Geleneksel Çerkes Giysilerinden Modern Tasarımlar - Ahu Fatma MANGIR

#12809 Ekleme Tarihi 20/02/2026 04:07:58

Geleneksel Çerkes Giysilerinden Modern Tasarımlar

Ahu Fatma MANGIR*

ÖZET

Giyim olgusu ilk anlamda örtünmek ve korunmak için kullanılan bir ihtiyaç gibi görünse de toplumların kültürel yaşamlarına göre şekillenmiş, zamanla değişik işlevler edinmiş ve farklı amaçlar dâhilinde de kullanılmıştır. Giyim profillerinin şekillenmesini etkileyen en önemli unsurlar arasında kültür, İnanç, yaşam tarzı, zevk ile beğeniler, sosyal statüler ve ekonomi değişkenleri oldukça önemlidir.

20. yüzyıldan sonra hızlı bir tempoda değişen moda kavramı içinde geleneksel giyim kültürü yapılarından uzaklaşılmaya başlanmıştır. Geleneksel giysi parçalarının günümüz eğilimlerine uygun bir halde yeniden yorumlanması bir ekol halini almış ve son yıllarda pek çok giysi koleksiyonundaki unsurlarda karşımıza çıkmaktadır. Bu düşünce ile çalışmada gelenekçi tavır benimsenerek, günümüz estetik beğenileri çerçevesinde özgün giysi tasarımları yapılmıştır. Bu kapsamda giyim kültüründe özel bir yapıya sahip olan Kafkasya bölgesi kadın giyimi, taşıdığı stil bakımından farklı bir vizyon sunduğu için çalışmanın odak noktası olarak seçilmiştir. Çalışmada geleneksel Çerkes kadın giysi parçalarında kullanılan malzeme, renk, model, kesim, dikim ve süsleme özellikleri incelenerek, bazı parçalar yeniden yorumlanmıştır.

Çağdaş giysi tasarımları oluştururken esin kaynağı olarak belirlenen Çerkes kadın kıyafetleri ele alınmış ve geleneksel ögeler, çağdaş yorumlar ile bir arada kullanılıp 5 farklı tasarım yapılmıştır. Tasarımlar oluşturulurken geleneksel Çerkes kadın kıyafetlerinin kesim dikim ve süsleme unsurları dikkate alınmıştır ve bu özellikler modern kıyafetlere yansıtılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Çerkesler, Geleneksel, Çağdaş, Tasarım, Kıyafet.

* Arş.Grv., Selçuk Üniversitesi, Sanat Ve Tasarım Fakültesi, Moda Tasarımı Bölümü,ahukarakoc@hotmail.com

1. GİRİŞ

Kuzey Kafkasya’nın çok dilli özelliğine rağmen, ortak tarihsel, sosyal, kültürel ve jeopolitik menfaat birliğinin yol açtığı bir üst kimliği taşıyan Çerkesler, Kuzey Kafkasya’nın kadim halklarıdır(Aslan, 2006: 1). 21 Mayıs 1864 tarihinde yaşadıkları büyük sürgün sonucu ana yurtlarını terk etmek zorunda kalan Çerkes halkının büyük çoğunluğu Osmanlı imparatorluğu döneminde Anadolu’ya yerleşmiştir. Çerkesler nerede olursa olsun her zaman gelenek ve göreneklerine oldukça bağlı bir toplumdur. Ancak bu gelenek ve görenekler kabile kalan ilişkileri, şaman adetleri, daha sonra kabul ettikleri Hristiyanlık ve İslam kültürü altında da sürmüş aynı zamanda 150 yıldır yaşadıkları Türkiye’nin toplumsal ve kültürel yapısıyla da biçimlenmiş, değişime uğramıştır (Eser, 1999: 71). Çerkesler Anadolu’ya göç edinceye kadar Kafkasya’da oldukça dağlık bir arazide ve soğuk bir iklimde yaşamışlardır. Bulundukları Coğrafi konum ve coğrafi şartlar Çerkes halkının yaşamına çok çeşitli etkilerde bulunmuştur. Bunlardan en önemlisi de giyim kuşam kültürüdür. Giysiler insan topluluklarının yaşayış biçimlerinin göstergesi olabilmektedir. Giyim bir kültürün farklılık anlayışının en belirgin ve en sert iz noktalarından biridir. Uzun bir geleneğe dayanır ve ilk anda görülen ve kavranabilen bir olgudur (Kösoğlu, 1997: 33). İnsanların giyim özellikleri yaşam biçimlerini, kişiliklerini, sosyo-ekonomik durumlarını toplumsal statülerini yansıtan bir araç konumundadır. Bu durum Çerkes kadın giyiminin yapısal özelliklerini de oldukça dikkat çekici hale getirmiştir. Çerkeslerde giyim şekilleri, yaşam biçimlerine paralellik göstermekte olup, dağlık araziye uyum sağlama çabası, iklim şartları ve dini inançlar gibi unsurlar kıyafet parçalarının şekillenmesinde önemli rol oynamıştır.

Kafkasya’da halk giyim sanatının ilk örneklerine Kuban ve Elbrus bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda elde edilen taş kabartma ve oymalarda rastlanmaktadır. Bölgede bulunan duvar resimleri ve kurganlar incelendiğinde Çerkez kadın ve erkek giysi örnekleri ilk şekilleriyle gözlenebilmektedir (Koçkar, 1987: 215).

Kuzey Kafkasyalıların Giyim, Kuşam ve Süslenme geleneklerinin günümüzdeki formlarının oluşumu 18. yüzyılın ilk dönemlerinde başlamıştır. Arkeolojik buluntulardaki figürlerde kadın ve erkek giyiminde kullanılan detayların yerli halka ait olduğu görülmektedir. Kafkasya halklarının geleneksel giyimi çok uzun bir sürece dayanmaktadır. Ancak yapılan araştırma ve ilgili literatürden; 18. yüzyılın sonlarına doğru giyim biçimlerinin organik gelişmesini tamamlamış olduğu söylenebilir (Koçkar, 2008: 5).

Geleneksel Çerkes giysileri acı bir sürgün sonucu Anadolu topraklarında yaşam bulmaya devam etmiş olsa da, halkın içinde yaşadığı toplumların da etkisiyle değişime uğramaya başlamıştır. Anadolu halkının kıyafetleri Çerkes halkı tarafından da benimsenirken geleneksel giysiler sandıklarda muhafaza edilmiştir. Günümüzde bu giysilerin yaygın kullanıldığı en belirgin alan, halk dansları gösterileridir. Kafkas halk dansları hareketlerinin estetik ve sanatsal ifadelerinin tamamlayıcısı olan bu giysiler günümüzde özel günlerde yaşatılmaktadır (Eser, 1999: 80). Dağlık ve soğuk bir coğrafi bölgede yaşamlarını sürdüren Çerkes halkının kıyafetlerinde en önemli ortak özellik sade ve kullanışlı olmalarıdır. Bütün Çerkeslerin kıyafetlerinde en ince noktalarına kadar olan eşitlik ve uygunluk milli birliklerinden kuvvetin yüksek, eski ve otoriter bir medeniyetin kanıtlarından biridir (Baj, 2000: 127).

Çalışma kapsamında; günlük yaşamda kullanımı oldukça azalan geleneksel Çerkes kadın giysileri, çağdaş yorumlarla yeni giysi tasarımlarında model özellikleriyle ele alınmıştır. Kalıp özellikleri ve süsleme unsurları ile sadece dans gösterilerinde giyilen bu kıyafetlerin modern çizgilerle kullanılabilirliğinin arttırılması amaçlanmıştır.

Çalışmamıza konu olan Adige/Çerkes kadın elbisesi şu takımlardan oluşur: Şohtan/korse (шъохътан), içlik/fanila (джэнэк1ак1о), entari (джaнэ), manto (к1эк1ы), kaftan (cae/saye) (Mir, 2007: 1).

Şohtan (şuktan) olarak da adlandırılan ve içerisine yerleştirilen özel çubuklar sayesinde vücuda düzgün bir görünüm kazandırmak için kullanılan korsede ince ve yumuşak bir deri kullanılmaktadır. Model özellikleri bakımından özgün bir tasarıma sahip olan korselerde renkler sosyal statünün de göstergesi sayılmaktadır. Şohtan büyümekte olan kız çocuğuna, biçimsiz olmaması, ince belli, ince uzun boylu olması için takılırdı (Çizim 1). Kız çocuğunun küçük ayaklı, yürüyüşünün düzgün ve yumuşak olması için, çocuğa yumuşak deriden yapılma ayakkabılar giydirilirdi (Mir, 2007).

Kıyafetlerin bir nevi tamamlayıcısı olan içlikler, patiska kumaşlarla, sıfır yakalı, kolsuz ve model boyu diz hizasında olacak şekilde tasarlanmış giysilerdir. Gerek kumaş özelliği gerekse model özelliği açısından ergonomik bir kullanım özelliğine sahip olan içlikler özellikle Çerkes kadınlarınca kullanılmışlardır.

Attachment

 Attachment

                                          Kaynak: http://nacekomie.ru/ (23.04.2015)

Çerkes kadın entarileri alaturka düz entarilerin aynısıdır. Uzunluğu topuğu geçmez yakasız gerdan görünecek şekilde açıktır. Kısa gerdan Çerkeslerce makbul sayılmadığı için özellikle kızlar uzun ve beyaz gerdana malik olduklarını saklamak istemezler(Baj, 2000: 127). İçliklerin üzerine giyilen entariler dışarıda giyilecekse ipek, atlas, saten ve basma kumaşlar, ev içerisinde giyilecekse basma kumaşlar kullanılır. Korak denilen kız mantosu Çerkeslerin erkek setrelerine benzer. Kolları dar ve omuzdan itibaren giyilmeyip serbest bırakılır. Setre gibi yakasız, haydari biçiminde göğsüne kadar açık olup göğüste bulunan çapraz gümüş ya da altın düğmelerle tutturulur. Omuzdan bele kadar vücuda yapışacak derecede dardır. Etek topuğa kadar uzar ve erkek setresi eteklerinden biraz dardır. Bundan dolayı biraz açık duran önde entari görünür. Bir tür üst giyim parçası olan say da aynen korak biçimindedir. Ancak kolu dirseğe kadar kapalı olup ondan aşağısı bolca ve açıktır. Say üzerine tezyinat ve çapraz gümüş ve altın düğmeler konmaz. Ev içinde ve resmi olmayan yerlerde giyilir. Her renkteki ipek kumaştan, fakirler ise beyaz patiskadan yaparlar (Baj, 2000: 127). Geleneksel Çerkes kadın giysilerinde en önemli giyim parçası kaftanlardır. Yüzyıllar boyunca formlarını hiç kaybetmeyen kaftanlar, vücudun üst kısmını sıkıca sarmakta ve küçük yaşlardan itibaren Çerkes kız çocuklarına giydirilerek ince belli bir görünüm kazanılmaya da yardımcı olmaktadır. Giysinin üst kısmı vücuda tam oturmuştur, bele takılan kemerin aşağısında kalan kısım uzun ve yere kadar açıktır. Açıktan iç giysi görülür. Belden başlayan gümüş, altın, pirinç düğmeler üçgen biçiminde ve boyun altına doğru uzanır. Kaftan mat renklerde olup kadife, ipek atlas gibi kumaşlardan dikilmiştir. Kollar geniş ve uzun olup üzerinde süsleme sanatı örnekleri vardır(Koçkar, 1979: 216). (Fotoğraf 1, 2, 3 Çerkes Kadın Kaftanı Örnekleri).

Attachment

Сляднева, Л. Н, “Национальные Танцы Региона”, sspi.ru/.../640-kafedra-khoreografii.htm, (21.04.2015)

Attachment

Сляднева, Л. Н, “Национальные Танцы Региона”, sspi.ru/.../640-kafedra-khoreografii.htm, (21.04.2015)

Attachment

Сляднева, Л. Н, “Национальные Танцы Региона”, sspi.ru/.../640-kafedra-khoreografii.htm, (21.04.2015)

2. GELENEKSEL ÖGELER İÇERİKLİ KOLEKSİYON ÇALIŞMASI

Gelenek, kültürün geçmişini geleceğe bağlayan can damarıdır. Geleneksiz bilim, sanat, dil ve istikrarlı bir toplum hayatı olamaz. Zira gelenek geçmişten süzülerek gelmekte, asırların birikimini bu güne taşımaktadır. Bu özelliği ile donmuş bir kalıp değil, kültürün hayata göre değişmesinin bağlı olduğu köktür; geçmişin değil, bugünün hayatı, düşüncesi, hissiyatıdır (Tatar, 2000: 205). Gelenek geçmişte kalmak değil, geçmişten güç almak demektir. Aldığı miras ve güçle bu günü inşa etmek, yeni inşa edilecek yeni nesle de kullanacağı malzemeyi hazır bırakmaktır (Özakpınar, 1997: 139). Gelenekler, günümüz modern yaşam düzeyi çerçevesinde tasarım ilkeleri doğrultusunda yeni bakış açılarıyla yaşatılabilmektedir. Günümüz dünyasının vazgeçilmez ögelerinden biri olan tasarım ancak geleneksel içeriklere sahip olursa sağlam bir temele oturtulabilir. Tasarım süreci yaratıcı düşünce ile paralel ilerler ve estetik, özgünlük, sanatsal değer, işlevsellik ve farklı alanlarda sürdürülebilirlik gibi unsurları da beraberinde taşır (Nas ve Çelebilik, 2011: 269). Çalışma kapsamında ele alınan geleneksel Çerkes kadın kıyafetleri tasarım ilkeleri ve ögeleri doğrultusunda yeniden ele alınmıştır. Giysi parçalarında model özelliklerinin yanı sıra süsleme özellikleri de dikkate alınarak 5 farklı üst giysi tasarımı yapılmıştır. Koleksiyonda vücudun üst kısmını şekillendirerek saran, vücuda düzgün bir form kazandıran ve askeri bir üniforma ciddiyetini yansıtan giysiler dikkat çekmektedir. Süsleme unsuru olarak geleneksel Çerkes giysilerinin ayrılmaz bir parçası olan Çerkes düğmeleri kıyafetlere hareketlilik kazandırmaktadır.

3. TASARIMLAR

Attachment

Attachment

Çizim 4’te simetrik kesimli bir form görülmektedir. Kıyafet hâkim yakalıdır ve kolsuz bir kesime sahiptir. Ön bedende göğüs hattı kesikli çalışılan kıyafetin omuzlarında geleneksel Çerkes düğmeleri kullanılmıştır. Göğüs hattında bulunan kesikten etek ucuna kadar inen kuplarla giysi bedene oturtulmuş ve bel hattı vurgulanmıştır. Giyside Jean kumaş, dantel ve deri kombinasyonu görülmektedir.

Çizim 5’te simetrik formlar hâkimdir. Tasarımda sıfır yakalı ve kol altını açıkta bırakan kısa kollar görülmektedir. Ön beden göğüs hattının üzerinden ikiye ayrılmış olup yakada bulunan ve üzerinde geleneksel Çerkes düğmeleri bulunan bir göğüslük ile birleştirilmiştir. Göğüsten etek ucuna inen kuplar ile giysi bedene oturtulmuştur. Kıyafette Jean kumaş, göğüslükte ise deri düşünülmüştür.

Attachment

                                                                                                                     Çizim 7

Çizim 6’da simetrik kesimlere sahiptir. Hâkim yakalı kıyafet kolsuz tasarlanmıştır. Ön ortasında göğüs hattında bulunan verev kesik ve yaka arası açık bırakılmıştır. Ön ortası ise geleneksel çerkes düğmeleri ile kapatılmıştır. Göğüsten inen kuplar ile kıyafet vücuda oturtulmuştur. Giyside renkli Jean kumaş ve deri birlikteliği düşünülmüştü

Çizim 7’de simetrik sade bir model görülmektedir. Hâkim yakalı ve kolsuz kıyafette kol evi omuzdan inen kup ile birleştirilmiştir. Giysinin ön ortası geleneksel Çerkes düğmeleri ile kapatılmıştır. Vücudu saran formda kesilen kıyafette Jean kumaş düşünülmüştür.

Attachment

Çizim 8’de Asimetrik bir kesim görülmektedir. Kıyafet sıfır yakalı ve kolsuz olarak tasarlanmıştır. Giyside ön ortası yakada buluna üç Çerkes düğmesiyle kapatılmıştır. Ön sağ bedeni sol bedeninden uzun olan giysi kol evinden çıkan kuplarla vücuda oturtulmuştur. Bluzda Jean kumaş kullanılarak modern bir görünüm sağlamak planlanmıştır.

4. SONUÇ

Geleneksel ögelerden ilam alınarak hazırlanan tasarımlarda tasarımcıya kaynak olabilecek uçsuz bucaksız veri kaynağı bulunmaktadır. Kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında tasarımcılara fırsat sağlayan bu derin bilgi kaynakları, çağdaş yorumlarla tekrar ele alınırken var olanı tekrardan kaçınmalı özgün yorumlar bilgi kaynaklarıyla desteklenmelidir. Geleneksel kıyafetlerde bulunan model ve süsleme özelliklerinin günümüzün modern giyim anlayışıyla sentezlenmesi yeni tasarımlara sağlam temeller oluşturduğu gibi geleneğin sandıktan çıkarılıp kullanılabilir bir fonksiyon üstlenmesini de sağlamaktadır.

Giyim olgusu insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe dayanmaktadır ve insan var olduğu sürece giyinmeye devam edecektir. İnsanlık artık sadece korunmak amaçlı giyinmemektedir. Giyimin şekillenmesinde pek çok etken söz konusudur. Günümüz moda tasarımcılarının, giyimin şekillenmesinde etkili unsurlardan en çok gelenekler üzerinde durduğu görülmektedir. Çünkü geleneksel ögeler içeren, kaynağını kültürel değerlerle zenginleştiren tasarımlar sağlam temeller üzerinde yükselmektedir.

Çalışma kapsamında ele alınan geleneksel Çerkes kadın kıyafetleri, model ve kesim özelliklerinin yanı sıra süslemelerde kullanılan geleneksel çerkes düğmeleriyle de yeniden yorumlanmış ve günün trendlerine uygun, çağdaş kıyafetler olarak farklı bir bakış açısıyla kullanılabilir tasarımlar haline dönüştürülmüştür.

Günümüz tüketicileri kıyafetlerde estetik ve konfor dışında psikolojik olarak da kendini yansıtan bir kimlik arayışı içerisindedirler. Tasarımcıların yeni oluşturacakları tasarımlarda bu bilinçle koleksiyonlarını şekillendirip geleneksel ögelere ağırlık vermeleri gerekmektedir. Böylece çağdaş bakış açılarıyla şekillenmiş geleneksel dokunuşlara sahip koleksiyonlar oluşturulabilecek geleneksel ögeler sandıklardan çıkarılıp günümüz yaşam koşullarında kedilerine yer bulabilecektir.

KAYNAKÇA

Aslan, C. (2006). “Bir Soykırımın Adı 1864 Büyük Çerkes Sürgünü”, Uluslararası Suçlar ve Tarih, 1:103-154

Baj, J. (2000). Çerkezler - Kökleri, Sosyal Yaşamları, Gelenekleri. Ayyıldız Yayınları, 1. Baskı, Ankara

Eser, M. (1999). Türkiye Çerkezlerinde Sosyal Kültürel Değişme, Kaf-Der Yayınları, Ankara

Mir, V.(2007). Adige Giysisi ve Gelenek, Adige Cumhuriyeti Devlet Basımevi, Maykop

Nas, E., Çelebilik, G. (2011), “Mevlevî Kültüründeki İmgelerin Çağdaş Tasarımlarda Kullanımı”. I. Sanat ve Tasarım Eğitimi Sempozyumu 268-272, Ankara

Koçkar, M. T. (1987). Kafkas Halk Dansları, Öğretim Yöntem ve Teknikleri, Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı Yayını, No:2, İstanbul

Koçkar, M. T. (2006), “Eskişehir ve Yöresinde Kafkasya Göçmenlerinin Giyim, Kuşam ve Süslenme Kültürü”, www.vizyon2007, (10.06.2015) Kösoğlu, N. (1997). Milli Kültür ve Kimlik. Ötüken Neşriyat Yayınları, 1.Baskı, İstanbul

Özakpınar, Y.(1997), İslâm Medeniyeti ve Türk Kültürü, Ötüken Neşriyat Yayınları, 1. Baskı, İstanbul

Tatar, T. (2000). Gelenek ve Gelecek. Sosyoloji Konferansları, (26), 199-215.

http://nacekomie.ru/ (23.04.2015)

Сляднева, Л. Н, “Национальные Танцы Региона”, sspi.ru/.../640-kafedra-khoreografii.htm, (21.04.2015)

Kaynak: stfd 2016 Yıl:1 Sayı: 1

  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks