Kalbim İran Halkı İçin Atıyor

#12918 Ekleme Tarihi 07/03/2026 06:05:28

Ben dünyadaki gelişmeleri yakından izlerim. “Meraklı Meral” olduğum için değil, günümüzde yerel olan, küresel olan tarafından belirlendiği, yerel olanın küresel olana direnme gücü olmadığı için. 

Yani oyunu küresel güçler kuruyorlar, hatta kuralları ve oyuncuları da onlar belirliyorlar, yerel olanlar-güçler ise çıkarlarına en uygun olanın yanında konumlanıyorlar. Çünkü oyun kurma güçleri yok. Bir süre direnebilirler, talepleri direnişleri-güçleri oranında dikkate alınabilir, ama fazlası mümkün değil. 

Eskiden, dünya bu kadar küçük değildi, “kapalı” veya küresel sisteme entegre edilmemiş coğrafyalar” vardı. Ama artık oyunun kurallarını belirleyen küresel bir sistem var. Çarkın bütün dişlileri uyumlu çalışmak zorunda. Çalışmayınca sistem tıkanıyor ve çatışma çıkıyor. 

Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra, o dönemde tek küresel güç olan “Batı”, yeni ülkeleri ve coğrafyaları sisteme entegre etmeye başladı. Bazı ülkeler küresel sistemin çıkarlarını gözetmediğine inanarak, buna direndi. 1991’den beri yaşanan savaşların nedeni budur. 

Rusya Federasyonu, 2007 yılında, isyan bayrağı açınca, savaşların bütün dünyaya yayılma tehlikesi ortaya çıktı. Çünkü Rusya’nın da hala oyun bozma gücü vardı. Küresel bir güçtü. Ekonomik-teknolojik olarak değil, askeri olarak…

Keza Çin, çok hızlı büyüdü. Devasa ekonomik imkanlar ile küresel bir güç oldu. Çıkarları ve sistemi veya oyunu bozma gücüne sahip.

Artık kimse okumuyor, ama Marks bu sitemin kodlarını 150 yıl önce yazmıştı. Mesela Kapital’de, “Kapitalizmin Azalan Karlar Yasası”nı, bu nedenle hep yeni pazarlara ve hammadde kaynaklarına ihtiyacı olduğunu ve “Eşitsiz Gelişim Yasası”nı uzun uzun anlattı. Bunlar, kapitalist güçler arasında savaşların çıkmasının veya yeni “paylaşım”: pazar ve hammadde savaşlarının da nedenidir. 

Elbette her çatışma küresel savaşa dönüşmez. Bazı kayıpları başka yerlerden telafi etme imkanları olabilir. Ama bir yerde sistem tıkanır. Ve yeni (dünya) paylaşım savaşı çıkar. 

Kimileri savaşların yaşandığı coğrafyalara bakarak, “suçlu” arıyorlar. Elbette yerel güçlerin çıkarları, ekonomik-siyasi sistemleri, sosyal ve kültürel dokuları da sorunların çözüm yöntemleri üzerinde etkili oluyor. Ama belirleyici olan küresel güçler ve çıkarlarıdır. 

Bu şu demektir: yerel veya küçük ( ne derseniz deyin ) olanların kazanımları, küresel bir gücün veya küresel-bölgesel iddiaları olan güçlerin çıkarlarının izin verebileceği kadardır.  

Uzun zamandır bunları anlatıyorum. İlk yazımı, Putin’in 2007’de Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşma nedeniyle yazdım. Ukrayna’daki “Maydan Devrimi”nden sonra daha ayrıntılı anlattım neden bir dünya savaşının eşiğinde olduğumuzu.

Başka yazılar da yazdım. Camiamızı uyarmaya çalıştım. 

Çünkü her paylaşım savaşı dünyanın bütün halkları için hem bir tehdit hem de fırsattır. Her paylaşım savaşından kazanımla da çıkabilirsiniz, kayıpla da. Nerede durduğunuza bağlı. 

Bu nedenle ulusal bir vizyonumuz ve siyasi duruşumuz olmalı.

Irak, Libya, Ukrayna, Suriye, İran… savaşları birbirinden bağımsız değil. Nedenleri bu ülkelerin dini-etnik yapıları veya nasıl yönetildikleri de değil.

“Esad’tan sonra sıra İran’da” demiştim. Çünkü, İran, hem küresel iddiaları nedeniyle Rusya ve Çin için vazgeçilmez hem de ABD için Rusya ve Çin’e bırakılamayacak kadar değerli bir ülke. 

İran tercihini Rusya ve Çin’den yana yaptı. Bu iki devleti çok sevdiği için değil, çıkarları gereği.   

“İran nükleer silah üretecekti” iddiası 1995 yılından beri söylenen koca bir yalan. Ki, İran da, nükleer silah üretme niyeti olmadığını söylüyor. ABD'nin istediği, İran’ın, Moduro sonrası Venezuella gibi, ABD’nin yörüngesine girmesi. İsrail’i tehdit etmemesi… Doğal gaz ve petrol yataklarını ABD’nin kontrolüne bırakması. Teslim olması!

İran bunları bile görüşmeye hazırdı, görüşüyordu da; ama yine bir savaş hilesi yaparak, bir gece ansızın İran’ı bombalamaya başladılar. 

İran direniyor. Rusya ve Çin de İran’ı yalnız bırakmadı, şartların izin verdiği yöntemlerle İran’a destek veriyorlar. Ama buna rağmen İran savaşı kazanamayabilir. Çünkü karşısında devasa bir güç var. 

Kurumlarımız, thamatelerimiz, gençlerimiz yakında hepimizi aydınlatacak ve belki ABD-İsrail’in saldırganlığını kınayan bir açıklama yapacaklardır muhakkak.

Bu nedenle ben ayrıntılara girmiyorum.

Kalbim barış ve direnen İran halkları ile birlikte atıyor…

Hatko Schamis

07.03.2026

  • facebook sharing buttonFacebook
  • twitter sharing buttonTwitter
  • pinterest sharing buttonPinterest
  • linkedin sharing buttonLinkedin
  • tumblr sharing buttonTumblr
  • vk sharing buttonvk
  • odnoklassniki sharing buttonOdnoklassniki
  • reddit sharing buttonReddit
  • whatsapp sharing buttonWhatsapp
  • googlebookmarks sharing buttonGoogle Bookmarks