
Bu yılın Ekim ayında, 2 ay sonra, Kafkas Dernekleri Federasyonu ( KAFFED ) Olağan Genel Kurulu toplanacak.
Hazırlıklar başladı.
Genel Kurul’da gündeme gelecek konulardan biri de yine Federasyonumuzun isim değişikliği.
KAFFED’in kamuoyuna yaptığı duyuruda:
“… dönem dönem genel kurullarımızın da gündemine taşınan ve üzerinde farklı görüşlerin dile getirildiği isim değişikliği konusu… 5 Eylül 2026 Cumartesi günü Dernek Başkanlarımızın da katılımı ile ele alınmasına karar verildi. Toplantıya Başkanlarımızın Dernek Yönetim Kurulu üyeleri ve KAFFED delegeleri katılım sağlayabilecek. Başkanlar Kurulu toplantısı sonrasında nihai taslak kamuoyu ile paylaşılacak; derneklerimizin KAFFED delegeleri ile bölgesel çevrimiçi bilgilendirme ve istişare toplantıları düzenlenecek. Böylece Genel Kurulun karar alma sürecinin daha verimli şekilde işletmesi hedeflenmekte. Federasyonun isminin değiştirilmesi konusuna ilişkin görüş ve önerilerini yazılı olarak bildirmek isteyenler 3 Eylül Perşembe Günü saat 24:00e kadar ekteki öneri formunu doldurabilirler”: https://www.kisa.link/Rpwxz deniliyor.
Bu konu, yani "biz kimiz" sorusu, vatanda 1980’lerin sonunda gündeme gelmişti. Hemen hemen hiç tartışma olmadı: toplumun önderleri ve formel-informel örgütlerin liderleri toplanıp karar aldılar: “Çerkes Adığe’dir, Adığe Çerkes’tir” diye.
KAFFED’in üyesi olduğu Uluslararası Çerkes Derneği ( DÇB ) de aynı kararı aldı ve diaspora örgütlerine isim değişikliği çağrısı yaptı; ama KAFFED, “diasporanın gerçekleri” gerekçesiyle bu karara uymadı.
Neredeyse 20 yıl bu konuyu tartıştık-tartıştırdık. Abartmıyorum, yüzlerce yazı yazdık, neden KAFFED’in isminin değiştirilmesi gerektiğini, siyasi ve bilimsel gerekçeleriyle, anlattık.
Bunları bir kez daha, burada, anlatmak-hatırlatmak istemiyorum.
Özetle, dünya değişirken, KAFFED’in de Çerkes ( Adığe ) halkının çıkarları, ihtiyaçları ve hayatın akışı yönünde bir değişime önderlik yapması gerektiğini söyledik.
Ama çok da demokratik olmayan kurumları-kurulları ve işleyişi aşamadık. Toplum anladı, hatta bir ölçüde değişti, ama “önderler” ve büyükler anlamadı.
Anlayanları, ısrarlı olamadı.
Nasıl olsunlar? Sadece “Çerkes Adığe’dir, Adığe Çerkes’tir” demek bile ajan, bölücü, mikro milliyetçi, ırkçı, faşist, Nihal Atsız'ın çocuğu... gibi küfürler yemeyi; ötekileştirilmeyi; hatta tasfiye edilmeyi göze almayı gerektiriyordu.
Bu hakaretler, KAFFED’in yayın organlarında da yayınlanıyordu.
Sonunda Çerkes kimliğinin ve “vatan Çerkesya” söyleminin gücünü gören birileri “Çerkes”e ve “Çerkesya”ya sahip çıktı, örgütlendi. Ama Federasyonumuz hayali düşmanlarla mücadele etmeye devam etti.
Farklı tonları olsa da, artık diaspora Çerkesleri arasında iki ana akım var:
• Birincisi, eski “Dönüş” düşüncesinden etkilenmiş olan topluluk.
• Diğeri, Rusya ile “hesaplaşmak” isteyenler.
Bu gruplar-topluluklar rigid değil, şu veya bu konuda aralarında bir geçişkenlik var.
Birinci grupta olduğunu düşündüğüm Kaffed’in şimdi bir isim değişikliğini gündeme almış olması iyi bir adım. Ama Çerkes ( Adığe ) halkının çıkarlarını savunmak ve geleceğini inşa etmek için sadece kurumun ismini değiştirmek yetmez.
Kaffed, demokratik bir örgüt: Çerkes ( Adığe ) halkının demokratik kitle örgütü ve demokratik mücadelenin bileşeni olmalı; Çerkes halkının ulusal-etnik haklarını, demokratik hak ve özgürlükleri savunmalı, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, haksızlığa uğrayan her Çerkese sahip çıkmalıdır.
Çerkes halkının diasporada bir geleceğinin olmadığını, Çerkes Sorunu'nun, diasporada değil; vatanda çözülebileceğini açık açık deklere etmeli, vatana dönüşün önündeki siyasi, hukuki, psikolojik engellerle mücadele etmeli, vatana dönüşü örgütlemelidir.
Ve vatanın adını koymalıdır: Çerkeslerin vatanı Çerkesya’dır.
Bu Çerkesya nasıl inşa edilecek: sınırları, hukuki ve siyasi statüsü ne olacak bugünün sorunu değildir. Bugün başta Çerkes halkı olmak üzere, bütün dünya halklarının zihnine, "Çerkesler Çerkesyalıdır" yazılmalıdır. Bunun için, artık, özellikle Çerkes gençleri tarafından coşkuyla sahiplenilen Çerkesya, KAFFED tarafından da vatan olarak anılmalıdır.
Çünkü, Çerkes halkı ancak Çerkesya’da birlik olabilir.
15 yıl önce, bir Genel Kurul öncesi yazdığım yazıyı şöyle bitirmiştim: "Tercih sizin, ya Çerkes ( Adığe ) halkını temsil edecek bir örgüte dönüşürsünüz ya da tarihin tozlu raflarında yerinizi alırsınız".
O tozlu raflara çok yaklaştınız...




