
Kafkasya'dan Anadolu'ya Göçler ve Biga Yöresine Yerleşimler - 2
Melike BAGIRAY - Şeyma Nur ALTUN
SAVAŞTEPE (LÜTFİYE)
1878 yılında Rusya Federasyonu'na bağlı Adigey Özerk Cumhuriyeti'nin kuzeyinde yer alan Krasnador eyaleti yakınlarındaki dört köyden gelen elli hane göçmen tarafından kurulmuş bir köydür. Köylülerin elindeki tapularda köyün resmi kuruluş tarihi 1883 gözükmektedir. Önce Balkanlara yerleştirilmişler 93 Harbinin çıkması ile Anadolu'ya göç etmişlerdir. Diğer köylerin izlediği yol gibi onlarda Karabiga ve İdriskoru üzerinden gelmişler ve bugünkü topraklarına yerleşmişlerdir. Kafkas köyleri içinde en kalabalık yerleşen
köylerden biridir. Köye dışarıdan başka göç gelmemiştir. Köyün karşısındaki vadinin adı Kabartey Boğazı olarak biliniyor. Fakat bu adın nereden geldiği ile ilgili bir bilgi yoktur.
KAHVETEPE (ŞEREFİYE)
1874'te kurulduğu bilinen köy bugünkü Adigey Özerk Cumhuriyetindeki Hakuç Vadisinden göç eden sekiz hane tarafından kurulmuş bir köydür. Fakat bir yıl sonra İstanbul'dan gönderilen yirmi beş hane daha köye yerleşmiştir.Yaşar Aytek'e göre köyün Şerefiye olan ilk adı o günlerde iskan işleri ile uğraşan devlet görevlisi Aşır Bey tarafından konulmuş. Daha sonra 1950'li yıllarda köyün adı Kahvetepe olarak değiştirilmiştir.
Köye daha sonradan Bahçeli Köyü ve Susurluk bölgesinden gelip yerleşen Çerkezler olmakla birlikte köy Kafkasya dışından göç almamıştır. Sarıcaköy ve Danişment ile mera sorunları yaşamışlardır. Köyde ilk gelenlerin binalarından bir örnek kalmamıştır.
BAKACAK (İPKAİYE)
1874 yılında Bugünkü Adigey Özerk Cumhuriyeti Kuban Nehri Havzasından göç eden yetmiş hane tarafından kurulmuştur. 1928 doğumlu Resai Layık'ın anlattıklarına göre gemi ile İstanbul'a gelen göçmenler önce Ok Meydanında toplanırlar daha sonra Marmara Denizi üzerinden Karabiga Limanına gönderilirler. İlk yerleştiklerinde İpkaiye olan köyün adı 1961'de Bakacak olarak değiştirilir.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın sonucunda Bulgaristan'ın Şumnu, Osmanpazarı, Karlıova, Cuma ve Kırcaali kasabaları çevresinden göçmenleri köye yerleştirilmiştir. Oldukça kalabalık hale gelen hatta cumhuriyet yıllarında nahiye merkezi olan Bakacak'ta Kafkas
göçmenleri ile Balkan Göçmenleri arasında önemli bir uyum sorunu yaşanmamış. İki kesim arsında dikkati çeken belki de en önemli farklılık ev mimarilerinde görülüyor. Kafkas Göçmenlerinin köydeki tarım ve hayvancılığın dışındaki en önemli uğraşlarından biri de Çerkez kırbacı ve Çerkez eyeri yapımı olmuştur.
CİHADİYE (BUZALIK)
1881'de Adigey Özerk Cumhuriyeti Kuban Havzasından göç etmiş olan yirmi hane tarafından kurulmuştur. Doğrudan Kafkaslar üzerinden mi yoksa önce Balkanlara yerleşip oradan mı Anadolu'ya geçtikleri konusunda bir bilgi yoktur. Geldikleri dönemde Yanıçköyün
merası olan ve Buzalık diye bilinen mevkiye yerleşmişlerdir ve köy Buzalık ismini almıştır. 1889 yılında köye Kafkasya'dan 8-10 aile daha göç edip yerleşmiştir. Bunların dışında dışarıdan başka göç almamıştır. Kurulduğu dönemden itibaren uzun süre Yanıçköy ile mera sınırı Çeltik ve Harmanlı Köyleri ile orman sınırı konusunda anlaşmazlıklar yaşanmıştır.
Köyün yaşlılarından 1929 doğumlu İsmail Tekin aile büyüklerinin, göç sırasında gemilerde ölenlerin denize atılması veya birçok geminin batması sonucu binlerce göçmenin denizde boğulmasından dolayı ölünceye kadar hiç balık yemediğini hatırlıyor.
Ayrıca Milli Mücadele yıllarında TBMM'ye karşı çıkan ve Biga Ayaklanması veya Aznavur Ayaklanması diye bilinen ayaklanmanın lideri Anzavur Ahmet Paşanın mezarı da bu köyde bulunuyor.
DEREKÖY (ŞEVKETİYE)
Dereköy 1873'te Kuban Nehri Havzasının kuzeyindeki Krasnador eyaletinden komşu iki köy olan Tahtamıkoey ve Şinciy'den geldikleri bilinen altmış hane tarafından kurulmuştur. Göçmenler önce tam yeri bilinmemekle birlikte Balkanlara yerleşiyorlar fakat 93 Harbi
çıkmadan önce tam olarak bilinmeyen bir sebeple İstanbul'a oradan da Karabiga Limanına inerek Bugünkü topraklarına yerleşmişlerdir. Köyün yaşlılarından 1925 doğumlu Sait Neoldu'nun aktardığına göre köylüler Balkanlar'da edindikleri hayvanları getirebilme şansı
bulmuşlar. (93 Harbi esnasında Balkanlar üzerinden gelen Kafkas Göçmenleri mallarını yanında getirememişlerdi.)
Sarıcaköy, Danişment, Sarısıavat ve Geredeli Köyleri ile uzun süre anlaşmazlıkları yaşanmıştır. Köye Kafkas Göçmenleri dışında bir yerleşim olmamıştır.
TOKATKIRI KÖYÜ (AHMET PAŞA KÖYÜ)
Köyün tarihi ile ilgili çok çelişkili bilgiler vardır. Köyün ilk kurucularının Kafkas Göçmeni oldukları bilinmektedir. Daha sonra köye Bulgaristan'dan 93 Muhacirleri yerleşmişlerdir. Günümüzde köyde Kafkas Göçmenlerinden sadece üç aile kalmıştır.
KARAPINAR
Karapınar Köyü diğer Kafkas Göçmeni köylerden aldığımız bilgilere göre Kafkasya'nın Kabartey Bölgesinden gelenler tarafından kurulmuş fakat 1900'lerin hemen başında bir salgın hastalık (muhtemelen Kolera) sonucu yok olmuştur. Biga İlçe Nüfus Müdürlüğünden aldığımız bilgilere göre köyle ilgili her hangi bir resmi kayıt bulunmamaktadır. Bahsedilen bölgeye en yakın köy olan Çeşmealtı Köyünden 1915 doğumlu Mehmet Koyuncu köyün harabe halini hatırlıyor. Daha sonra köyün bulunduğu alan tarım alanına çevrilmiş ve tüm evler yıkılmış. Köyün bulunduğu alanda şu anda o dönemden kalma tek bir binanın kalıntısı bulunmaktadır.
4. SONUÇ
- Göçler, toplumlar üzerinde çok büyük travmalara sebep olmaktadır.
- Yüz binlerce kişiyi etkileyen Kafkas göçleri için göç dışında sürgün, soykırım (jenosid) kavramlarının yanı sıra resmi Rus tarihlerinde “Dağlıların göçü” diye bahsedilir.
- Osmanlı Devleti, Kafkas göçleri ile tarihinin en kötü dönemi olan dağılma döneminde, siyasi ve ekonomik sorunlarla boğuştuğu bir süreçte karşılaşmıştır. Buna rağmen Osmanlı'nın bu göç yükünün altında en az problemle kalkabildiğini görmekteyiz.
- Kafkas göçlerini birincisi doğrudan Anadolu ve Ortadoğu'ya, ikincisi Balkanlar üzerinden Anadolu ve Ortadoğu‟ya yapılan olmak üzere ikiye ayırabiliriz. İkinci gruptaki göçmenler, yerleştirildikleri Balkanların 93 Harbi ile Osmanlı Devleti'nin elinden çıkması üzerine tekrar göç etmek zorunda kalmışlardır.
- Osmanlı Devleti Kafkasya Göçmenlerini diğer köylere dağıtmak yerine, kendilerine yeni köyler kurma şansı vermiştir.
- Biga'da kurulan Kafkas Köylerinin tümü, göçmenler tarafından yeni kurulan köylerdir.
- Biga'da Kafkasya Göçmenlerinin tamamı kırsal kesime yerleşmiştir ve geldikleri bölgelerdeki ekonomik faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Göçmenler bugün Biga'nın sosyal ve ekonomik yaşamında önemli bir yere sahiptirler.
- Göçmenler Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin politikalarından memnundurlar. Kafkasları gezip görmeyi çok istemelerine rağmen hayatlarını devam ettirmek istedikleri yer, yani gelecekleri Türkiye2dir
5. TEŞEKKÜR
Bu çalışmamızda bizden desteğini esirgemeyen Okul müdürümüz Faruk Girgin'e, Tarih Öğretmenimiz Seçkin Görüşük'e, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenimiz Sefer Civan'a, kapak tasarımı ve sayfa düzenlemelerindeki katkılarından dolayı Bilgisayar Teknolojisi
Öğretmenimiz Müslüm Koltuk'a; Konukseverliklerinden dolayı Biga Kafkas Kültür Derneği yönetimine, Ziyaret ettiğimiz köylerin değerli muhtarlarına ve halkına; Araştırmalarımızda faydalandığımız eser sahiplerine teşekkürü bir borç biliriz.
ŞEYMA NUR ALTUN
MELİKE BATGIRAY
6. KAYNAKÇA
Akyüz, Jülide; (2008) Göç Yollarında; Kafkaslardan Anadolu‟ya Göç Hareketleri Bilig sayı 46: 37-56
Aslan, Cahit (2006) Bir Soykırımın Adı 1864 Büyük Çerkes Sürgünü, Adana
Aslan, Cahit (2005) Doğu Akdeniz'deki Çerkezler, Adana
Bayraktar, Hilmi (2008) Kırım ve Kafkasya'dan Adana Vilayeti‟ne Yapılan Göçler. A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi s.405-434, Ankara
Çam, Yusuf; (2004) Kafkasya'dan Türkiy'ye Göçler ve Kocaeli Yöresine İskanlar, Yüksek Lisans Tezi Kocaeli Üniversitesi İzmit
Çiçek, Nazan; “Talihsiz Çerkeslere İngiliz Peksimeti”: İngiliz Arşiv Belgelerinde Büyük Çerkes Göçü (Şubat 1864-Mayıs 1865) Ankara Üniversitesi SBF Dergisi sayı 64 sayfa 58-88
Demirtaş, Mehmet (2009) Kırım Savaşı Ve 93 Harbi Sürecinde Osmanlı Memleketine Gelen Göçmenlerin Sevk Ve İskânları A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 41, Erzurum
Gözler, Kemal; (2007) Biga'da Doksan Üç Muhaciri Köylerinin Kurulması: Yeniçiftlik Köyü Örneği İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları, Cilt I İstanbul
Gürsu, Engin; (1999) Biga Pegai Biga
Grigorantz, Alexandre; (2000) Kafkasya Halkları Tarihi ve Etnografik Bir Sentez çeviri:Doğan Yurdakul, İstanbul
İpek, Nedim (1994) Rumeli‟den Anadolu'ya Türk Göçleri, Ankara
Kaşıkçı, Nihat; Yılmaz, Hasan. (1999) Aras'tan Volga'ya Kafkaslar, Ankara
Kocacık, Faruk; Eser, Mehmet (2010) Kafkasya'dan Anadolu'ya Göçler (Sivas İli Örneği) Zeitschrift für die Welt Der Türken sayı 2 sayfa 187-196
Okur, Yasemin; Genç, İlhan; Özcan, Tuğrul; Yurtbay, Mevlüt; Sever, Akın (2010) Ortaöğretim Tarih 9. Sınıf İstanbul
Özbay, Özdemir; (1995) Dünden Bugüne Kuzey Kafkasya Ankara
Shenfield, Stephen D. (1999) Çerkesler – Unutulmuş Bir Soykırım mı? The Massacre in History çeviri: Jade Cemre Erciyes
Tavkul, Ufuk; (2008) 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında Kafkasya Muhacirlerinin Balkanlardan Anadolu ve Orta-Doğu'ya Sürgünleri BAL-TAM Türklük Bilgisi, Kosova- Priştine
Tavkul, Ufuk (2005) KUMUK TÜRKLERİ Tarihleri, Sosyal Yapıları ve Dilleri Üzerine Bir İnceleme, Kırım Dergisi, 13 (50), 2005, 29-39.ss
Tavkul, Ufuk (2005) İslamiyetin 19. yy‟da Kafkasya Halklarının Toplumsal Yapılarına Tesirleri, Kırım Dergisi, 7 (25), 1998, 43-46.ss
Yusuf İzzet Paşa; (2002) Kafkas Tarihi Ankara (İlk Yayın Tarihi 1910 Sadeleştiren Fahri Huvaj)
7. EKLER
EK- 158
BİGA’DA DOKSAN ÜÇ MUHACİRİ KÖYLERİNİN KURULMASI:
YENİÇİFTLİK KÖYÜ ÖRNEĞİ
Prof. Dr. Kemal Gözler
ABDİAĞA: Pomak, 1891, Bulgaristan, Filibe, Rahova.
ADLİYE: Muhacir, 1889, Bulgaristan, Filibe vs.
AĞAKÖY: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Razgrad/Şumnu.
AHMETLER: Yörük, 1561.
AKKAYRAK: Pomak, 1904, Bulgaristan, Filibe, Tomraç ve Küçükköy.
AKKÖPRÜ: Kumuk, 1872, Dağıstan, Aksay ve Mağaçkale.
AKPINAR: Yörük (Tarih?) + Pomak, 1891, Filibe, Dravna ve Foyna.
AKSAZ: Mübadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Selanik, Doyran, Langaza, Kilepe ve Turgutlu. (Eski Rum köyüdür)
AKYAPRAK: Muhacir, 1879, Bulgaristan, Razgrad, Ayazlar köyü.
ANBAROBA: Yörük (Tarih?), + Muhacir, 1894, Bulgaristan, Osmanpazarı, Razgrad vs.
ARABAALAN: Pomak, 1885, Bulgaristan, Filibe, Lakavitsa.
AŞAĞI DEMİRCİ: Çerkez, 1877, Kafkasya, Adige, Kuban; + Doksan üç Muhaciri, Bulgaristan, Razgrat, Osmanpazarı, Şumnu, Aydos, Rusçuk,Silistre.
AYITDERE: Türkmen, 1411 + Muhacir, 1878, Bulgaristan.
AZİZİYE: Kumuk, 1869, Dağıstan.
BAHÇELİ (İhsaniye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban Havzası, + Bulgaristan Muhacirleri, 1878.
BAKACAK (İpkaiye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban Hafzası, + Muhacir, 1877, Bulgaristan, Şumnu, Osmanpazarı.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Filibe, Yeniköy.
BALIKLIÇEŞME (BELEDİYESİ): Muhacir, 1878, Bulgaristan, Tırnova, Şumnu, 1878
BEKİRLİ: Yörük, 1561, Karaçadırlı Aşireti.
BEZİRGANLAR: Yörük, 1648.
BİGA: Yerli + Muhacir + Pomak + Çerkez + Kumuk + Çeçen + Mubadele Muhaciri + Çingene, vd.
BOZLAR: Yörük, 1625 + Muhacir, 1943, Bulgaristan, Eski Cuma.
CAMİALAN: Pomak, 1900, Bulgaristan, Filibe, Daudvu, Kuruşu ve Drievu.
CİHADİYE: Çerkez, 1887, Kafkasya, Adige, Kuban.
ÇAKIRLI: Yörük, 1711.
ÇAVUŞKÖY: Yerli, Yörük ? 1385 ?
ÇELİKGÜRÜ: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Razgrad, Karaveliler, Hocalar.
ÇELTİK: Muhacir, 1882, Şumnu, Akyar (Eski Bulgar köyüdür).
ÇEŞMEALTI: Pomak, 1878, Bulgaristan, Botevgrad, Orhaniye.
ÇINARDERE: Çeçen, 1864, Dağıstan, + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu.
ÇINARLIKÖPRÜ: Çeçen, Dağıstan, 1848 + Muhacir, Bulgaristan, Çeşitli.
ÇÖMLEKÇİ: Muhacir, 1878 (Karağaç Köyünden gelen tarafından kurulmuştur).
DANİŞMENT: Yerli, 1171.
DEĞİRMENCİK: Mübadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Selanik Dedeağaç, + Muhacir, Bulgaristan, Kosova, Üsküp (Eski Rum köyüdür)
DEREKÖY (Şevketiye): Çerkez, 1872, Kafkasya, (Adige Kuban, Krosnodar, Tantogay ve Şinci köyleri, 1872.
DİKMEN: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Kırcaali, Boruva.
DOĞANCI: Kumuk, 1877, Dağıstan, Aksay Şehri Vadigilli, Elpeyli Torgalli, + Romanya ve Bulgaristan Muhacirleri, 1934.
EĞRİDERE: Muhacir, 1871, Eskicuma, Akmehmet Köyü, ġumnu Nasçı Köyü.
ELMALI: Pomak, 1882, Bulgaristan, Filibe, Bukova, Rakovutsa, Drenova.
EMİRORMAN (İhvaniye): Çerkez, 1881, Kafkasya, Adige, Kuban, Eskalay.
ESKİBAKACAK: Yörük, 1542 (Türk Bakacak).
ESKİBALIKLI: Yörük, 1600, + Tatar, 1761
EYBEKLİ: Yörük, 1731 + Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Rubcuz, 1878, + Muhacir, Bulg. Lofça
GEMİCİKIRI: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Eskicuma, Kamçıboylu; Şumnu, Yasçı.
GEREDELİ: Yörük, 1445.
GERLENGEÇ: Muhacir, 1877, Razgrad, Sultaniye, Eskicuma Popköy.
GEYİKKIRI: Kumuk, Dağıstan, 1860 + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Eskicuma, Balıksu, + 1934, Razgrad, Pabuççular.
GÖKTEPE: Muhacir, 1888, Bulgaristan, Eskicuma, Kayabaşı, Hocaköy.
GÜLEÇ KÖY: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Tunca/Arda Akıncılar Köyü.
GÜMÜŞÇAY (BELEDİYESİ) (Demetoka): Yerli, Tarih ?.
GÜNDOĞDU (Karantı): Pomak, 1883, + Muhacir, 1883, Bulgaristan, Filibe, Evciler, +Şumnu Terbi Köy, Karlıova,
GÜRÇEŞME (Arapçeşme): Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Osmanpazarı, Araplar, AĢağı Kapdağı ve Ayazlar
GÜRGENDERE: Muhacir, 1884, Bulgaristan, Razgrad, Umur.
GÜVEMALAN KÖYÜ: Yörük, 1855 + Muhacir, 1895, Bulgaristan, Şumnu + Pomak, Filibe Küççükköy ve Tomaç.
HACIHÜSEYİNYAYLASI: Muhacir, 1891, Bulgaristan, Filibe, Tekke Köy.
HACIKÖY (Maksudiye): Çerkez, 1872, Adige, Kuban, + Muhacir, 1878, Bulgaristan Razgrad, Eskicuma, ġumnu.
HACIPEHLİVAN (Hulübeliler): Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Hülübe.
HARMANLI (Fiilik): Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Dervisova.+ Muhacir, Bulgaristan, Şumnu, Aydos
HAVDAN: Pomak, 1881, Bulgaristan Filibe, Poyna, Dravna, Bukfu.
HİSARLI (Hasalı): Yörük, 1711.
HOŞOBA: Yörük, 1767 + Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Ada Köyü,Lofça.
ILICABAŞI: Pomak, 1893, Bulgaristan, Filibe, Lakaviça, Corgan, Tafrişna.
IŞIKELİ (EĢekçi): Pomak, 1896, Bulgaristan, Filibe, Lokavitsa.
İDRİSKORU (Tevfikiye): Çerkez, 1873, Kafkasya, Adige, Kuban, 1873.
İLYASALAN: Pomak, 1911, Bulgaristan, Filibe, Tomraç ve Küçükköy.
İSKENDERKÖY: Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Drenova, + Yunanistan Dedeağaç, + Kosova Ronen (Eski Bulgar köyüdür).
KAHVETEPE (Şerefiye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban.
KALAFAT: Boşnak, 1861, Saraybosna, Kesalak, Bihaç Velikakyaruşa, Sazin.
KALDIRIMBAŞI: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad.
KANİBEY (Popköy): Muhacir, 1883, Bulgaristan, Razgrad, Popköy.
KAPANBELEN: Pomak, 1869, 1877, Bulgaristan, Filibe, Dobrulu Köyü.
KARAAĞAÇ: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Karaağaç Köyü.
KARABİGA (Belediye): Yerli.
KARACAALİ: Yörük, 1700‟ler + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu, Çavuşköy, Kurtlar, Saraçlar.
KARAHAMZALAR: Yörük, 1700'ler+ Muhacir, 1897, Bulgaristan, Razgrad Şumnu, Akyar, + Şumnu, Siyahlar, 1934.
KARAPÜRÇEK: Yörük (Karakeçili), 1812 + Romanya Muhaciri, 1934, Köstence, Siyahlar Köyü.
KAŞIKÇIOBA: Yörük, 1761.
KATRANCI: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Karlova, Bançeliköy.
KAYAPINAR: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Araplar, Hocaköy, Dereköy, Ayazlar.
KAYNARCA: Pomak, 1896, Bulgaristan, Filibe, Çatrak, Direnova, Steminak, Çurkuvu ve Sriyavu.
KAZMALI: Muhacir, 1883, Bulgaristan, Şumnu, Dobruca, Pravda, Cumalı.
KEMER: Mübadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Dedeağaç, Vardar ve Selanik. (Eski Rum Köydür).
KEPEKLİ: Muhacir, 1903, Bulgaristan, Aydos, Kiremitçik Köyü.
KOCAGÜR: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Şumnu, Hocaköy; Razgrad, Kurtlar.
KORUOBA: Yörük Tarih ? + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Osmanpazarı, Karınabat, Tırnova, Silistre vs.
KOZÇEŞME (Belediye): Muhacir, 1884, Bulgaristan, Şumnu, Karaveliler.
OSMANİYE: Çerkez, 1877, Kafkasya, Adige, Kuban.
OTLUKDERE: Muhacir, 1879, Bulgaristan, Şumnu, Çobanköy, Osmanpazarı, Tırnova.
OVACIK: Yörük, 1761.
ÖRTÜLÜCE: Muhacir, 1904, Filibe, İnebekçi köyü, Kırcaali, Hasköy.
PAŞAÇAYI (Boğaalan): Yörük, 1681.
PEKMEZLİ: Yörük, 1261.
RAMAZANLAR: Yörük, 1461.
SARICAKÖY: Yörük, 1360.
SARIKAYA: Göçebe, 1860 + Pomak, 1879, Bulgaristan, Filibe, Rava, Yeşilköy, Tırmış.
SARISIVAT: Muhacir, 1886, Bulgaristan, Filibe, Baruva, (Kırcalı).
SARNIÇ: Yörük, 1711.
SAVAŞTEPE (Lütfiye): Çerkez, 1878, Kafkasya, Adige, Kuban.
SAZOBA: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Razgrad, Kosovina.
SELVİ: Muhacir, 1887, Bulgaristan, Şumnu, Selvi, Görmekçe.
SIĞIRCIK; Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Osmanpazarı, Şumnu.
SİNEKÇİ: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Eskicuma, Nasçıköy, Adaköy, Çukurkışla, Tekeli, Razgrad, Buğular.
ŞAKİRBEY: Muhacir, 1299, Bulgaristan, Eski Zağra.
ŞİRİNKÖY: Muhacir, 1880, Razgrad, Kosovina.
TOKATKIRI: Çerkez, 1265, Adige + Muhacir, Bulgaristan, Razgrad, Eski Zağra, Filibe vs.
YANIÇKÖY: Yörük, 1685.
YENİCEKÖY: Muhacir, 1893, Bulgaristan, Pravadi vs + Mubadele Muhacirleri, 1925, Yunanistan, Selanik, Florina, Dedağaç, Sofular (Eski Rum köyüdür).
YENİÇİFTLİK (Belediye): Pomak+Muhacir, 1895, Bulgaristan, Belaslatina, Lofça, Bejanova, Palamarsa, Köklüce, vs.
YENİMAHALLE: Muhacir, 1882, Bulgaristan, Razgrad, Doğandere, vd.
YEŞİLKÖY (Çilingir Mahallesi): Pomak, 1882, Bulgaristan, Filibe, Çilingir Köy.
YOLİNDİ: Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Naresçan,
YUKARIDEMİRCİ: Yörük (1861)+Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu, Eskiköy, Sırtmahalle.
58 Gözler, Kemal; (2007) Biga'da Doksan Üç Muhaciri Köylerinin Kurulması: Yeniçiftlik Köyü Örneği İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları, Cilt I İstanbul
EK-2
Kırım, Dağıstan Ve Çerkez Göçmenleri(59)

59 Demirtaş, Mehmet (2009) Kırım Savaşı Ve 93 Harbi Sürecinde Osmanlı Memleketine Gelen Göçmenlerin Sevk Ve İskânları A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 41, Erzurum
EK-3
İdare-i Umumiye-i Muhacirîn Komisyonu Nizamnamesi(60)
Dersaadet Muhacirîn İdaresi Hakkında
Talimatın Nüsha-i Saniyesidir
Birinci Fasıl
Teşkilât-ı Umumiyyeye Dairdir
Birinci Madde- Memalik-i Mahrusa'da bulunan bi'l-cümle muhacirîn idare-i umumiyyesine memur ve mahsus olarak İdare-i Umumiyye-i Muhacirîn namiyle bir komisyon teşkil olunmuştur.
İkinci Madde- İdare-i Umumiyye Komisyonuna merbut olarak biri İdare-i Umur-ı Hesabiye ve diğeri İdare-i Umur-ı İskâniye namıyle iki Şube bulunacaktır. Bunlardan başka Muhacirîn-i Umur-ı Sıhhiye namıyle teşekkül eden dairenin vezaifi ayrı ise de, tahsisatı İdare-i
Umumiyyeden tesviye ve İdare-i Umumiyyeye merbuten devair-i belediye itibariyle yirmi şube küşad olunacaktır.
Üçüncü Madde- İdare-i Umumiyye Komisyonu bir reis ve lüzumu kadar azâdan terkip edilmiş ve Umur-ı Hesabiye ile İskâniye ve devair şubelerinin heyeti dahi bu tertip üzre tayin olunmuştur.
Dördüncü Madde- Bu heyetlerin rüesa ve azâsı memurin-i Saltanat-ı Seniyeden ve muteberan-ı ahaliden ve muhacirin-i mevcudenin eşraf ve vücuhundan mürekkeptir.
Beşinci Madde- Komisyon ve Şubelerin maiyetine hademe-i hâssa-i Hazret-i Padişahî'den ve zabıta ve belediyeler tarafından lüzumu kadar hademe ve zaptiye ve çavuş verilecektir.
Altıncı Madde- İdare-i Umumiyye Komisyonu'nun bir baş kâtibi ve lüzumu kadar ketebesi ve Umur-ı Hesabiye Şubesinin bir muhasebecisi ile bir veznedarı ve iktiza eden muhasibleri ve veznedarları ve iskân şubesinin icabı kadar ketebesi ve devair şubelerinin de ihtiyaçları kadar yevmiye yahut aylıkla birer veya ikişer kâtibi bulunacaktır.
Yedinci Madde- Gerek İdare-i Umumiyye Komisyonu'nun ve gerek şuabatının suret-ı müzakere ve ittifak ve ekseriyet-i ârâ gibi muamelesi mecalis kavâidine tatbikan cereyan edecektir.
Sekizinci Madde- Ġdare ve ġube heyetleri Cuma'dan maada beher gün erken içtima ve bilâfasıla devam ile ifay-ı vezaife ihtimam ve itina eyleyeceklerdir.
Dokuzuncu Madde- Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu vasıtasıyla idare olunan hastahanelerde mecvut hastegan ile vefiyatın adedini mübeyyin haftada bir kere İdare-i Umumi-ye'ye bir jurnal verilecektir.
İkinci Fasıl
İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonuna Aittir
Onuncu Madde- İdare Komisyonu işbu talimat ahkamına tevfikan muhacir işlerinin her nev'inin rüyet ve temfidine ve taallûkuna göre evrakının devair-i muhacirine havalesine ve bu dairelerle muhabereye ve muhacirin mesalihine ait umur ve hususat icabatını tezekkür ve tayine ve hal ve zaman ve tecrübe ve imkânın göstereceği lüzum ve ihtiyaç nisbetinde iktiza eden tedabirin mütalââ ve Bi'listizan ve ittihazına ve Umur-ı Hesabiye ve İskâniye şubelerinden ve Vilâyat Komisyonlarından sual ve istizan olunan mesalih hakkında rey vermeye memur ve nezareti muhacirin idaresini her cihetini şamildir.
Onbirinci Madde- İdare Komisyonunda bulunacak ketebeden biri arzuhallerin ve ikisi de evrak ve sairenin kıraatına ve esas üzerine tekarrür edecek müzakerenin zabt ve tahririne memur olacaklardır.
Onikinci Madde- İdare-i Umumiye Komisyonunun maiyetinde bir iki refikı bulunduğu halde bir evrak memuru olacak ve her nevi evrak-ı varide ve mersulenin kuyudu bu vasıta ile tutulacaktır.
Onüçüncü Madde- Muhacirin inasının devair-i belediyece iskân olunanlarından meharimi olmayup ve kendi kavm ve kabileleriyle beray-i iskân gitmeyüp de burada kalanların ilerüde tedarik olunmak üzere şubeler tarafından o makulelere münasip mahaller bulunup ikame edilerek tayinatları verilecek ve muhacirin zükürundan ve ehli ırz takımından birkaç kişinin familyalarıyla beraber bunların muhafazası hizmetinde bulundurulacağı gibi devair-i askeriyeye mukteza elbise işbu aceze-i inasa diktirilerek hasıl olacak ücretten kendülerinin ikdar ve iyaşelerine ve bu tarik ile yevmiye itasından hazine-i celileye faide istihsal edilecektir.
Ondördüncü Madde- Muhacirinin zükürundan bîkes ve bîvaye olup da işe güce iktidarı olmayanlar ve memleketlerine avdet kaydı ile burada bulunanlara yevmiye itası zaruri ise de bunların içinde hallerine göre işe ve güce iktidarı olanlar dahi bulunması memül olduğunda şubeler vasıtasıyla bu makulelere iş buldurularak çalıştırılacak ve devair-i miriyede yevmiye ile amele istihdamı tabiî bulunduğunda devair-i müşar'ül-ileyhada ne miktar ameleye lüzum var ise bunlardan gönderilmek üzere İdare-i Muhacirin Komisyonu o dairelerle muhabere ve ilâm edecektir.
Onbeşinci Madde- Muhacirin-i Çerakese ile Tatar Nogayların ekseri Suriye ve Halep ve Adana havalesine ve bir takım muhacirin de Konya'ya sevk edilmekte olduğundan ve Zor Sancağı dahi mevkien bunların iskânına pek elveriĢli bulunduğundan burada ve Varna'da Selânik cihetlerinde bulunan Çerkes ve Tatar ve Nogay muhacirlerinin livay-ı mezkur ile Suriye ve Halep ve Adana vilâyetleri dahilinde olan mahallere iskânları zımmında Silifke ve Antalya ve Mersin ve İskenderun ve Trablus-Şam ve Akkâ ve Hayfa iskelelerine izamları ve ale'l-umum muhacirinden hükümetçe teklif olunan yerlere gitmeyi istemeyenler olduğu halde bu kabileden olanların kendülerinin maişet tedarikine iktidarı lâzım geleceğinden bunların cihet-i idareleri kendülerine bırakılması ve fakat içlerinde eramil ve bîkes kalan ve mevaki-i harbiyede meharimi şehid ve esir olan kadınlar ile işe ve güce iktidarı olmayan ve amelden kalan aceze-i zükûr ve eytamın müstesna tutulup emr-i iaşelerine İdare-i Muhacirin tarafından itina ve dikkat olunacak ve umum muhacirinden pek çokları Kastamoni ve Sivas ve Ankara taraflarına dahi gönderilmiş ve bir taraftan da gönderilmek üzere bulunmuş olduğundan bu vilâyetlere badema gönderilecek muhacirler Karadeniz'in sevahil-i malûmesine sevk edilecek ve Aydın'la Hüdavendigâr Vilâyetlerine ait muhacirin de vilâyeteyn-i mezkûreteynin malûm olan iskelelerine çıkarılacaktır.
Onaltıncı Madde- Muhacir iskân olunan hanelerde harabiyet olup ve tamire muhtaç zuhur idüp de eshabı tamir masrafını itadan imtina ederse o hane icareye merbut olduğu halde tamir ettirilerek masarif-i tamiriye icareye mahsub edilecek ve icaresiz hanelerden bulunduğu takdirde komisyonun reyiyle ber kaide tamiri icra olunacaktır ve icareli hanelerden tamire muhtaç olanların mesarif-i tamiriyesinin ne itasına ve ne de icareden mahsubuna eshabı tarafından mümanâat vukûbulur ise hin-i isticarda tamir masrafı ne re'sen ve ne de icareye mahsuben sahib-i hane canibinden verilmemek gibi mukavele cereyan etmiş ise o makulelerin masarif-i tamiriyesi kezalik komisyona ait olacak ve öyle bir mukavele yok ise icareye mahsuben muamelesi icra kılınacak ve bu muamelelerin kâffesi idare komisyonunun rey ve kararına isnat ile sahih ve cari olacaktır.
Onyedinci Madde- İskân için Dersaadetten bir mahale gönderilen bir muhacir kendiliğinden olarak yine Dersaadete avdet ederse o makulelere yevmiye ve hane kirası ve navul verilmeyecektir.
Onsekizinci Madde-Umur-ı zatiyesini lieceli't-tesviye şuraya buraya gideceklere şimendifer ve vapur ücretleri verilmeyüp müddet-i gaybubetlerinde yevmiyeleri kesilecektir.
Üçüncü Fasıl
Umur-ı Hesabiye ġubesine Dairdir
Ondokuzuncu Madde- Umur-ı Hesabiye Şubesi yevmiye ve tayinat ve'l-hasıl her nevi sarfiyat ve muhasebatı rüyet ve tetkik ve defterlerini tanzim edecek ve verilecek koçanların kayıtlarını ve vukuatını günü gününe yürütecektir.
Yirminci Madde- Bundan böyle Muhacirin İdare-i Umumiyesi için tahsis olunacak ve iane ve sair suretlerle istihsal kılınacak mebaliğ doğrudan doğruya Umur-ı Hesabiye şubesi vasıtasıyla vezneye teslim edilerek ve irad ve mesarifi de maliye usulüne ve kavaidine tatbiken Muhasebe şubesi maarifetiyle rüyet ve tesviye kılınacaktır.
Yirmibirinci Madde- Muhasebe şubesi muhacirine ait makbuzat ve sarfiyatın müreccah ve mukassemi olmasından ve bu esasın itimat olunacak derecede bulunması mutlaka şimdiye kadar muhacir namına Maliye hazinesiyle emanet veznesinden ianat-ı mütenevviadan ne kadar para alınmış ve bunlar nerelere nasıl sened ve suret ile sarf olunmuştur, buraları tetkik ve hülâsa edilerek bilinmek lâzım ve mühim bulunmasından dolayı işbu muhasebe şubesi evvelden zikrolunan mehazlardan makbuzat defterlerini alarak ve saniyen irad masraf itibarıyle mehuzattan gerek daireler marifetiyle ve gerek vesait-i saire ile ta bidayetten bu âna kadar vukubulan sarfiyatın her şube ve vasıtadan memhur ve musaddak defterlerini isteyerek kaide ve iktiza-i maslahat vazifeye tatbiken bunların hesabı rüyet ve devletçe emniyet olunacak surette muhasebe cetvel ve defterlerini tanzim ve ber kaide tasdik ile idare komisyonuna ita eyleyeceği gibi zaman-ı teşekkülünden itibaren sarfiyat ve makbuzatını dahi kendisine tevdî olunan vazife icabatına ve umur-ı maliyeye mahsus kavaid ve nizamat ahkâmına tevfikan defterler ve kayıtlar idare edecek ve daima suret-i kâfiyede hesap vermeye mükellef olacaktır.
Yirmiikinci Madde- Muhacirlerin yevmiyesi verilmek için tertip olunan dairelere gidecek idare ve muhasebe âzasının maliyetinde o dairenin defterlerini tutan efendi ile bir veznedar bulunacak ve yevmiye âzay-i mü'maileyhin nezareti altında verilecektir.
Yirmiüçüncü Madde- Yevmiye verilirken muhacirlerin içinde birinin kudreti his ve ihbar olunur ise, tahkikat icra olunmak üzere o makulelerin yedlerindeki koçanlar alınıp malûmat-ı müstahsile ile beraber idare komisyonuna verilecektir.
Yirmidördüncü Madde- Koçanın bâlâsı idare komisyonundan mühürlenmiyen ve kuponunu zahrı imam ve muhtaran taraflarından temhir olunmayan ve bulunduğu daire ve şube tarafından musaddak bulunmayan yevmiyeler verilmeyecektir ve bu kuponlar tatbik mührü sahibi yediyle ibraz olunacaktır.
Yirmibeşinci Madde- Bir muhacir koçanını zayi ettiği halde vereceği arzuhal üzerine kaydı çıkarılıp ve mahallesi tarafından bâ ilmü haber tasdik ettirilip müceddeden bir koçan verilip kaydı bâlâsına da şerh verilecek ise de o yolda bir günâ hile ve desise olunmamasına dikkat ettirilecek ve zayi olan koçan zühur ederse itibar olunmayacaktır.
Yirmialtıncı Madde- Her dairenin defteri o daire kâtiplerinin taht-ı muhafaza-sında bulunacak ve bunların gerek muhafazasında ve gerek muamelâtında noksan ve suistimal zühurundan o kâtipler mes'ul tutulacaktır.
Yirmiyedinci Madde- Defter ve koçan ve kuponların hiç birinde hâk ve silinti olmayacak ve bir sehv vuku bulduğu halde okunacak surette çizilip alt tarafına yazılacaktır.
Yirmisekizinci Madde- Dairelerde bedelleri verilen yevmiye kuponlarının veznedar mahal-i mahsusunda sergi muamelesi bittikten sonra başveznedara götürüp teslimle hesabını görecektir ve başveznedar dahi müfredatıyla beraber liecel'ittetkik muhasebe şubesine verip defter-i mahsusuna kayd ve ibtal ettirilecek ve kaydı icra olunduktan sonra yine takımıyle alıp hıfz eyleyecektir.
Yirmidokuzuncu Madde- Muhasebe şubesi başveznedarın verdiği kuponların muamele-i kaydiyesi icra olundukça bir taraftan zımbalayup iptal edecektir.
Otuzuncu Madde- Kayd-i icra olunan kuponların havî olduğu mebaliğ daireleri ve ita tarihleri ve miktarı nüfus ve kangı mâha mahsuben verildiği gösterilerek cem olunup takım takım yevmiye defterlerine yazılacak ve o gün mesarif-i saireye mahsuben verilen mebaliğ dahi dahil olduğu halde yekûn ile mukabele edilip zir-i muhasebe şubesiyle veznedar tarafından temhir edilecek ve muhasebe yevmiye defterinin ayrı olarak veznedarın tutacağı yevmiye muhasebe defterini dahi muhasebe şubesiyle veznedar karşılıklı olarak mühürleyeceklerdir.
Otuzbirinci Madde- Muhasebe şubesinde kaydı icra olunduğunu mübeyyin şube-i merkume tarafından kayd şüd ve verile işareti olmayan senedler ve dairelere mahsus mühür ile memhur bulunmayan kupon için veznedar bir akçe vermeyecektir.
Otuzikinci Madde- Mukaddema hicret eden muhacirlere elyevm verilmekte olan kırkar para yevmiyenin yoklaması icra ile kayıtları tahsis olunacak ve bunların muamelât-ı kaydiyesi muhacirîn-i cedide muamelâtına tevfik edilip fakat defteri evvelki gibi başkaca yürütülecek yevmiye defterine ayrıca kayd olunacaktır.
Dördüncü Fasıl
Umur-ı İskâniye ġubesine Müteferridir
Otuzdördüncü Madde- İskân şubesi iskân ve sevke ait olarak gerek re'sen ve gerek idare-i umumiyeden irae olunacak surete tevfikan tertib-i muamelât ederek idare-i umumiyeye bildirecek ve oradan verilecek rey ve karara göre icraat ile meşgul olacaktır.
Otuzdördüncü Madde- Muhacirinden taşraya sevk olunacaklar malûm olmak ve kendülerince karışıklık vuku bulmamak üzere vapurların vakit ve hareketleri-nin ve kangı iskeleye gideceklerini liekal 5 gün evvel iskân şubesi tarafından devair şubelerine ve oralardan dahi mahallât-ı eimme ve muhtaranı vasıtasıyla muhacirini merkumeye tebliğ ve ilâm edilecektir.
Otuzbeşinci Madde- İskân şubesi taşralardan gelecek muhacirine yer bularak ve bunları iskele ve şimendüferlerden alup bulunan yerlere iskân ederek yevmiyeleri tahsis edilmek üzere isim ve şöhret ve adeti nüfus ve mahal-i ikametlerini mübeyyin defterlerini kangı şube dairesine mütaallik ise oraya tanzim ve tasdik ettirerek idareye vereceği gibi muhacirini mesküne taşralara sevk olundukça veya vefeyat vuku buldukça yevmiye kayıtları terkin olunmak üzere şubeler vasıtasıyla haftada birer vukuat jurnalleri ita edecektir.
Otuzaltıncı Madde- İskân Şubesi devair şubeleri vasıtasıyla sevk olunacak muhacirini muntazam vapurlara isal ve levazımları nekaisini ikmale vesatet edecektir.
Otuzyedinci Madde- Vapurlara irkâp olunacak muhacirine yevmiye itibarıyle ita olunacak etmek (ekmek) ve levazımı nüfus yoklarcasına tetkikat icra ederek ve gidecekleri yerin mesafesine göre tertip ve ita olunacak yevmiyeye ihtiyaten ve deniz hali ve günü gününe yol alamamak ihtimaline binaen iki günlük ziyade tayinat verecek ve beher hane sahibine tayinatı yeden beyed teslim ve ifa eyleyecektir.
Otuzsekizinci Madde- Burada yerleĢtirilerek memleketlerine avdet veya kat'iyen iskân arasında mütereddit bulunan muhacirine şimdilik ale't-tesavi yevmiye ikişer guruş maişet bedeli verilecek ve fakat bu sınıftan vakitli vakitsiz gelüp giden ve yedlerinde yevmiye koçanları olmayan ve misafirhanelerde muvakkaten ikamet edenlere aynen tayinat verilmek vazifesi iskân şubesine ait olacaktır.
Otuzdokuzuncu Madde- Aynen itasiyle mükellef olan iskân şubesi tayinat alanların isim ve şöhret ve mahal-i ikametlerini ve nereden ne kadar etmek alındığını mübeyyin iradı masraf suretiyle beher ayda mükemmel birer defter tanzim edecek ve alınan etmeklerin miktarını havi etmekçilerden ahz edilecek makbuz senedleri o deftere rabt ederek zir-i heyet-i iskâniyet tarafından mazbata ile musaddak olduğu halde idareye ita kılınacaktır.
Kırkıncı Madde- Muhacirinden burada ve mahal-i sairede akrabası olup da anların nezdine gitmeği veya gelmeği arzu edenler olduğu ve taşradakilerden dahi başka yerlerde akrabası bulunup da ekaribi yanına gitmek isteyenler bulunduğu halde sevk ve izam kılınacaktır.
Beşinci Fasıl
Devair Şubeleri Hakkındadır
Kırkbirinci Madde- Umumen muhacirinin iaşe ve ikmali levazım-ı hususiye ve umumiyesi davair şubelerinin nezaret ve idaresi altında cereyan edecek ve iskân şubesi bunlarla müttefikan ifayi vazife eyleyecektir.
Kırkikinci Madde- Devair şubeleri yevmiye her dairenin vukuat ve zuhuratına göre hususat ve muamelatını ve muhacirinin devamı rahat ve huzuruna delalet edecek eshab ve tedabiri re'sen ve ehemmiyet ve iktizay-i maslahata göre İdare-i Umumiyeden bi'l-istizam alacağı emre itbaan icraya dikkat ve itina eyleyecektir.
Kırküçüncü Madde- Muhacirinden yevmiye istihkakı olup da ya ifadey-i hale muktedir olamamasından veyahut icab-ı idareyi bilememesinden dolayı yevmiye alamayanları ve zikudret olup da ihtiyaçtan berî olduğu halde kendülerini fukara sırasında gösterenleri tahkik ve idare (ye) bildirmek ve daima muhacirinin ihtiyacat ve levazımını tertip ve irae eylemek ve bunlardan ziraat ve sanat ve ortakçılık ve hizmetkârlık gibi esbab-ı ticaretle servet ve yesare nail olanların ahvalini bi't-tahkik idareye bildirmek devair şubelerinin vezaif-i mühümmesindendir.
Kırkdördüncü Madde- Devair şubeleri muhacirin-i mevcude ve varideyi iskân ve iaşe ve bunların nakliyat ita ve sevkiyatını icra ederek müzdahimen ikamet eden muhacirin mahallerini mümkün mertebe seyrekleştirerek muhacirin bulunmayan ve kabil-i ikamet olan hanelere taksim ve iskân eyleyeceği gibi her şube dairesinde bulunan muhacirinin kâffe-i umur ve hususat ve tayinatını tesviye edecek ve şuabatca müstacel olup te'hir ve ta'vıkı caiz olmayan mesarif-i mîriye ve müteferrika şubeler hey'etinin tastikı altında olmak ve noksan muamele mes'uliyeti kendülerine ait bulunmak üzere tesviye ve ita edecektir.
Kırkbeşinci Madde- Muhacirinden bazıları münferiden taşraya gitmek istidasında bulunanların ahval ve derece-i iktidarı şubelerce bi't-tahkik iktidar-sızlıkları tebeyyün edenler nısıf vapur navullarını tarafı devletten verilerek sevk ve izam edilmek üzere lâzım gelen ilm ü haberleri şubelerce bi't-tanzim İdare-i Umumiye Komisyonu'na gönderilecek ve orada verilecek karar İskân Şubesine bildirilmekle icabı icra edilecektir.
İlâve
Kırkaltıncı Madde- İşbu talimatta her daire ve şubenin vezaif-i hususiyeleri fasıl fasıl ve ayrı ayrı gösterilmiş ise de umumiye itibarını tazammun eden ahkâm münderecesi her daire ve şubeye şamil bulunduğundan bir daire ve şube hin-i muamelâtta mevad-ı mündericenin cümlesinden istihraç esas harakete itina eyleyecektir.
Kırkyedinci Madde- Memalik-i Mahrusa-i ġahane'nin her tarafına sevk ve nakl olunan muhacirin içlerinde muahharan devletce tebeyyün ve tekarrür edecek ahvale göre vatan-ı aslîlerine iade olunacak ve avdet eyleyecek olanlar olduğu halde esbab-ı nakl ve iadeleri canib-i devletten tehiyye ve ihzar buyurulacaktır.
Hatime
Kırksekizinci Madde- İşbu talimat ahval-i cariyenin gösterdiği ihtiyaç üzerine tanzim olunduğundan ilerûde inde't-tecrübe tebeyyün edecek muamelâta göre ta'dil ve tashih edilecektir. Fi 17 Cemaziyülahir Sene 95 ve fi 5 Recep Sene 94 Mühür ( Şuray-ı Devlet).
EK-4
Fotograflar
RESİM-1

1944 yılına ait bir Tapu Senedi
RESİM-2

1944 yılına ait bir Tapu Senedi
RESİM-3

RESİM-4

RESiM-5

RESİM-6

RESiM-7

RESİM-8

RESiM-9

RESiM-10

RESiM-11

RESiM-12

İdriskoru Köyünden Neşet Aydın’ın büyük dedesinden kalan 5. dereceden Mecidiye Nişanı Beratı.61
61 Kılıçlı Mecidiye Nişanı, 1844'den itibaren verilmeye başlanmış olan askeri nişandır. Sultan Abdülmecit döneminde tasarlanmıştır. Çift kılıçlı nişan, beşer şualı yedi şubeden (köşe) ibarettir. Ortasında padişahın tuğrası yer almakta, etrafında kırmızı mineli fon üzerinde altın ile yazılmış "Gayret, Hamiyet, Sadakat" sözleri bulunmaktadır. Alt kısmında 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Şua aralarında Ay Yıldız motifi ve nişanın asılma yerinde ona bağlı kırmızı mineli ay yıldız vardır. Şemsesi aynı modelde çift kılıçlıdır. Şua üzerlerinde ay yıldız motifleri bulunmaktadır. Mecidiye Nişanı Sultan Abdülmecid Hanın (1823-1861) 1851'de çıkardığı nişan, mecidi nişanı. Asıl adı "mecidi nişanı" olmasına rağmen halk arasında mecidiye nişanı adıyla anılmaktadır. Mecidiye nişanının beş rütbesi vardı. Birinci rütbesinden 50, ikinci rütbesinden 150, üçüncü rütbesinden 800, dördüncü rütbesinden 3000 ve beşinci rütbesinden 6000 adet basıldı. Yalnız birinci rütbenin murassaı (değerli taşlarla süslemesi) bulunnmaktadır. Mecidiye nişanının ortasında çemberle çevrili kabarık kısımda bir tuğra yer alır. Bu kısmın etrafında kırmızı mineli bir fon üzerinde "gayret, hamiyyet, sadakat" kelimeleri; altındaysa, 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Kordon ucuna asılan birinciyle, boyuna asılan ikinci ve üçüncü rütbeli nişanlar, hemen hemen aynı büyüklüktedir. Dördüncü rütbe daha küçük, beşinci rütbeyse en küçük olanıdır. Beşinci rütbe gümüş olup, diğerleri altındandır.
Mecidiye nişanı ilmiye ve askeriye mensuplarından üstün hizmet ve muvaffakiyet gösterenlere verilirdi. Birinci ve ikinci rütbelerin sahiplerine nişanları, padişahın huzurunda takılırdı. Beratla verilen ve kullanılan mecidiye nişanı, kayd-ı hayat şartıyle verilir, nişan sahibinin ölümünde hazineye iade edilirdi. İlk kez 1844’te son kez de 1917’de verilmiştir. (Kaynak: http://tr.wikipedia.org)



