Balkarya, Karaçay-Çerkesya ve Adıgeya'nın etnik yapısı.

2010 Nüfus Sayımı verileri. Bkz: "Rusya Federasyonu Federal Bölgelerinde Uyruğa ve Dile Göre Nüfus" [Elektronik kaynak], Rusya Federasyonu Federal Devlet İstatistik Servisi, şu adreste mevcuttur:
www.gks.ru/free_doc/new_site/perepis2010/croc/Documents/Vol4/pub-04-04.xlsx (erişim tarihi: 23 Kasım 2015).

İki ülke arasında "Çerkes" etnoniminin anlaşılmasındaki farklılık da önemlidir. Rusya'da Çerkesler (Adigler) dört ana gruba ayrılır: Kabardiyanlar, Adıgeler, Çerkesler ve Şapsuglar (Tablo 1). 20. yüzyılın 90'lı yıllarında Adıge halklarının kimliğinde önemli bir dönüşüm yaşandı. Sonuç olarak, ulusal kimlik yavaş yavaş yerini ortak Çerkes kimliğine bırakmaya başladı. Bununla birlikte, ulusal kimlik hala baskınlığını koruyor ve bu durum özellikle Kabardiyanlar arasında belirgindir.

                                             Tablo 1. Çerkeslerin gruplar halindeki dağılımı.

Attachment

Aynı dönemde Türkiye, Çerkes-Kafkas kimliğinin yerini Çerkes-Adıge kimliğinin alması yönünde tersine bir süreci başlattı. Türkiye'nin siyasi ikliminde etnik azınlıkların kendilerini daha özgürce ifade etmelerine olanak tanıyan değişimler, bu dönüşümde önemli bir rol oynadı. Kültürel ve dilsel hakların güvence altına alınması ve asimilasyonla mücadele, Çerkes diasporası için öne çıkan temel meseleler haline geldi. Ancak durum; "Çerkes" etnik adlandırmasının sınırlarının belirsizliği ve Türkiye'deki Çerkes nüfusuna dair —200 bin21 ile 10 milyon22 arasında değişebilen— resmi istatistiklerin eksikliği nedeniyle karmaşık bir hal almaktadır. Çerkeslerin etnik bileşimi; Çerkeslerin yanı sıra Osetleri, Abhazları, Çeçenleri, Dağıstanlıları, İnguşları, Kumukları, Lezgileri vb. de kapsamaktadır (Şekil 6).

Attachment

                                          Şekil 6. Türkiye'deki "Çerkes köyleri".
TheAdige.com [Elektronik kaynak], şu adresten erişilebilir: http://theadige.com/cerkezler.html (erişim tarihi: 23 Kasım 2015).

21 Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı. Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler (In Turkish), Kripto Kitaplar, Ankara, 2011, p. 302.

22 Necdet Hatam Meşfeşşğü, "Türkiye'deki Çerkes Sayısı -1" [Electronic resource], Circassian Center (In Turkish). available at: http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/cc_katilimcilari/026_turkiyedeki-cerkes-sayisi-01.htm (accessed November 23, 2015).

Bunun yanı sıra, Diaspora yüksek düzeyde parçalanmışlık ve kutuplaşma ile karakterizedir. Çerkeslerin önemli bir kısmı hâlâ tüm Kafkasya'yı kapsayan bir birlik fikrini korusa da, Türkiye'deki Abhazlar ve Çeçenler Çerkes topluluğundan ayrılmayı ve kendi ulusal projelerini hayata geçirmeyi tercih etmişlerdir. Diaspora sol ve sağ kanatlara bölünmüş durumdadır; bunlardan ilki muhalif faaliyetler sergilemekte ve Kürt ulusal hareketine dahil olmaktadır.

Çerkes Diasporasının bir diğer önemli özelliği de yüksek düzeydeki siyasallaşma eğilimidir. Diaspora, yalnızca Türkiye'nin iç siyasi durumunu değil, aynı zamanda dış politikasını da etkileme çabasıyla hızla siyasallaşmıştır. Diasporanın siyasallaşması, sahip olduğu yoğun örgütlenme yapısında da açıkça görülmektedir. Rusya'da, ağırlıklı olarak Batı Kafkasya'daki 17 şehirde kümelenmiş yaklaşık 50 Çerkes örgütü bulunurken; Türkiye'de —Doğu Anadolu hariç— ülkenin neredeyse tamamına yayılmış 80 farklı yerleşim yerinde ve özellikle büyük şehirlerdeki güçlü varlığıyla 100'den fazla Çerkes (Kafkas) örgütü mevcuttur (Şekil 7).

Attachment

                                                  Şekil 7. Rusya ve Türkiye'deki Çerkes Dernekleri.

Yukarıda belirtilen tüm hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye Çerkeslerinin yüksek düzeydeki siyasallaşmasının ve Çerkes ulusal hareketinin Türk siyaseti üzerindeki artan etkisinin, Rus-Türk ilişkileri üzerinde olumsuz bir etki yarattığını belirtmek gerekir. Bu durum, Çerkes etnik hareketliliğini uluslararası aktörlerin kendi çıkarları doğrultusunda kullanabileceği, ancak Rusya ve Türkiye açısından hiçbir fayda sağlamayan olumsuz bir unsura dönüştürmektedir. Çerkes etnik hareketliliğinin desteklenmesi ve Çerkes taleplerinin hayata geçirilmesi, kaçınılmaz olarak Batı Kafkasya'daki etnikler arası durumu daha da karmaşıklaştırıp oradaki Türkî halkların baskı altına alınmasına yol açacağı gibi, Türk ulus devleti niteliğini hâlâ koruyan Türkiye içinde de etnik gerilimlere sebebiyet verebilir.

Buna rağmen, Çerkes faktörünün Rus-Türk ilişkileri açısından taşıdığı güçlü ve olumlu potansiyeli görme eğilimindeyiz. Siyasallaşmadan arındırılmış bir ortamda Çerkes diasporası; turizm ve iş dünyası gibi önemli alanlarda ülkelerimiz arasında bir dostluk köprüsü kurabileceği gibi, Türkiye'deki Çerkeslerin kültür ve dillerinin çatışmadan uzak ve istikrarlı bir şekilde gelişmesine de katkı sağlayabilir.

REFERANSLAR

Aksoy Elmas Zeynep, "Çerkes Teavün Cemiyeti", Toplumsal Tarih (In Turkish). Eyl. 2003, No. 117, pp. 100-101.
"Başbakan Davutoğlu'nun Erzurum Mitingi konuşmasının tam metni" [Electronic resource], Ak Parti (In Turkish), available at: https://www.akparti.org.tr/site/haberler/basbakan-davutoglunun-erzurum-mitingi-konusmasinin-tam-metni/73752#1 (accessed: November 23, 2015).
Bi Mahmut, "Çerkes Uygarlığını Ve Ruhunu Yaşatacak Olan Bizdeki, İçimizdeki Sönmeyen Ateştir" [Electronic resource], Cherkessia (In Turkish), available at: http://cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=4091 (accessed: November 23, 2015).
Borov Aslan, "Circassian question" as a historical-political phenomenon (In Russian), "PH KBSC, RAS", Nalchik, 2012.
Brice William, "The Population of Turkey in 1950", The Geographical Journal, Sep. 1954, Vol. 120, No. 3, pp. 347-352.
Butbay Mustafa, Kafkasya Hatıraları, "Türk Tarih Kurumu Yayınları", Ankara, 1990.
"Çerkes halkının acılarını unutmuyoruz" [Electronic resource], Halkların Demokratik Partisi (In Turkish), available at: http://www.hdp.org.tr/ciz%C3%83%C2%AEre-halkinin-ozerklik-kararini-selamliyoruz/haberler/basin-aciklamalari/cerkes-halkinin-acilarini-unutmuyoruz/6132 (accessed: November 23, 2015).

"Çerkes sürgününde ölenler anıldı", Al Jazeera (In Turkish), 21.05.2015.
"Kemal Kılıçdaroğlu CHP Kocaeli mitinginde konuştu", Bugün (In Turkish), 16.05.2015.
King Charles, "Imagining Circassia: David Urquhart and the Making of North Caucasus Nationalism", Russian Review, Apr. 2007, Vol. 66, No. 2, pp. 238-255.
Lopes Tiago Ferreira, "End Game or New Game to the Circassian Ethnonational Agenda?" [Electronic resource], Strategic Outlook, available at:

www.strategicoutlook.org/caucasus/news-end-game-or-new-game-to-the-circabian-ethnonational-agenda.html (accessed: November 23, 2015).

Manning Paul, "Just like England: On the Liberal Institutions of the Circassians", Compara-tive Studies in Society and History, 2009, Vol. 51, No. 3, pp. 590-618.
Meşfeşşğü Necdet Hatam, "Türkiye'deki Çerkes Sayısı -1" [Electronic resource], Circassi-an Center (In Turkish). available at: http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/cc_katilimcilari/026_turkiyedeki-cerkes-sayisi-01.htm (accessed November 23, 2015).
National Liberation Struggle of North Caucasian Peoples and the Muhajir Problems (In Russian), "Elbrus", Nalchik, 1994.
Önder Ali Tayyar, Türkiye'nin Etnik Yapısı. Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler (In Turkish), Kripto Kitaplar, Ankara, 2011.
Sheremet Vitaliy, Turkey and the Treaty of Adrianople (1829). From the History of Eastern Question (In Russian), "Nauka", Moscow, 1975.
TheAdige.com [Electronic resource], available at: http://theadige.com/cerkezler.html (ac-cessed: November 23, 2015).
"The population according to nationality and language in Federal Subjects of Russian Feder-ation" [Electronic resource], Russian Federation Federal State Statistic Service, available at: www.gks.ru/free_doc/new_site/perepis2010/croc/Documents/Vol4/pub-04-04.xlsx (accessed: November 23, 2015).
Tsibenko Veronika, Tsibenko Sergey, "Circassian Question: Transformation of Content and Perception". Bylye Gody, 2015, Vol. 36, No. 2, pp. 450-460.
Tsibenko Veronika, Tsibenko Sergey, "Circassian Web Resources: Structural Features, Dynamics of Development, Content Aspects", Naučnaâ mysl' Kavkaza (In Rus-sian), 2015, No. 2, pp. 64-69.
Turan Aydın, ""Kafkasya Komitesi' ve 'Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi Üzerine Bazı Kaynaklar. Gotthard Jäschke'nin Bir Makalesi", Tarih ve Toplum (In Turkish), 1997, No. 165, pp. 13-21.
Zhemukhov Sufian, "The birth of modern Circassian nationalism", Nationalities Papers: The Journal of Nationalism and ethnicity, 2012, Vol. 40, No. 4, pp. 503-524.
Zhemukhov Sufian, "The Circassian Dimension of the 2014 Sochi Olympics", Ponars Poli-cy Memo, 2009, No. 65, pp. 1-5.
Zürrer Werner, Avrupa Gözüyle Çerkesler (Anı-İnceleme) (In Turkish) / W. Zürrer, B. Özbek et al., "Kafdağı Yayınları", Ankara, 1997.
"2015 Genel Seçimleri Üzerine" [Electronic resource]. Kafkas Dernekleri Federasyonu (In Turkish), available at: http://www.kaffed.org/haberler/federasyondan/item/2515-2015-genel-se%C3%A7imleri-%C3%BCzerine.html (accessed: November 23, 2015).

Kaynak: Academia

  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks