
21 Mayıs'a üç gün kaldı. Bütün kurumlarımız, Çerkes halkının geleceğini de şekillendiren bu "uğursuz" gün için hazırlık yaptı. Hepsi örgütlemek istediği etkinliğe en uygun ve daha çok insanı mobilize edebileceği günde Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü anacak.
Federasyonumuz Kaf Fed ise, 23 Mayıs'ta, Samsun'da.
Umarım günün anlam ve önemine uygun kalabalıklar bu etkinliklere katılır ve dünyaya taleplerimizi duyurur.
Geçmiş yıllarda epeyce tartıştık, birbirimizi üzdük, ama artık Çerkesya bir hayaller ülkesi olarak değil; gelecekte üzerinde yaşayacağımız bir coğrafya, bir vatan olarak anlatılıyor; nasıl yeniden o vatanda yaşayabileceğimiz üzerine daha çok düşünülüyor.
Buna bir kimliğin yeniden dirilişi de diyebiliriz! Çünkü vatan demek, kimlik ve gelecek demektir. Vatan bilinci olan bir kimlik yok olmaz!
Çarlık Rusyası da bunu bildiği için, 21 Mayıs 1864'te, Rus askerlerinin Atkuac'da (Krasnaya Polyana) "Zafer Töreni ve Ayini" düzenledikleri günün ertesinde, Çarlık Rusyasının resmi gazetesi St. Petersburg, "Çerkesya Artık Yok" başlığıyla çıkmıştı:
"Savunmaları ile ölümsüzleştirdikleri sahillerden kaçış başladı. Askerlerimiz dağlardaki artıkları yakında temizleyecek ve savaş kısa zamanda sona erecek... Çerkesya artık yok!" diyordu.
Bu başlık, tesadüfen seçilmemişti. Çarlık Rusyasının Çerkeslere karşı savaşının niteliğini çok iyi özetliyordu ve soykırımın itirafıydı.
Bu nedenle biz, "Çerkes Sorunu, tarihi vatanımız Çerkesya'nın yok edilmesi ve Çerkes halkının vatansızlaştırılmasıdır" diyor, her Çerkes'in öncelikle tarihi vatanımız Çerkesya'nın ekonomik, siyasi, demografik olarak yeniden inşa edilmesi için çalışması gerektiğini anlatıyoruz.
Bu, aynı zamanda "Sürgün Çerkesleri"nin 21 Mayıs'larda dünyaya anlatmaları ve ne talep etmeleri gerektiğinin de özetidir:
* Vatana Dönüş,
* Çerkes Halkının Tarihi Vatanında Birliği,
* Tarihi Vatanımız Çerkesya'nın Yeniden İnşası.
Çünkü Çerkesya, üzerinde Çerkes kimliğinin, dilinin ve kültürünün sonsuza kadar yaşayabileceği dünyadaki tek coğrafyadır. Çerkes halkı, sadece Çerkesya'da Çerkes kalabilecektir.
Öyleyse, 21 Mayıs'ta muhatabımızın karşısına "Çerkes Sorunu"nu çözecek bu net, haklı ve anlaşılır taleplerle çıkmalıyız. Pankartlarımızla, sloganlarımızla ve bayraklarımızla bunu anlatmalıyız.
Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü dünyada ilk resmi olarak tanıyan ve Rusya Federasyonu Parlamentosu'na tanınması için müracaat eden Kabardey Balkar Cumhuriyetimizin talepleri de böyle bilgece formule edilmişti ve bugün yolumuzu aydınlatıyor:
"1. Rusya-Kafkasya savaşı yıllarında Adığeler ( Çerkesler )’in toplu halde katledilmesi ve tarihi vatanlarından şiddet yoluyla Osmanlı İmparatorluğu’na sürgün edilmesinin soykırım hareketi ve insanlığa karşı işlenen ağır bir suç olarak kabul edilmesi.
2. Rusya Federasyonu Yüksek Sovyeti’ne ( Parlamentosu’na ), Rusya-Kafkasya savaşı yıllarında Adığelerin ( Çerkeslerin ) toplu halde maruz kaldıkları soykırımın tanınması ve onların yurt dışındaki vatandaşlarına çifte vatandaşlığın verilmesi hakkındaki teklifin sunulması.
3. Kabardey-Balkar Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti ( Parlamentosu ) Prezidyumuna ve Kabarday-Balkar SSC Bakanlar Sovyetine ( Kuruluna ) yurt dışında yaşayan Adığelerin (Çerkeslerin) itibarının iade edilmesi ( rehabilitasyon ) ve tarihi vatanlarına geri dönmesi için gereken programların hazırlanması talimatının verilmesi.
4. Yurt dışındaki Adığeler ( Çerkesler ) için, Rusya Federasyonu Yüksek Sovyeti ( Parlamentosu ) ve ilgili uluslararası teşkilatlar tarafından sürgün edilen halk statüsünün verilmesi.
5. 21 Mayıs tarihinin, Rusya-Kafkasya savaşı kurbanı Adığeleri ( Çerkesleri ) Anma Günü ve çalışılmayan gün ilan edilmesi."
Sadece Çerkes Sorunu'nun çözülmesi için kafa yoran bir "Çerkes Kalemi"nden çıkmış bu talepleri, en önde ÇERKESYA pankartları ve dövizleriyle dünyaya duyuracak büyük kalabalıkların 21 Mayıs'ta bir araya gelmesi ve umudumuzu büyütmesi dileğiyle..
Hatko Schamis
16.05.2026




